Bütün canlılar gibi insanların da gıdasız yaşayamayacağını hepimiz biliyoruz. Bir ev kadınının her gün birkaç saati yemek hazırlamakla geçiyor. Aile bütçesinde yemek bedelleri önemli bir yer işgal ediyor. Sıhhatimiz de yemeklerle çok ilgilidir. Yemek, birçok insan için ayrıca bir zevk kaynağı olmaktadır. Yemeğin insan hayatında oynadığı büyük rolü hepimiz bildiğimiz için uzun uzadıya hatırlatmaya lüzum görmüyorum.

Vatandaşların beslenme şekillerinin iyi bilinmesi; sağlık, iktisadi davalarımızın hallinde, sosyal münasebetlerimizin tanziminde büyük faydası olacaktır. Halkımızın nelerle beslendiğini, yemek çeşitlerini tespit edip ilim adamlarının emrine hazır kılmamız gerekiyor. Maalesef bu konuda Türkiye'mizde pek az yayına rastlıyoruz. Gaziantep ilinde de birkaç yazıdan başka Gaziantep yemeklerinden bahseden basılı yazı göremedim. Gaziantep yemeklerinin diğer bölgelerimize benzemeyen birçok tarafları olduğunu, Gaziantep’ten başka bölgelere gidenler derhal fark etmişlerdir.

Gaziantep Kültür Dergisi’nin ilk sayısından itibaren birçok okuyucumuz, Gaziantep yemeklerinin de tanıtılmasını istemektedirler. Bu istekler bende, Gaziantep yemekleri konusunda bir kitap hazırlamak fikrini doğurmuştu. Küçük yaşımdan beri Gaziantep yemeklerini iyi bilen geniş bir aile muhitinde yaşamam bana cesaret vermişti. 1960 yılında edebiyat öğretmenlerinden Sayın Adil Dâi’nin gayreti ile Gaziantep Lisesi öğrencileri arasında "Gaziantep Yemekleri" konulu bir kompozisyon yarışması tertip etmiştik. Yarışmaya katılan 510 öğrenci, en sevdikleri yemeklerin nasıl yapıldığını ana hatları ile anlatmışlar. Birçok öğrenci; yuvarlama, şiveydiz, ufak köfte, çiğ köfte, içli köfte, Alinazik, mercimekli pilav gibi meşhur yemekleri yazmışlar. Yarışmaya katılan yazıları gözden geçirdikten sonra Gaziantep yemekleri konusunda benim daha çok bilgiye sahip olduğumu anlamıştım. İki yıldan beri bu konuda bir kitap hazırlamayı düşünmekte isem de işlerimin çok çeşitli ve fazla bulunması sebebiyle kitabı hazırlamam mümkün olmadı. Okuyucularımızın da devamlı isteği üzerine şimdilik çok zaman isteyen kitap hazırlamaktan vazgeçip derginin her sayısında bir iki Gaziantep yemeğini tanıtan yazılara yer vermeyi uygun buldum.

H. YETKİN