Gaziantep’te Hüseyin Paşa Vakfı malları arasında bulunan Çıkrıkçı Hamamı’nın restore edilerek çarşı hâline getirilmek istenildiğini önce duymuş, sonra önünden geçerken bu iş için çalışmalar yapıldığını görmüştüm. Birkaç gün önce gidip bu çarşıyı gezdim. Doğrusunu isterseniz, haberi ilk duyduğum zaman yapıtın temel niteliğini kaybeder diye tasalanmıştım. Gezip görünce anladım ki tasalanmam boşuna imiş. Çarşı yapılışı yapıtın özelliğini hiç bozmamış; yapılan restorasyon, mimarî özelliğini büsbütün ortaya çıkarmış. Yıkılmaktan kurtarmış; fakat buna rağmen gönül isterdi ki bu güzel yapıt kuruluş amacına uygun olarak kullanılsın. Ancak eserin eski hâlinde kalması yıkılmasını çabuklaştıracak, birçok benzerleri gibi büsbütün ortadan kalkacaktı; buna şükür.
Hüseyin Paşa ve Çıkrıkçı Hamamı adlarıyla anılan bu eserin üçüncü bir adı da (Tuğlu) Hamam’dır. Hüseyin Paşa vezir olduğuna, vezirler de tuğ taşıdıklarına göre bu son ad belki yine Hüseyin Paşa’ya nispetledir.
Hüseyin Paşa bu hamamı Amasya Valisi bulunduğu sırada Eski Antep Nakibi Hacı Ömer oğlu Mehmet Efendi ile birlikte yaptırdıklarını Şer'i Mahkeme sicillerinde kayıtlı bir su davasına ilişkin 1 Recep 1140 günlü belgeden anlamaktayız (Cilt: 79, sayfa: 28). Tanzim yerini anlayamadığımız Muharrem 1141 günlü vakfiyeye göre Hüseyin Paşa; hamamın 1/3 hissesinin gelirini Darende ve Urfa’da yaptırdığı camilerle Kars-Zülkadriye (Kadirli) ve Antep’teki medreselerin ışıklandırılması, hamamın su yoluna bakan kimseye belli ücret verilmesi şartlarıyla vakfetmiştir.
Hüseyin Paşa çarşısını gezip çıkarken yanıma yaklaşan bir tanıdık dedi ki: — Hamamın batı yanına bitişik çeşmenin Hüseyin Paşa ile hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde içine "Hüseyin Paşa Hayratı" yazılı bir levha asılmıştır. Buna siz ne dersiniz? Cevabım şu oldu: — Bir inceleme yapar, size gerekli karşılığı veririm.
Gerçekten çeşme ile Hüseyin Paşa’nın ilgisini iddia etmek zordur. Zira Hacı Hüseyin Paşa 1156’da ölmüştür. Çeşmenin biri içinde, ikisi iki yan göğsünde bulunan kitabelerin tarihi 1289 yılını göstermektedir (Gaziantep Kitabeleri, Şakir Sabri Yener, Kültür Derneği Yayınları, No: 8, 1958, Sayfa: 62-46). [1]
Çeşme içindeki altı mısralık kitabenin üçüncü mısrasından anladığımıza göre "Ehl-i hayrata yüz suyu döken Köseç Ahmet Ağa’nın delaletiyle" yapılmıştır. İlgililer bu çeşmenin ilkin Hüseyin Paşa tarafından yapılmış olup sonradan Köseç Ahmet Ağa tarafından halktan toplanan para ile yenilenmiş bulunduğunu ispat eylemedikçe; bu çeşmeye Hüseyin Paşa Çeşmesi denilemeyeceği gibi, Hüseyin Paşa hayratı da denemez kanaatindeyim.
[1] Sayın Şakir Sabri Yener bu kitabeyi 1244 olarak kaydetmiş ise de 1289 sayısı her üç kitabede de okunmaktadır. Bir baskı hatası olarak 1244 yazılmış olacaktır.