(Sayfa 44’ten devam)

Hüseyin Ağa bir medresenin de kurucusudur.

Belgede adı geçenlerden Daldabanoğlu Mehmet Ali Paşa 1203 yılında Antep’te halk tarafından öldürülmüştür. Bu olaydan önce Nuri Mehmet Paşa Antep’ten kaçmıştı. Bu sırada her iki paşanın mal ve eşyaları yağma edilmiş olduğu gibi 1205’te isyan eden Nuri Mehmet Paşa ve akrabalarının malları da müsadere edilmişti. Hüseyin Ağa’nın tahsilinde gecikme olduğu için paylandığı, mal ve eşya bedelleri bu hadiseler dolayısıyla yağma edilen mallar olsa gerektir. Belgede adı geçen Sadık Ağa, Nuri Mehmet Paşa’nın amcasıdır.

Hüseyin Ağa’nın (ayanlık) görevinde de bulunduğu 64’üncü sayfada kayıtlı Şaban sonu 1215 günlü belgeden anlaşılmaktadır.

Cilt: 136

Sahife: 15 Ferman

Antep kadısına:

Eski Maraş valisi İsmail Paşa’nın uygunsuz hareketlerinden dolayı cezalandırılması için verilen emir, paşanın adamları tarafından öğrenilmiş; İsmail Paşa hemen Antep’e doğru kaçmıştır. Kendisinin ve yakınlarının izlenerek yakalanmaları, başları kesilerek gönderilmesi daha önce bildirilmişti. Takip olunan paşanın yanındaki adamlar dağılmış; kendisi ve kardeşleri yaralı olarak Antep’e üç saat mesafede bulunan İncesu köyüne sığınmışlardır. Emir gereğince hemen yakalanarak başının kesilmesi ve İstanbul’a gönderilmesi kararlaştırılmıştır. Bu iş için ayrıca Sivas Valisi’ne, Maden Eminine, Adana mütesellimine ve gerekli yerlere emir tebliğ edilmiştir.

Not: Belge tarihsizdir.

Cilt: 137

Sahife: 135 Ferman

Tarih: 1 Cemaziyelevvel 1219 (8 Ağustos 1804)

Antep Naibine ve ileri gelenlerine

Antep voyvodalığı iltizam yolu ile üzerinde bulunan Kalender Paşa’nın voyvoda tayin ettiği kardeşi Numan Bey’in, kasaba halkından kimi kişiler tarafından konağı basılarak malları yağma edildiği anlaşılmıştır. Bu hal suçluların cezalandırılmalarını gerektirir. Siz ki Mevlâna ve kasaba ileri gelenlerisiniz; yağma edilen malların tümünün elde edilerek sahibine teslimi; Trablus, Şam’a sürgün edilmesi için emir gönderdiğim Arif ve akrabalarından eski naip Cenanizade ve Karagözoğlu İbrahim’in sürgün yerlerine gönderilmeleri ve emir gereğinin yerine getirilmesinde göz yumulmaması dolayısıyla Sadrazam Başsilahşoru Ali gönderilmiştir.

Numan Bey’in Antep’e giderek işine başlaması, yağma edilen malların eksiksiz olarak teslimi, sürgün edilmeleri kararlaştırılan ve adları geçen kimselerin menfalarına gönderilmeleri suretiyle yerine getirilmesi isteğimdir.

Cilt: 137

Sahife: 136 Ferman

Tarih: Rebüyülahir sonu 1219 (Ağustos 1804)

Antep ve Trablus, Şam kadılarına:

Serdar Karagözoğlu İbrahim’in uygunsuz hareketlerle şehirde ihtilale sebep olduğu, memleketin düzenini bozduğu bildirildiğinden, ıslah oluncaya kadar Trablus, Şam’a sürgün edilmesi fermanım olmakla; sen ki Antep Naibisin, adı geçen Serdar'ı bir mübaşirle Trablus’a süresin. Sen ki Trablus, Şam kadısının, adı geçen Serdar geldiğinde o tarafta oturtup emirsiz başka yere adım attırmayasın. Gelişini İstanbul’a ve ocağa bildiresin.

Cilt: 137

Sahife: 127

Tarih: 5 Rebiyülevvel 1217 (7 Temmuz 1802)

Antep’te abacılar şeyhi ve abacılar esnafından kimi adamlar; Antep’te ve köylerinde keçi ve koyun sahipleri, kozalı pamuk ekicileri mahkemeye başvurarak: “Eskiden beri belde çulhalarının dokuyup sattıkları dokumalardan (dokuma resmi) alınmaktadır. Ancak bizlerin sıfatımız olan abacılıktan damga resmi alınmazken, efrenç taifesinin (yabancıların) etkisiyle eski mukataa sahibinin ‘Bezi bu çevrede abacılar yapar’ diye İstanbul’a bildirdiklerinden ötürü, damga resmi mukataası kapsamına alınmakla bir süredir aba yapamamaktayız. Dokuduğumuz abalar kıl, yapağı ve bazen de ipliktendir. Böyle olduğu halde uygulanagelen usule aykırı olarak damga resmi alınmaya başlandığı gibi bir de resmi kıl ve yapağı diye para alınmasına girişilmiştir. Kuzu ve oğlaktan maada her keçi ve koyundan bir para; pamuk, kozalı pamuk, pamuk ipliğinden ancak pazar içinde satıldığı zaman resim alınması gerekirken mültezimler emre aykırı olarak koyun ve keçiden ikişer para aldıkları gibi pamuk, kozalı pamuk ve pamuk ipliğinden; köylerden, tarlalardan herkesin kendi evinden alıp da sattıklarından da resim almayı adet etmişlerdir. Bu zulmün kaldırılmasını isteriz.” dediler.

Sicil kayıtlarındaki emirler davacıların iddialarına uygun olduğundan, bilginler ve halk da bunu doğruladığından; abacı esnafının iplikten yaptıkları abalardan dokumalar gibi damga resmi alınmasına, kıl ve bundan dokunanlardan bir şey alınmamasına, keçi ve koyun satışından birer para tahsiline, pazarda satış konusu olmayan pamuk, kozalı pamuk, pamuk ipliğinden de bir nesne alınmamasına…

Tanıklar: Aynacızade Ali Efendi, Küllüzade Hacı Emin Efendi, kardeşi Şerif Efendi, Besnilizade Ahmet Efendi, Bazoğlularzade Ali Efendi, kardeşi Ebubekir ve Hamdi Efendi, Bedesten Şeyhi eski Müftü Emini İhsanullah Efendi.

Cilt: 137

Sahife:109

Tarih: 25 S. 1218 (17 Haziran 1803)

Faziletli Kadı Efendi Hazretleri. Selamdan sonra bildirilir ki: Mahkemeden verilen izinnamelerin mühürlenmesi işi tarafımızdan mektupçumuz Emirzade Mehmet Efendi’ye ihale olunmuştur. Bundan sonra verilen izinnameleri adı geçen Mehmet Efendi’ye göndermeniz isteğimizdir.

Maraş ve Antep Mutasarrıfı Rumeli Payeli Kalender

Not: Eskiden evlenecek olanlar mahalle veya köy ihtiyar heyetinden evlenmelerine engel bir durum olmadığına ilişkin bir ilmi haber alır, kadıya götürürler; kadı, nikâhın kıyılması için mahalle imamına bir tezkire yazardı. İşte bu tezkirenin adı izinnamedir. Mahkemede bu iş için bir harç alınırdı.

Cilt: 137

Sahlfe: 4,11

Tarih: 1217 (1802)

Halep Valisi İbrahim Paşa’dan Antep’e: Antep Voyvodası Hüseyin’in Sefer ortası 1217’de öldürülmesinden sonra maktul Hüseyin’in avenelerinden Boy Beyi Yahya, Muhsin, Çarpıntı Ebubekir ve arkadaşlarının halkı kandırıp kışkırttıkları; haklarında emir çıkan ocaklı eşkıyalarını kendi taraflarına çekmeye çalıştıkları, bunların birleşerek Antep’i zapt etmek gibi kışkırtıcı bir düşünceye kapıldıkları, bundan dolayı yardım istenildiği öğrenilmiştir. Bu iş için bizzat kendim hareket etmek istediysem de sonradan buna hacet kalmadığı anlaşılmıştır. Bu münasebetle askerlerimizin her zaman hazır bulunduklarının...

Bilinmesi

Cilt: 138

Sahife: 27 Şevvel 1227 (6 Kasım 1812)

Kızzık adında bir aşiretten bahsedilmektedir.

Not: Kızzık, bir Türkmen aşiretinin adıdır. Tekirsin, Koçlu, Hamurkesen, Ağcaburç ve çevresindeki sakinlerine nisbetle bu ad verilmiştir.

Cilt: 138

Sahife: 277

Tarih: 11 Rebiyülevvel 1223 (10 Mayıs 1808)

Antep’e ferman:

Kilis’e ve manastırlarına, ziyaret yerlerine ve ayinlerine müdahale olunmayacağı hakkında ferman olduğu halde, Antep’teki Meryem ana kilisesinin tamirine mütesellim ve başkaları tarafından müdahale edildiğinden bahisle İstanbul Ermeni patriği Ohanls adında bir rahip taraflıdan şikayet edildiğinden eskiden verilen fermanlara uyularak karışılmaması.

Cilt: 138

Sahife: 255

Tarih: Şaban ortası 1225 (Eylül 1810)

Ferman Muhadini Hümayun vekiline: Antep voyvodası İbrahim, memleketin idaresi, asayişin korunması ile meşgul, hiç kimseye zulmu yok iken bazı garazcıların teşvik ve fesatlıkları ile memleketin...

(Devam edecek diğer sayı)