1- DÜĞÜR GEZME

Evvela evlenecek gencin, yani erkeğin annesi, ablası ve bazı kadın akrabaları birleşerek kendilerine layık bir kız bulmak için gelinlik kızı olan evleri birer birer dolaşırlar. Bu temaslar, kız almaya geldiklerini hissettirmeyecek bir şekilde olur; başka bir bahane ile ziyaret edildiği hissini verir. Fakat kız ve sahipleri bunu anlıyarak ona göre tertibat alırlar. Bu hususta eski bir masal var. Düğürcülerden biri, gûyâ abdest almak bahanesiyle bir abdest ibriği istermiş. Kız annesi de bunlara kızının bir marifetini göstermek kabilinden ibriği halının üstünde doldurturmuş. Eğer suyun bir damlası halıya dökülmezse o kız becerikli sayılır ve beğenilirmiş. Yok eğer suyu halının üstüne dökerse ona "Doldururken döker." denir ve matluba muvafık bir kız olmadığı kanaatına varılırmış.

Kız beğenildikten sonra artık evlenme işinin olması için erkekler arasında söz alıp verme işi başlar.

2- BETLİK DAKMA

Kız anası, nişan olmak üzere her iki tarafın haline münasip, kız için bir şeyler mesela: elbise, avadanlık vs. isterler. Muvafakat hasıl olduğu takdirde elbise ve hülliyat kısmını oğlan anası ve diğer kadın akrabaları alıp kız evine götürürler. O gün orada yinilir, içilir, eğlenilir. Buna "betlik takma" denir. Sonra erkekler tekrar birleşme yaparak para meselesini görüşürler. İstenen para çok ise her iki tarafta yabancılarla parayı layık bir hadde indirirler. Para verilir; kız evi oğlan için lazım gelen şeyleri yapmaya başlarlar. Mesela oğlana bir takım elbise yaparlar.

3- YATAK BİÇME

Bu işlerden sonra oğlan evi bir veya birkaç kat yatak için lazım olan yüz ve bezleri, manto vesaire gibi şeyleri alıp kız evine götürürler. Aynı günde oğlan evi yine masraf görür, yiyecek maddeleri tedarik edip kız evine yollarlar. O gün orada defler, dümbelekler çalınır; oyunlar oynanılır; hay huy ile bir yatak yüzü biçme safhası daha geçirilir. Medeni eğlenceler bilmiyen kadınlar için bunlar hep zaman zaman zuhûr eden birer eğlence vesileleridir.

4- CEHİZ (ÇEYİZ)

Yatakların yüzleri dikilip, geçirilip her şey hazır olduktan sonra bir "Cehiz gecesi" töreni yapılır. Oğlan evinin bütün erkek akraba, dost ve ahbabları, komşuları akşam oğlan evinde toplanırlar. Bu toplantı pek hareketli ve heyecanlı olur. Süslenmiş katırlar gelir; şarkılarla, hay ü huylarla kız evine gidilir. Orada bir kahve içildikten sonra çeyizi yükleyen, çıngırak sesleri memleketi tutan katırlarla tefler, devlet davulları çalarak, yerli halk şarkı ve türküleri söyleyerek yahlar. (İki çeşit yah var: uzun yah kısa yah.) Zılgıtlar arasından memleketi velveleye vere vere oğlan evine kadar getirirler. Büyük küçük hepsi şarkı söyler, hepsi şapalak çalar, avuçlar bayağı kabarır. Hele "Lomba da şişesiz yanmaz mı, Şirinnar" şarkıları ile oğlan evine yaklaşılınca "Heyha da heyha, oğlan evi deyha…" şarkısının ahengi cidden dinlenecek ahenklerdendir. Teslim ederler, daha evvelleri bu çeyiz getirme işi gündüz yapılırmış; şimdi ise geceleri yapılmaktadır.

Çeyiz oğlan evine geldikten sonra ertesi günü yahut herhangi bir gün kız evinden, varsa kızın hemşiresi ve diğer akrabası oğlan evine gelerek çeyiz asarlar. Yani gelin odası o gelen çeyizlerle süslenir. Her şeyi yerli yerine asarlar ve koyarlar. Bu çeyiz eşyası şunlar olabilir:

1- Kap kacak: Kuzu lengeresi, sütlü sahanları, tepsi, amadan, siniler, sefer tası, çirtikli sahan, elleğeni, killeğeni, divan sinisi vs. (Bunlar kızın tarafından tedarik edilmiş malıdır. Taaa küçük yaşındanberi alınmış ve çeyiz olarak saklanmıştır. Onun için kızı gelin olan eve: "Hırsız açtı’’ derler.)

Mahzun bir yer hakkında "Kızı gelin olmuş ev gibi" tabiri de bu kabildendir.)

(Arkası gelecek sayıda)