Gaziantep, Güney ve Güneydoğu bölgesinin SAĞLIK merkezidir. Bu bakımdan buradaki sağlık tesisleri, sadece bu ilin ihtiyacını karşılamayıp civar illerin (Urfa, Maraş, Adıyaman, kısmen Malatya) de ihtiyacını karşılar. Yol durumu dolayısıyla münakalenin günden güne inkişafı bu sağlık hinterlandını genişletmekte olup; Mardin, Van ve Elazığ’dan zaman zaman hastalar şifa ümitlerini aramak için buraya gelmekte; burada bir netice alamazsa Ankara ve İstanbul tıp otoritelerine müracaat etmektedirler.
Gaziantep bugün Güney ve Güneydoğu'nun sağlık otoritesi durumuna gelmiştir. Bunun oldukça eski bir mazisi vardır: 1880 senesinde kurulan, misyoner zihniyeti ve Amerikan yardımı ile çalışan Amerikan Hastahanesi’nin bunda şüphesiz mühim bir rolü vardır. Şimdiki Beyrut Tıbbiyesinin esası burasıdır. Nitekim vaktiyle Antep Tıbbiyesinde modern tedrisat yapılmakta ve kadavra üzerinde çalışılmakta idi. O zamanlar yurdun birçok yerinde ampirik kocakarı ilacı ile tedavi yapılırken burada, şimdi dahi birçok illerimizde eşine az rastlanır bir hastane ve zamanın yenilik ve bilgileriyle çalışan bir HEKİM camiası vardı. Antep Tıp Fakültesi 15 kadar hekim yetiştirmiştir. Bununla şunu tebarüz ettirmek isteriz ki bu ilin Güney ve Güneydoğu’nun sağlık merkezi oluşunun tarihi oldukça eskidir. Burada yapılacak sağlık tesislerinin de bunu göz önüne alarak sadece bu ilin ÇAPINDA DEĞİL, MÜSTAKİL BİR BÖLGE OLARAK DÜŞÜNMEK, ONA GÖRE HAREKET ETMEK İCAP EDER.
Bugünkü mevcut sağlık tesisleri de Gaziantep’in bir sağlık bölgesi olması için nüve teşkil edecek durumdadır. Gaziantep merkezinin 150 bine yaklaşan nüfusu, altı ilçesi ile yarım milyon otokton halkı, gerek sınaî bilhassa küçük sanayinin inkişafı, Güney ve Güneydoğu’nun Akdeniz’e inen yolu üzerinde bulunuşu dolayısıyla daimi bir hareket ve seyyal nüfus artışı vardır. Kendisine kısmen iktisaden ve sıhhî bakımdan ise tamamen bağlı üç milyonu aşan bir bölgeyi içine almaktadır (Urfa, Adıyaman, Maraş, Mardin, kısmen Malatya). Bunun için yapılacak sağlık tesislerinin bunu düşünerek ona göre yapılması icap eder. Gaziantep’teki bugünkü sağlık tesislerine bir göz atacak olursak, bir kelime ile söylemek icap ederse, bu geniş bölgenin ihtiyacını karşılamaktan çok uzaktır.
GAZİANTEP’İN HALİHAZIR SAĞLIK TESİSLERİ:
DEVLET HASTAHANESİ: 150 yataklıdır. Mühim ihtisas şubeleri vardır. Poliklinik adedi ve yatan hasta sayısı günden güne artmakta olup birkaç senelik istatistik bize bu artışın azametini göstermeye zannederim kâfidir. Şöyle ki: 1950 senesinde 20.217 poliklinik yapılmış, bunlardan 2.818’i yatırılmış. 1961 senesinde ise 50.166 poliklinik yapılmış, bunlardan 5.603 hasta yatırılmıştır. Bu seneki adet geçen senekinden daha fazladır. Demek ki her sene geçmiş senelere nazaran muazzam bir artış vardır. Bu kadar işi çok bir hastanenin binası ise eski, derme çatma, hastane olarak yapılmamış, gelişigüzel, gayrisıhhi ve gayrimüsait binalardan ibarettir. Bu kadar yapılan mesai ve emekler maalesef kendini göstermeyip vatandaşı tamamen memnun etmemektedir.
DOĞUM VE ÇOCUK BAKIMEVİ: 1957 senesinde yapılmıştır. 70 doğum ve 30 çocuk yatağı vardır. İki nisaiye ve bir çocuk mütehassısı mevcuttur. Doğumevi, Güney ve Güneydoğu’nun bir sağlık tesisi halinde çalışmaktadır. Bu bölgedeki mütehassıs hekimlerin bulunmamasından ziyade tabii, normal doğumlar dahi uzak illerden gelmektedir. Bu da gösteriyor ki Gaziantep bölgesi sağlık merkezi haline kendiliğinden gelmiştir. Doğumevinin açılışından bu yana senelik istatistiklerine bir göz atacak olursak bu iddiamız kendiliğinden tebarüz edecektir. Şöyle ki: 1958 senesinde 9.289 hasta muayene edilmiş, bunlardan 2.436 hasta yatırılmış. 1959 senesinde 11.858 hasta muayene edilmiş, 3.419 hasta yatırılmıştır. 1960 senesinde 17.868 hasta muayene edilmiş, 4.300 hasta yatırılmış. 1961 senesinde 15.806 hasta muayene edilmiş, bunlardan 5.109 hasta yatırılmış.
Köy Ebe Okulu: Doğum ve Çocuk Bakımevi bünyesinde 1959’da kırk öğrenci kadrosu ile açılmış; tedrisat üç seneye çıkarılınca bina yetersizliği bakımından okulun iki sınıfı Maraş’a nakledilmiş, son staj sınıfı burada kalmıştır.
Ana ve Çocuk Sağlığı Merkezi: İlk defa Doğumevi bünyesinde 1959 senesinde açılmıştır. İslâhiye’de bir şubesi vardır. Halen (12) köyde istasyonu mevcuttur. Son aylarda müstakilen bir nisaiye ve bir çocuk mütehassısı tayin edilmiştir. Ayrı bir binası olmadığından Doğumevi poliklinik kısmında çalışmaktadır.
Göğüs Hastalıkları Hastahanesi: Geniş bir arsa içerisinde esas projesinin 125 yatak ihtiva eden A blokundan ibarettir.
Trahom Mücadele Hastahane ve Dispanserleri: Gaziantep, Güney Anadolu’da trahom mücadele teşkilatı kurulduğu günden beri bu teşkilatın fiilî ve idari merkezi olmuştur. Mevcut 50 yatak iki eski binaya sıkıştırılmış olup gayrisıhhi ve gayrimüsait bir durum arz etmektedir.
Verem Mücadele Dispanserleri: İlimizde halihazırda faaliyette iki verem mücadele dispanseri vardır. Bunlar Verem Savaş Derneği tarafından yapılarak biri Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına devredilmiştir. Diğeri dernek tarafından idare edilmektedir.
İşçi Sigortaları Kurumu Hastahanesi: Gaziantep günden güne gelişen bir sanayi bölgesi olduğu göz önüne alınarak halen 20 yataklı bir İşçi Sigortaları Kurumu Hastahanesi vardır. Bölgenin hususiyet ve müstakbel inkişafını göz önüne alan İşçi Sigortaları Kurumu, 1967’de bitmek üzere 200 yataklı bir hastane ile ileride yapılacak Devlet Hastahanesi ve Doğumevi’nin karşısında bir dispanser tesisi için faaliyete geçmiş ve arsalarını satın almıştır.
Özel Hastahaneler: İlimizde 1880 senesinde kurulmuş 49 yataklık Amerikan Hastahanesi ile diğer 19 yataklı Dr. Mecit Barlas Hastahanesi vardır.
İlçelerdeki Sağlık Tesisleri: Kilis 70.000 nüfusludur. Sağlık tesisi: Sağlık merkezi olarak yapılmış bir binada 55 yataklık bir Devlet Hastahanesi ile ayrıca 25 yataklık Trahom Mücadele Hastahanesi vardır. Nizip 68.000 nüfuslu, zirai ve sanayi bakımından günden güne gelişmekte olan ilçedir. Sağlık tesisi: 45 yataklık sağlık merkezi olarak yapılmış bir Devlet Hastahanesi ile gayrifaal bir verem mücadele dispanseri vardır. İslâhiye 51.000 nüfusu vardır. 10 yataklık bir sağlık merkezi ile Ana-Çocuk Sağlığı şubesi vardır. Diğer Oğuzeli, Araban ve Yavuzeli ilçelerinde hiçbir sağlık tesisi bulunmamaktadır.
Yukarıda halihazır sağlık tesislerinin yatak ve çalışma durumları kısaca arz edilmiştir. Bugünkü nüfus sayısı 1960 genel sayımına göre hesap edilmiştir ki aradan geçen üç sene zarfında ilimizde kurulmuş ve kurulacak sınaî tesislerin ve bilhassa küçük sanayinin gelişmesi hasebiyle bariz bir nüfus artışı vardır. Bu artış hesaba katılmadan 1960 nüfus sayımı esası kabul edildiğine göre ilimizde 10.000 kişiye 9 yatak düşmektedir (Göğüs Hastalıkları Hastahanesi hariç 390 yatak, ilin nüfusu 438.482). Sağlık planının sağlık teşkilatı bölümünün H paragrafına göre ilk kademe olarak 1967’de 10.000 kişiye 23 yatak hesap edilmektedir. Buna nazaran ilimizde yatak sayıları ihtiyaçlarına göre şöyle olması icap eder:
1— Doğum ve Çocuk Bakımevi’nin yanında bir kısım arsası istimlak edilmiş bulunan 400 yataklık Devlet Hastahanesi’nin 1967 senesine kadar bitirilmesi; planlamada ikinci kademe olarak 1977 senesine kadar yatak adedi artırılarak 10.000’den 25 oranının göz önüne alınması icap eder (400 yataklı yapılacak Devlet Hastahanesi’nin projesi hazır vaziyettedir).
2— Doğum ve Çocuk Bakımevi: Yukarıda faaliyetinden kısaca bahsettiğimiz bu müessesenin günden güne fazlalaşan müracaatları ve bilhassa yaz aylarında çocuk hastalıklarının fazla görülmesi yatak sayısının artırılması mecburiyetini doğurur. 70 yatak olan doğum kısmının ve 100 yatak olan çocuk servisinin, müsait olan binasının üzerine bir kat çıkarak 50 yatağa iblağı uygun olacaktır.
3— Ana ve Çocuk Sağlığı Merkezi: Bina kifayetsizliği dolayısıyla koruyucu hekimlik bakımından layıkıveçhile çalışamamaktadır. Doğumevi ve Ana-Çocuk Sağlığı tesislerinin çalışma mevzuu aynı olduğuna göre Doğumevi bahçesinde bir ek pavyon ilavesiyle hekim ve hemşire kadrosunun takviyesi icap eder. Doğumevi yanına yapılacak Devlet Hastahanesi’nin civarı halihazırda ekserisi vakıflara ait arsa durumundadır. Devlet Planlama Sağlık Hizmetleri özel tedbirler bölümünün B paragrafının birinci maddesine göre sağlık tesislerinin bir arada SİTE halinde yapılmasına müsait bir hususiyet arz etmektedir. Nitekim karşısındaki müsait arsayı da İşçi Sigortaları Kurumu dispanser yapmak üzere istimlak etmiş bulunmaktadır. Yapılmış ve yapılacak bu tesislerin yanında eğitim ve tatbikatın kolaylığı ve birçok faydalar sağlanması bakımından: A— Köy Ebe Okulu, B— Sağlık Koleji, C— Hemşire-Laborant Okulu, D— Bölge Laboratuvarı, E— Malzeme Deposu ve Tamir Atölyesi tesislerinin yapılması ile Devlet Planlama’da tespit edildiği üzere bir sağlık sitesi meydana gelmiş olur.
4— Göğüs Hastalıkları Hastahanesi: Verem hastalığı bugün sosyal bir problemdir. Hayat şartları, bilhassa ilimizde kilimcilik, dokumacılık gibi bu hastalığın inkişafına müsait sanatkârların çokluğu, gayrimüsait mesken durumları hazırlayıcı bir zemin arz etmektedir. Bundan dolayı mıntıkamızda verem fazla görülmektedir. Halen müsait olan Göğüs Hastalıkları Hastahanesi arsasına projesi yapılmış olan 125 yataklık A blokuna; 125 yataklık B ile 300 yataklık C blokunun tamamlanması ve rehabilitasyon tesisleri ile malzeme ve personel bakımından takviyesi icap eder. B ve C blokları yapıldıktan sonra meydana gelen 500 yataklı hastanenin sadece ilimiz çapında değil, Güney ve Güneydoğu’nun ihtiyacını karşılaması bakımından zaruridir.
5— Trahom Mücadele Hastahane ve Dispanserleri: Trahom mücadele teşkilatı kurulduğu günden beri Gaziantep bu teşkilatın fiilî ve idari merkezi olmuştur. Halen trahom mücadele pilot bölgesidir. 19 ilde yapılan savaş faaliyetinin %50’sini Gaziantep yapmaktadır. Yukarıda belirttiğimiz gibi iki gayrimüsait binada 50 yatak mevcuttur. Yemek ve diğer hizmetler birinden diğerine nakil suretiyle olmaktadır. Trahom Hastahanesi bölgenin bir göz kliniği hizmetini görmektedir. Bu sebeple asgari 50 yataklı müstakil bir modern bina ile dispanser yapılması lazımdır.
6— İLK YARDIM Hastahanesi: Günden güne gelişen Güney ve Güneydoğu bölgelerini İskenderun ve Mersin limanlarına bağlayan demir ve kara yollarının güzergâhında bulunan, sınaî bilhassa küçük sanayi bakımından dev adımlarla ilerleyen bu şehirde normal hastanelerden başka ilk yardım hastanesinin yapılması bir zarurettir. Eğer bugün hastanelerin nöbet defterleri kontrol edilecek olursa ekseriyetin acil ilk yardımın yapılacağı vakalar olduğunu görürüz. Bu bakımdan asgari 50 yataklık ilk yardım hastahanesi ile birlikte müstakil bir KAN BANKASININ tesisi bölgenin acil bir ihtiyacıdır.
7— Akıl Hastahanesi: İlimizin bir hususiyeti de esrarın fazla kullanılmasıdır. Bundan dolayı akıl hastaları fazla görülmektedir. Nitekim Prof. Dr. Mazhar Osman Uzman’ın kitabında Güney ve Güneydoğu’da toksimanilere sık tesadüf edildiği zikredilmektedir. Bu bakımdan 500 yataklık bir akıl hastanesinin yapılması bölgenin zaruri bir ihtiyacıdır.
İLÇELER: Kilis ve Nizip Devlet Hastanelerinin 100’er yatağa çıkarılması ile çeşitli dispanserler ve koruyucu hekimlik üniteleri ile takviye edilmesi; İslâhiye’de mevcut 10 yataklık sağlık merkezinin bir ek pavyon ile 50 yatağa çıkarılması ve Devlet Hastahanesi haline getirilmesi; hiçbir sağlık tesisi bulunmayan Oğuzeli, Yavuzeli ve Araban kazalarına coğrafi durumları icabı il merkezine uzaklığı sebebiyle asgari 10’ar yataklı birer sağlık merkezinin açılması zaruridir.
Yukarıdan beri izahatımızla şunu tebarüz ettirmek isteriz ki: Gaziantep; Güney ve Güneydoğu’nun merkezidir (Urfa, Mardin, Adıyaman, Maraş, kısmen Malatya). Coğrafi bakımdan garbındaki AMANOS Dağları ile Çukurova’dan tamamen ayrılmış olup saydığımız bu iller ile birlikte tabii bir ünite teşkil etmektedir. Bu ünitenin ÇUKUROVA İLE HİÇBİR BAKIMDAN İRTİBATI YOKTUR. Demir ve kara yolları (İpek Yolu) Gaziantep’i Doğu ve Güneydoğu’ya sıkı bir şekilde bağlamış bulunmaktadır. Bilhassa Birecik Köprüsü’nün yapılmasından sonra Mersin ve İskenderun’a inen yolun üzerinde bulunması, büyük ve bilhassa küçük sanayinin gelişmiş olması Gaziantep’i tabii bir bölge merkezi haline getirmiştir. Bütün bunlara ilaveten sağlık bölümünde de izah ettiğimiz gibi oldukça eski bir mazisi vardır (Amerikan Hastahanesi ve Tıp Mektebi’nin bulunması). Bu, bölge halkının sağlık bakımından itimadını kazanmıştır. Bütün bu nokta-i nazarlar bize şunu gösteriyor ki Gaziantep her bakımdan kendiliğinden TABİİ BİR BÖLGE MERKEZİ OLMUŞTUR. Bunun içindir ki Gaziantep’i MÜSTAKİL BİR SAĞLIK BÖLGESİ OLARAK MÜTALAA ETMEMİZ VE SIHHİ TESİSLERİN ONA GÖRE YAPILMASI, İDARİ BAKIMDAN ADANA BÖLGESİNDEN AYRILMASI SURETİ KATİYEDE LAZIMDIR.