Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Sağlık Politikası Özel İktisat Komisyonunun ikinci beş yıllık planda öngörülen Tıp Fakülteleri hakkındaki 8.3.1966 gün ve V-I/126 sayılı raporunda, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde açılacak Tıp Fakültesinin merkezinin Gaziantep olması tensip edilmiştir. Planlamanın bu yerinde ve haklı görüşlerini tebarüz ettirmek için aşağıdaki hususları arz ederiz:
1- Tarih boyunca Gaziantep güneyin yalnız bir hudut kalesi değil, aynı zamanda kültür ve hars merkezi olarak rol oynamıştır. Zamanının yüksek tahsilini veren sayısız medreselerinde otoriteler tarafından binlerce talebe okutulmuş; birçok devlet adamı, bilgin ve şair yetiştirilmiştir.
2- Gaziantep coğrafi bakımdan Güney ve Güneydoğu Anadolu'nun yol kavşaklarını ihtiva ve merkezini teşkil eder. Şark'ı Garb'a bağlayan Fırat köprüsü ve bu civarı Akdeniz'e ulaştıran güzergâhıdır. Kış yaz daimi trafiğe açık bulunan muntazam asfalt yollar vasıtasıyla yurdun her yönüne irtibatı vardır.
3- Gaziantep'in tıp tarihi oldukça eskidir. Yüz sene önce modern anlayışta bir Amerikan hastanesi ve buna bağlı olarak şimdiki Beyrut Tıp Fakültesinin esası olan tıp okulu Gaziantep'te açılmış ve hekim yetiştirmiştir. Güney ve Güneydoğu illerinin hastalarının deva bulmak için ilk başvurdukları yer Gaziantep'tir. Hâlen çeşitli tıp dallarında 80-90 hekimi bulunan Gaziantep, bu bölgenin sağlık davasına büyük hizmetler sağlamaktadır. Bugün bir tıp fakültesi klinik ve hastanelerini karşılayacak tarzda hastane siteleri vardır. Şöyle ki: İnşaatı bitmek üzere 250 yataklı Devlet Hastanesi ve yanında faal olan 100 yataklı kadın ve çocuk hastanesi ile Sağlık Koleji bulunmaktadır. Bunların yanlarında ilave inşaatlara müsait geniş arsalar vardır. Ayrıca 120 yataklı Verem Hastanesi ve yine inşaatı yeni biten 255 yataklı İşçi Sigortaları Hastanesi göz önüne alınırsa, Tıp Fakültesi için öngörülen yatak sayısını fazlasıyla karşılamaktadır.
4- Gaziantep evvelden beri Güney ve Güneydoğu Anadolu'nun sanayi merkezidir. Nitekim sanayi sitesinin burada kurulması da bunun bariz bir delilidir. Gaziantep aynı zamanda bu bölgenin ticaret ve dâhili turistik merkezidir. Modern otel ve binalarının sayısı gün geçtikçe artmakta ve gelişmektedir.
Fotoğraf: Gaziantep'te hizmete açılmak üzere olan yeni Devlet Hastanesi binasından bir görünüş.
5- Gaziantep'te evvelden beri mevcut ve gün geçtikçe sayısı artan kültür ve eğitim müesseselerinin yetiştirdiği yüzlerce genç Ankara, İstanbul ve İzmir üniversitelerinde tahsil görmekte ve devam edenlerin birkaç misli kadarı da imkânsızlık yüzünden yüksek tahsil yapamamaktadır. Gaziantep'te açılacak bir Tıp Fakültesinin sadece bu illerin değil, yakınlığı dolayısıyla komşumuz Irak, Suriye ve Lübnan'dan talebe celbedeceği aşikârdır.
6- Gaziantep'in il merkez nüfusu 160 bin, kazalarıyla birlikte yarım milyondur. Civar illerle birlikte 3-4 milyon nüfusa ulaşmaktadır. Nüfus bakımından da planlamanın öngördüğü şartları haizdir. Bugün mevcut hastanelerde polikliniklere başvuran hastaların yıllık sayısı yüz bini aşmaktadır. Bunun 40 binini etraf vilayetlerden gelen hastalar teşkil etmektedir. Bu da Gaziantep'in tabii olarak bir sağlık merkezi durumuna geldiğinin bariz bir delilidir.
7- Gaziantep gerek ikliminin güzelliği ve gerekse her türlü sosyal ihtiyacı karşılama bakımından yeterli bir merkez olup öğretim üyelerini, ailelerini ve talebeleri kolaylıkla ve huzur içinde barındırır. Yukarıda kısaca anlatılan bu hususları göz önüne alarak güney hududunun bu gazi şehrinde bir tıp ilim abidesinin dikilmesinin bu bakımdan yerinde, faydalı ve bu illerin sağlık davasında ve kalkınmasında yardımcı olacağı kanısındayız.
(Bu yazı, Gaziantep Belediyesi tarafından hazırlanıp Başbakan Süleyman Demirel’e sunulan rapordan alınmıştır.)