Derneğimizin Millî Birlik Komitesine gönderdiği bu konudaki yazının suretini aynen aşağıya alıyoruz:
14 Ekim 1960 Sayı: 1333/29
Millî Birlik Komitesi Yüce Katına,
Bundan 600 sene evvel yaşamış meşhur yazar Bedreddin Mahmud Aynî’nin İkdü'l-Cümân fî Târihi Ehli'z-Zamân adlı eserinde Antep’i tasvir ederken, ilim müesseselerinin çokluğundan ötürü Antep’e "Küçük Buhara" denildiğini kaydetmektedir. Arap kültürü hududu üzerinde, Türk-Arap kültürünün çetin savaşlar vererek çarpıştığı bir mevkide bulunan Antep, on asırdan beri Arap harsına karşı Türk kültürünü başarı ile savunmuştur. Arap kültürü kendine din gibi çok kuvvetli bir dayanak bulmuş olmasına rağmen, ana yolların üzerinde bulunan Antep bölgesinde durdurulmuş, Anadolu’nun içlerine yayılmasına engel olunmuştur. Antep bölgesi deyince Antep, Kilis, Nizip ve Maraş şehirleri ile civar köylerini kastediyoruz. Doğudan gelen Kürtlük cereyanlarının da Anadolu’nun içlerine yayılmasına en büyük engellerden biri Antep bölgesi halkı olmuştur. Antep bölgesinin bu kültür mücadelesindeki başarısının sırrını, bundan 600 sene evvel yaşamış Aynî’nin şehadetindeki anlamda, Antep’in o zamanki ilim ve kültür merkezi olmasında aramak lazımdır.
Antep bölgesi halkı; kültür, ilim ve iktisadi yönlerden komşu Arap ve Kürt halklarına üstün olmasaydı, hiç şüphe yok ki bu bölge kuvvetli Arap harsı karşısında çok zaman evvel Türklüğünü kaybetmiş olurdu.
Antep bölgesi halkının, Türk millî birlik ve şuuruna erişmiş en hassas yurt köşelerinden biri olduğuna dair birçok olayı örnek gösterebiliriz. Mesela, Millî Mücadele'de Büyük Kurtarıcı Atatürk’ere ilk inanan ve emrine giren, kendiliğinden teşkilatlanarak güneyden gelen istilayı durduran Gaziantep bölgesi halkıdır. Bir başka misal: 1957 yılında, Türk devletinin temel direği olan adaleti yıkmaya çalışan bir avuç zümreye karşı ilk ciddi protestoda bulunan ve ne yapılması gerektiğini Türk milletine hatırlatan yine Gazianteplilerdir.
Türk kültürünün genişlemesine en büyük engelin Arap kültüründen geldiğini iyice anlayan; ileri bir Türkiye kurmak için ilk önce Türkiyemizde millî birliğin gerçekleşmesi gerektiğine inanan Gaziantep bölgesi halkı, kültürel sahada teşkilatlanmaktadır. Bugün Gaziantep’te birçok kültür derneği iş birliği içinde, tam bir faaliyet hâlinde, zahiren görünmeyen ve hakikatte çetin bir savaş veriyorlar. Bu derneklere birkaç misal vereyim: Gaziantep Yüksek Tahsil Okutma ve Kültür Derneği, Gaziantep Gazileri ve Mücahitleri Derneği, Gaziantep Türk Musikisi Cemiyeti, Gaziantep Filarmoni Derneği, Gaziantep Halk Oyunları ve Türküleri Derneği, Gaziantep Ağaçlandırma Derneği, Gaziantep Sinema ve Tiyatro Derneği, Gaziantep Kütüphaneleri Tesis ve Yaşatma Derneği, Gaziantep Yardımsevenler Derneği, Gaziantep İlk ve Orta Dereceli Okullar Öğrencilerini Koruma Derneği, Gaziantep Sanatseverler Derneği vb.
İskenderun Körfezi'nden Sinop Yarımadası'na bir çizgi çizerek Türkiye’yi arazi bakımından ikiye bölersek doğuda kalan kısmın en büyük şehri Gaziantep’tir. Gaziantep bölgesinde nüfusu fazla şehircikler sıktır. Devlet yardımı olmadan Gaziantep iş adamları kendi teşebbüsleriyle Gaziantep bölgesini doğunun iktisaden en üstün bölgesi hâline getirmişlerdir. Doğulu tüccarların ilk uğrak yeri Gaziantep’tir. Doğu şehirlerinde Gaziantep’in adı "Şark’ın İstanbul’u"dur. Türk kültürünün gelişmesine en büyük engel olan Arap kültürü ile savaşmak için bu bölgenin ilim müesseseleri ile takviyesi ve silahlandırılması gerekiyor.
Millî kültür ve birlik savaşında, Gaziantep bölgesi halkı sesini bütün Türkiye’ye duyurmak istiyor. Bugünkü Ankara ve İstanbul radyolarının millî birlik ve kültür sahasındaki yayınlarını çok kısır buluyor ve beğenmiyoruz. Gaziantep bölgesi halkı, kültür savaşında sesini bütün Türkiye’ye duyuracak yüksek takatli bir radyo istasyonu istiyor. Mahallî gazetelerimiz her gün bu istekten bahsediyorlar. Arap ve Kürt propagandasının kuvvetlendiği son yıllarda, on asırdan beri bu yabancı kültürlere karşı başarı ile direnmiş Antep bölgesi halkının yüksek takatli bir radyo istasyonu ile silahlandırılmasının teminini saygı ile arz ve talep ederiz.
GAZİANTEP KÜLTÜR DERNEĞİ MERKEZİ YÖNETİM KURULU