Gaziantep'te hemen hemen her ailenin bir parça gayrimenkulü, bir evi veya bağı vardır. Şehir içinde büyük arazi sahipleri yok denecek kadar azdır; taşınmaz mallar çok küçük parçalara ayrılmıştır. Birçok mahallede 700-1200 kişinin birden hissedar olduğu parsellere sıkça rastlanır. Yıllardan beri devam eden şiddetli enflasyon, konut ve iş yeri ihtiyacı gibi sebepler; Gaziantepli ailelerin artırabildikleri paraları toprağa bağlamaları sonucunu doğurmuştur. Toprakta beş milyar lira değerinde bir millî servet bağlıdır.

Gazianteplilerin millî servetlerinin çoğunu taşınmaz mallara bağlamaları sonucunda, ticaret ve sanayi iş kollarında çok şiddetli bir kredi sıkıntısı yıllardan beri devam eder gider. Hızla artan işsizliğin önlenmesi, ancak toprağa bağlanmış milyarların ticaret ve sanayi kesimine aktarılması ile mümkündür. Araziye bağlanmış milyarların; inşaat, konut, ticaret ve sanayi sektörlerine dönüştürülmesi işini, Gaziantep’in ekonomik yapısını göz önünde tutan bir nazım plan ve tatbikatı başarabilir. Ziraat sektörünün de kalkınabilmesi için gıda sanayiinin kurulması gerekmektedir. Gıda sanayii için gerekli kapital de toprakta bağlı bulunmaktadır.

Emlak vergisi işlerine bakan Gaziantep 2 No.lu Vergi Dairesinin ilan ettiği istatistiklere göre; 1972 yılı sonu itibarıyla emlak vergisi mükellef sayısı ve tahakkuk eden vergiye göre hesap edilen mal sahiplerinin vergi dairesine bildirdikleri gayrimenkul değerleri toplamı şöyledir:

1972 yılı sonu

Beyanname sayısı

Tahakkuk eden vergi (TL)

Mal sahiplerinin bildirdikleri mal değeri (TL)

Bina Vergisi

33.339

6.956.550.00

1.605.150.000.00

Arazi Vergisi

9.725

1.435.833.90

487.611.000.00

Arsa vergisi

5.962

1.942.981.00

194.298.100.00

Toplam

49.026

10.334.364.90

2.278.059.100.00

1972 yılı sonunda gayrimenkul sahiplerinin yarısının dahi henüz vergi dairesine müracaat etmediklerini, 1 ve 2 No.lu Tapu Sicil Muhafızlığı kayıtları doğrulamaktadır. Vergi dairesine müracaat zamanla olmaktadır. Buna rağmen Gaziantep mal sahiplerinin yarıya yakın kısmının taşınmaz mallarına biçtikleri kıymet, 2 milyar 278 milyon 59 bin 100 lirayı bulmaktadır.

1 ve 2 No.lu Tapu Sicil muhafızlıklarındaki siciller üzerinde, mahalle mahalle bir ekibin yaptığı hesaba göre; 10-15 Mayıs 1973 tarihleri arasında Gaziantep’te 58.400 taşınmaz mal hissedarı olduğu anlaşılmıştır. Paftalar üzerinde semtlerin değerine ve alanına göre yapılan hesaplarda, halkın Gaziantep şehri ve çevresinde 4 milyar 950 milyon liralık servetinin bağlı olduğu meydana çıkmıştır. Sanayi ve ticaret sektörü ise kredi yokluğu içinde kıvranmakta, bankalar dışı faiz miktarları yüzde otuzu bulmaktadır.

Gaziantep’te mevcut 26 bankada, 1972 yılı sonu itibarıyla halkın 250 milyon lira mevduatı vardır. Toprakta bağlı servet ise —dikkat edilsin— 5 milyon değil, bin misli fazla yani 5 milyardır. Bankalarımız, topladıkları mevduattan çok fazlasını kredi olarak müteşebbislere dağıtır. 1972 yılı sonu itibarıyla Gaziantep ilinde bankalar; ticaret sektörüne 225.000.000 TL, sanayi sektörüne 150.000.000 TL, ziraat sektörüne 150.000.000 TL, uzun vadeli ipotekli kredi olarak da 17 milyon lira kredi dağıtmışlardır. Buna rağmen birçok sektörde çok şiddetli bir kredi sıkıntısı, işsizlik ve iş durgunluğu vardır. Sektörlerin harekete geçmesi, iyi yönetilen bir imar politikası ile kolaylıkla mümkündür.

Gaziantep şehrinde bir ayda 1700 kişi nüfus artmaktadır. Gaziantep'te son yıllarda nüfus patlaması olmuştur.

1927 nüfus sayımında Gaziantep şehri, 39.998 nüfuslu küçük bir kasaba idi. 1955 yılına gelindiğinde Gaziantep şehri nüfusunun 97.144 kişiye yükseldiği görülmüştür. Aradan 28 yıl geçmesine rağmen nüfus, bu sürede ancak 57.146 kişi artmıştı. 10 Nisan 1956’da Birecik Köprüsü'nün işletmeye açılması ile birlikte Doğu illeri ile Batı illeri arasında bir ticaret santralı ve sanayi merkezi hâline gelen Gaziantep’te, her geçen yıl hızlı bir nüfus artışı başladı. Gaziantep şehrinde ilk 28 yılda artan nüfustan fazlası, takip eden 10 yıl içinde arttı. 1965 nüfus sayımında Gaziantep şehri nüfusunun 160.152’ye çıktığı görüldü. 1968’de Çukurova’dan elektrik enerjisi havai hatla gelince ikinci bir nüfus patlaması oldu. 1970 yılı nüfus sayımında ise Gaziantep şehri nüfusunun yılda ortalama binde 82 oranında artmaya başladığı ve 225.881 kişiyi bulduğu anlaşıldı. Resmî Gazete’nin 27.11.1972 tarihli nüshasının 270. sayfasında belirtildiği üzere; bundan 12 yıl sonra Gaziantep şehrinin nüfusu, aynı hız devam ederse Adana ve Bursa şehirlerinin nüfusunu da geçecektir. Gaziantep; İstanbul, Ankara ve İzmir'den sonra Türkiye’nin dördüncü kalabalık şehri olacaktır. 13.05.1973 günü yapılan seçmen kütükleri sayım sonuçları, yaş grupları istatistikleri, doğum ve ölüm miktarları göz önünde tutularak yapılan hesaplara göre; 13.05.1973’te Gaziantep şehri nüfusunun 276.834 kişiye çıktığı anlaşıldı. Köylerden gelen göçe ilaveten; Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinden de ardı arkası kesilmeyen ve gittikçe hızlanan göç dalgalarının Gaziantep şehrine doğru geldiği seçmen kütükleri incelemesinden anlaşılmıştır. Gaziantep şehrinin nüfus artış hızı 1970 sayımında binde 82 iken 1973’te binde 90’a çıktığı; ayda ortalama 1.968 kişinin, yılda ise 20.376 kişinin arttığı tespit olunmuştur.

Gaziantep’te son yıllarda büyük bir nüfus patlaması olmuştur. Hızla artan nüfusa konut ve iş yeri lazımdır. Son yıllarda kiralar Gaziantep’te inanılmayacak miktarlara hızla yükselmektedir. İnşaatlar hızla pahalanmakta; imar alanları çok dar tutulduğundan, inşaat müteahhitleri daha inşaata başlamadan katları ve dükkanları satmaktadırlar. Gaziantep halkının yüzde on kadarı yüksek gelirli, yüzde 50 kısmı orta gelir grubuna, yüzde 40 kadarı ise orta altı veya az gelirli gruba dahildir. İnşaat müteahhitlerinin sattıkları katlara veya dükkanlara ancak yüksek gelir grubuna mensup vatandaşlar ile orta gelir grubuna dahil vatandaşların pek azı talip olabilmektedir. Halkın büyük kısmı çok şiddetli bir konut ve iş yeri sıkıntısı içinde bulunmaktadır. Gaziantep halkının bir özelliği de müstakil bir evi ve dükkanı olması arzusu içinde olmasıdır. 1970 istatistikleri, halkın dörtte üçünün evinin ve iş yerinin sahibi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Nüfus sayımına göre kirada olanların genellikle memurlar, yüksek gelirliler veya Gaziantep’e yeni gelenler olduğu anlaşılmıştır.

Son yıllarda nüfus patlamasına uğrayan Gaziantep şehrinde nazım planın, halkın şiddetle ihtiyacı olduğu konut ve iş yeri talebini karşılayacak şekilde düzenlenmesi gerekmekte idi. İmara alınan sahalar mümkün olduğu kadar geniş tutularak arsa karaborsasını asgariye indirmesi, toprağa bağlanan 5 milyarın inşaat, konut, sanayi, ticaret gibi sektörlere aktarılması için nazım planın Gaziantep’in ihtiyacına göre meydana getirilmesi lazımdır. Gaziantep nazım planını seçenler içinde en başta Gaziantep ticaret ve sanayi hayatını bilenler ile emlak işleriyle yakından uğraşanlar bulunmalı idi. Gaziantep’i sadece mimar ve mühendis gözü ile gören, trafik rahatlığı ve güzellik gibi yönlerden ele alan bir nazım planın halkın saygısını sağlayacağını ve tatbik edileceğini zannetmek büyük hatadır. Halk, ihtiyacını karşılıyorsa plana uyar ve saygı gösterir. Bir büyük şehrin nazım planı sadece trafik ve güzel görünmek bakımından ele alınırsa hata edilmiş olur. Millî servetin, halkın ihtiyacına göre kolaylıkla sektörden sektöre aktarılmasını da sağlamalıdır. Belediyenin imkânları da göz önünde tutularak gerçekleşmesi mümkün bir plan hazırlanmalıdır. Nazım plan; birçok alanı muhtelif sebepler göstererek imara kapatıp millî serveti donduracak ve arsa spekülasyonuna sebep olacak şekilde düzenlenmişse halk itaat etmez.

Nazım plân hazırlanırken, Gaziantep şehri ve çevresinin yarıdan fazla alanının ormanlık ve yeşil sahaya tahsis edildiği gerçeğini daima göz önünde tutmak gerekir.

Mevcut istatistikler; Türkiye’nin büyük şehirleri içinde, en geniş orman alanları ile yeşil sahalara sahip şehirler arasında Gaziantep şehrinin en başta geldiğini göstermektedir. Bu demektir ki konut ve iş yeri gibi sahalara ayrılacak alanlar çok mahduttur. Yeni nazım planının, şehir etrafında mümkün olduğu kadar araziyi boş bırakmayıp imara açması gerekir. Boş bırakılan veya istimlâk alanı gibi sebeplerle kapatılan alanlar nedeniyle Gaziantep çevresinde arsa fiyatları hızla yükselmeye devam etmektedir.

Gazianteplilerin yeşilliğe ve suya hasret olmaları sebebiyle, uzun yıllardan beri iş başına gelen yöneticiler yeşil sahaların genişlemesine çok büyük önem vermişlerdir. Gaziantep şehrini ve çevresini Türkiye’nin en büyük korulukları ve yeşil sahaları ile çevirmişlerdir. Yeşil saha ve koruluk kadar; çok hızlı artan işsizlik karşısında inşaat, konut, ticaret ve sanayi gibi sektörleri harekete geçirecek, konut ve iş yerlerine de geniş sahalar ayıran bir nazım planına ihtiyacımız bulunmaktadır.

Bazı okuyucular, yeşile duyulan hasret sebebiyle "Yeşil alanlarımız azdır" diyerek birdenbire itiraz edeceklerdir. Her şey ölçü iledir. Önümüze Ankara, Gaziantep, Adana, İzmir gibi şehirlerin planlarını açalım, inceleyelim. Gaziantep şehrinde yeşil alanların çok dağınık; fakat çok geniş sahalar kapladığını görürüz.

Gaziantep şehri binalarının alanı, 1.200 hektar (12 km²) kadar yer tutmaktadır. Sadece şehrin kuzey ve kuzeybatı taraflarını kaplayan Dülükbaba, İncebel, Kızıltepe ve Telsiztepe ormanlık alanları; Gaziantep şehri bina alanlarından dört misli daha fazla saha kaplamıştır. Dülükbaba orman sahası, 44 km² genişliktedir. Son günlerde belediye tarafından Erikçe köyü dahi istimlâk edilerek orman alanına katılmıştır.

Gaziantep şehrinin kuzeydoğusunda yer alan Kuşçudağı; doğuda bulunan Acemkayası ve Cunut Dağı yamaçları; Humanız sırtları; güneyde Düztepe ve Mardintepe ağaçlık alanları da toplam olarak bir Antep şehri kadar geniş alanlar kaplamaktadır. Gaziantep şehrinde yerleşme alanları içinde büyüklü küçüklü ve dağınık şekilde birçok park, yeşil saha, çocuk bahçesi, fidanlık, hastane bahçeleri, bazı resmî binaların çevresindeki bahçeler ve binlerce evin bahçesi bulunmaktadır. Şehir etrafında bahçeler, bağ ve bostanlar da çoktur. Örneğin; belediyeye bağlı şehrin içinde 22 adet park, 5 adet yeşil saha vardır. Sadece park ve yeşil sahaların alanı toplam olarak 480.000 m² genişliğindedir. Gaziantep şehri park alanları, birçok şehir parkından daha büyüktür. Mesela Adana şehrinde 76.500 m² park ve yeşil saha var olduğunu "Gaziantep Kent Bütünü" kitabı belirtmektedir.

Ankara Gençlik Parkı alanı 245.000 m² genişliğindedir. Türkiye’nin en büyük fuar alanı dahi 460.000 m²'dir. Gaziantep Kavaklık ve belediye fidanlık alanı ise 226.815 m²'dir. Alleben boyunca uzanan yeşil alanlar; Kırkayak, Abide Parkı, Alleben gazinoları ve Emirgan Gazinosu'nun kapladığı alanlar 212.400 m² genişliktedir. Hâlen imar edilmiş olan Gaziantep Fuarı 50.000 m² alanındadır. Kavaklık-Alleben-Fuar grubu park ve yeşil alanların genişliği, Türkiye’nin en büyük fuarı olan İzmir Fuarı’ndan daha büyük bulunmaktadır.

Hülâsa; Gaziantep şehri içinde ve bilhassa çevresinde, yerleşme alanlarının birkaç misli büyüklükteki alanlar; koruluk, bahçelik, fidanlık, bağlık, park ve yeşil saha olarak kamunun malıdır. 277.000 nüfus, 12 km² alanındaki bina alanlarında ikamet etmektedir. Her ay ortalama 1.700 kişi nüfus artmaktadır.

Gaziantep Şehri içinde ve çevresinde, hazine, vakıf ve belediye malları da çok geniş alanlar kaplar.

Gaziantep şehri ve çevresinde kamu ve vakıf mülkiyetinde olan alanlar da yeşil sahalar gibi çok geniş alanlara yayılmıştır. Mesela Ordu Caddesi boyunca uzanan askeri gazino ve subay evleri alanları ile Dülükbaba eteklerinde yer alan askerî tesis ve alanların kapladığı saha, Gaziantep halkı yerleşme yerlerinin yarısı büyüklüğündedir. Binlerce kişinin malı; Millî Savunma, Adalet, Sanayi, Sağlık ve Millî Eğitim gibi bakanlıklar tarafından istimlâk edilmiştir. Son yıllarda Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Bölgesi için de milyonlarca metrekare alan kamulaştırılmıştır. Şehrin içinde de mülkiyeti kamuya, belediyeye ve vakıflara ait birçok han, iş yeri, iş hanı ve bina sahası vardır.

Kamu kesimi son yıllarda birdenbire çok geniş istimlâklere girmiştir. Gaziantep halkının hâlen yerleştiği alan büyüklüğündeki arsa ve arazileri özel kesim mülkiyetinden alıp kamu kesimi mülkiyetine aktarmıştır. Ayda nüfusu ortalama olarak 1.700 kişi artan özel kesimin konut ve iş yeri ihtiyacı da her geçen ay hızla şiddetlenmektedir. Yapılan kamulaştırmalar oranında belediyemiz, özel kesim için yeni alanları imara açması gerekirken ve şehir hudutlarını genişletme kararları vermesi lazımken belediyemiz hareketsiz kalmıştır. Bilakis belediye dahi şehir içi ve dışında çok geniş alanları ve evleri istimlâk etmeye devam ederek özel kesimin malik olduğu bina, arsa ve arazilerde fiyatların inanılmayacak miktarlara çıkmasına seyirci kalmıştır.

Taşınmaz mallarının imara alınmasını talep eden yüzlerce mal sahibinin isteği belediye tarafından geri çevrildiğinden, belediye parselasyon işlemi yapılırken alacağı yol kısmı ve hizmet parsellerinden mahrum kalmıştır. Değeri hızla artan arsa ve arazilere, mahkeme kararlarıyla milyonlarca lira fazla istimlâk bedeli ödemeye mecbur kalan belediye, maaşını ödeyemez duruma düştüğü hâlde uyanmamıştır. Belediye hâlâ özel kesimin konut ve iş yeri ihtiyacı için lüzumlu alanları imara açmamak için direnmektedir. Belediyenin "yeni imar planı gelecek" gerekçesiyle zamanında tedbir almaması sonucunda arsa ve arazi fiyatları yer yer inanılmayacak miktarlara fırlamıştır. Şehrin merkezi olan cadde ve sokaklarında beher metrekare taşınmaz malın fiyatının 20.000 TL veya 30.000 TL'nin üzerine çıktığı aylara girmiş bulunuyoruz. Belediyemiz hâlâ yeni alanları imara almamak için direnmekte ve şehrin çirkin şekilde gelişmesine sebep olmaktadır.

Gaziantep'te ilk yapılan imar plânları ve tatbikatı

Gaziantep şehri ilk imar planını Fransız profesörü Jansen, 1932-1935 yıllarında yapmıştır. 1950 yılında Jansen'in planını Doçent Yüksek Mimar Kemal Ahmet Aru ve K. Söylemezoğlu geliştirmiştir. Gaziantep şehrinde nüfus zaman zaman hızlanan bir tempo ile devamlı arttığından, konut ve iş yeri ihtiyacı da nüfus artış hızına paralel olarak artmıştır. Belediye ise hızla artan nüfusun konut ve iş yeri ihtiyacı için sık sık yeni alanları imara açması gerekirken mal sahiplerinin taleplerini geri çevirmiştir.

İhtiyaç karşısında taşınmaz malları hisseli satın almak zorunda bırakılan on binlerce Gaziantepli; ruhsatsız, gayrimuntazam ev ve dükkan inşa etmek durumuna düşürülmüştür. Taşınmaz malın belli bir hissesini satın alan vatandaş, boş bulduğu yerde bina yapmak mecburiyetinde bırakıldığından şehir çok çirkin şekilde gelişmiş; 40’tan fazla yeni mahalle kurulduğu hâlde belediye hâlâ yanlış tutumunda ısrar etmektedir. Hisseli gayrimenkullerde komşular arasında on binlerce ihtilaf doğmasına sebep olunmuş, mahkemelerin işi çoğalmış, komşuların çoğu birbirine dargın duruma gelmiştir.

Belediye çok büyük gelirden olmuş; yeni kurulan mahallelerin su, elektrik, kanalizasyon ve yol gibi altyapı hizmetlerini yapmak zorunda kalan belediye, çok büyük masraflara girerek borçlarını ödeyemez duruma geldiği hâlde hâlâ imar işlerini eski usulde yürütmeye devam etmektedir. 1960’tan bu yana Gaziantep şehir nüfusu bir mislinden fazla artmıştır. Belediye ise binlerce mal sahibinin imar isteğini, "yeni nazım plan gelecek" diyerek geri çevirmiştir. On binlerce Gaziantepli, 13 yıldan beri çok şiddetli konut ve iş yeri sıkıntısı içinde olmasına rağmen büyük bir ümitle yeni nazım planın gelmesini bekleyip durmuştur. Belediye, Gaziantep şehrini uzun yıllardan beri imarsız bırakmıştır. Tatbik kabiliyeti olmayan ilk planlar rafa kaldırılmıştır.

İller Bankası Çalışmaları

1968 yılında İller Bankası İmar Planlama Dairesi Reisliğince Gaziantep şehrinin imar durumu ele alınmıştır. 1969 yılında İmar Planlama Dairesine mensup uzmanlar Gaziantep’e gelip giderek doküman toplamaya başlamışlardır. 1969 yılı Gaziantep şehri bilgileri geniş ölçüde toplanmıştır. 1973 yılı başlarında İller Bankası, "Kent Bütünü" analitik etütlerini bir kitap hâlinde yayımlamıştır. Gaziantep Kent Bütünü kitabı, Gaziantep şehri hakkında bugüne kadar yayımlanmış en mükemmel eserdir. Fakat bu eserdeki birçok bilgi, 1973 yılı Gaziantep’inde işe yaramaz, tarih olmuş bilgiler hâline gelmiş bulunmaktadır.

1969 yılı başlarında Gaziantep şehrinin nüfusu 210.000 kişi idi. 1970 nüfus sayımı, yaş oranları, doğum istatistikleri ve 13.05.1973 seçmen kütüğü yazımı sonuçlarına göre Gaziantep şehrinin 13.05.1973 tarihindeki nüfusunun 276.834 kişiye çıktığı tespit olunmuştur. Başka bir deyişle Gaziantep şehrinin nüfusu, Kent Bütünü kitabındaki bilgilerden sonra üçte bir oranında artmıştır. Kaldı ki kitapta yer alan yüzlerce haritada bulunan binalar, yollar ve mülkiyet çizgileri 1962 yılı Gaziantep’ini aksettirmektedir. Kitabın esas aldığı dönemde Gaziantep şehri nüfusu 131.400 kişi idi. Gerçek anlamda Kent Bütünü kitabı 1973 yılı Gaziantep’ini değil; bundan 11 sene evvelki nüfusu yarı yarıya az, nüfus patlaması ile karşılaşmayan küçük Gaziantep’i tanıtmaktadır.

Kent Bütünü kitabında en can alıcı konular, en az işlenmiş veya çok yanlış bilgiler verilmiştir. Örnek verelim: Şehirde arsa fiyatlarını gösteren "Planı IX-H" planında, halkın büyük değer verdiği ve fiyatların hızla yükseldiği birçok alanın değeri pek az gösterilmiştir. Halkın iş yeri ihtiyacını karşılamak için Akçakoyun Şosesi ile Nizip Caddesi boyunca yüzlerce iş yeri inşa ettiği alanlarda, beher metrekare arazinin değeri en az 200 TL’den başlamaktadır. Kent Bütünü planında ise Nizip Caddesi'nde koca koca fabrikaların kurulduğu sahada beher metrekarenin 25 TL ile 100 TL arasında değiştiği yazılıdır. Akçakoyun Caddesi civarında da beher metrekarenin değerinin 25 ila 100 TL arasında değiştiği iddia edilmektedir.

Kent Bütünü kitabındaki haritaya göre; Ordu Caddesi ve Atatürk Bulvarı boyunca uzanan apartmanların beher metrekaresinin arsa değeri 250-500 TL arasında değişmektedir. Halkın yüz milyonlar yatırdığı Narlı Yolu çevresinde ise fiyatlar, Kent Bütünü kitabına göre beher metrekarede 25 ila 100 TL arası gösterilmiştir. Maanoğlu civarında arsaların değeri 500 TL’den başlamaktadır. Bahçelievler mıntıkasında arsaların değeri 25 TL, Değirmiçem’de ise beher metrekare arsanın değeri kitaba göre 25 TL’den başlamaktadır. Çıksorut civarında; Batalhöyük, Kargasekmez, Ahmak Deresi, İpekyolu üzerindeki cezaevi çevresi ve Dutluk Yolu civarının beher metrekaresinin değeri ise 25 TL’den daha düşüktür.

Hülâsa; arsa durumunu gösteren bilgiler ve değerler, yer yer beş on misli hata ile belirtilmiştir. Nazım planı hazırlayanlara yanlış bilgiler verildiğinden, yeni nazım planın tatbiki imkansız hale getirilmiştir. Birinci gelen nazım plan; şehrin en değerli apartmanları ile iş hanları sahalarını istimlâke tabi tutmuş, belediyeyi bütün mallarını satsa dahi başaramayacağı milyarlık külfetlere sokmuştur. Halkın konut ihtiyacı için çok büyük önem verdiği kenar mahalleler çevresi, Narlı Yolu, Kilis Yolu, Şentepe gibi semtler ile halkın iş yeri ihtiyacı için milyarlar bağladığı Akçakoyun Şosesi ve Nizip Yolu civarı gibi alanlara Kent Bütünü kitabında gereği kadar dikkat çekilmemiştir. Mülkiyet, tapu ve kadastro durumu kitapta esas alınması gerekirken ikinci derecede olan konular esas alınmıştır. Bir planın tatbik kabiliyetinin, mülkiyet durumuna uygun olduğu ölçüde mümkün olabileceği gerçeği göz önünde tutulmamıştır.

Geleceğin 1990 yılı Gaziantep'ini gösteren nazım plân, 1973 yılı Gaziantep'inin kapladığı alandan daha küçük alanları imara almış bulunuyor. Nazım plân, mevcut Gaziantep şehrinden daha küçük tutulmuş.

Birinci seçilen nazım plana ilk bakışta, imar alanlarının çok dar tutulmuş olduğunu gören Gazianteplilerin çoğu; "bu plan işe yaramaz" hükmünü vermişlerdir. Birinci gelen planda kenar mahallelerde "17 yıl sonra dolacağı" belirtilen sahalar ile boş bırakılan alanların 1973 yılı Gaziantep’inde hali hazırda evlerle dolu olduğunu bilen Gaziantepliler şaşkına dönmüşlerdir. Şehrin hızla geliştiği Narlı Yolu, Kilis Yolu, İpek Yolu ve Akçakoyunlu yolu boyunca uzanan, halkın milyonlar bağladığı alanlarda; geniş istimlâk alanları, boş sahalar ve yeşil alanlar ayırt edilerek buralar imara kapatılmıştır.

Orta gelir grubunun 41 yıldan beri beklediği ve yüz milyonlar bağladığı Değirmiçem, Topraklık, Geverağzı ve Narlı Yolu batı kısmı gibi alanlar; yeni nazım planda fuar sahası ve kamu kesimi gibi istimlâk alanları gösterilerek imara kapatılmıştır. Yeni nazım planda halkın yarısını teşkil eden orta gelir grubuna mensup vatandaşların konut ve iş yeri ihtiyacı için ancak 1-2 yıllık talebi karşılayacak kadar çok küçük bir alan imara alınmıştır. Orta sınıf halka Narlı Yolu boyunda dahi imar alanları pek az ayrılmıştır.

Şehrin kenar mahallelerinde, çepeçevre halen evlerin yapıldığı alanlar yeni nazım planda boş bırakıldığından; orta altı ve az gelir grubuna dahil %40’lık vatandaş topluluğunun da imar alanı ihtiyacı karşılanmış değildir. Kenar mahallelerde gayrimenkullerini imara aldırarak parselletmek isteyen vatandaşlar ile imar parselli arazi satın alarak ihtilafsız ev yaptırmak isteyen vatandaşlar imarsız bırakılmıştır.

Yeni nazım plan, eski imar planlarına göre belediyeden ruhsat alınarak yapılan yüzlerce apartman, iş hanı ve pasajın yıkılmasını öngörmektedir. Şehrin en modern mahallesi hâline gelen Alleben Mahallesi'nde yapılan 200 apartmanın yeri "şehrin idare merkezi" seçilmiştir. Gaziler Caddesi gibi birçok caddenin iki tarafının 3’er metre genişletilmesi düşünülmüş; ancak belediyenin bütün mallarını satsa dahi sadece Gaziler Caddesi'ni istimlâk etmeye gücünün yetmeyeceği hesaba katılmamıştır.

Yeni nazım plan; orta ve yüksek gelir gruplu vatandaşlar için 3-4 yıl yetecek kadar çok dar alanları Sarıgüllük ve Çatalgöz Sosyal Sigortalar Hastanesi civarında imara açmış bulunmaktadır. Yeni nazım plan ilan edilir edilmez bu alanlarda arsa fiyatları birkaç misli artmış, arsa spekülasyonu şiddetlenmiştir. Yeni nazım planda halkın konut ve iş yeri ihtiyacı için ayrılan alanlar çok dar tutulmuştur. Organize Sanayi ve Küçük Sanayi bölgelerindeki alanlar bugünkü Gaziantep’in değil, 5-10 yıl sonraki Gaziantep’in ihtiyacını karşılayacak niteliktedir.

Gaziantep şehri halkı; Organize Sanayi ve Küçük Sanayi tesisleri yapılmadan, şehirden 8-10 km uzak alanlarda ev yapması mümkün değildir. Şehrin kenar mahallelerinde, ana yollar civarında ve şehrin içindeki arsa ve araziler imara kapatıldığından, Gaziantep şehri yeni nazım planla da imarsız kalmış bulunuyor. Bu durum, gelişigüzel ve ruhsatsız bina yapımı devrinin devam edeceği demektir. Bazı imara alınmış alanlarda arsa fiyatları çok artacak; yan yana, sağlığa zararlı ve çok yüksek fiyata mal olan apartmanlar çoğalacaktır. Kiralar ve arsa fiyatları inanılmayacak derecede yükselmeye devam edecek; müteahhitler inşaata başlamadan yapacakları katları satmayı sürdürecekler demektir. Yeni nazım planla belediye de gelirden mahrum bırakılmış olduğundan, birçok hizmeti yapamaz duruma düşürülmüştür.

Halbuki yeni nazım planda; Gaziantep şehri ve çevresinde yeşil alanlar ile kamu kesimi alanlarının çok geniş sahalar kapladığı göz önünde tutulmalıydı. Şehir nüfusunun Ankara'dan sonra Türkiye'nin büyük şehirleri içinde en hızlı oranda artan şehir olduğu düşünülerek; ayda nüfusu 1.700 kişi artan halkın konut ve iş yeri ihtiyacı için çok geniş alanlar imara alınmalıydı. Arsa karaborsası asgariye indirilmeliydi. Halkın milyarlar bağladığı millî servetin, kredi sıkıntısı çeken ticaret ve sanayi sektörüne aktarılması için; kamu kesimi ve yeşil saha ihtiyacı için ayrılan yeni sahalar 20-25 yıllık ihtiyaca yetecek kadar planlanmalıydı. Nazım planda yeşil saha ve kamu kesimi ihtiyacı olan sahalar 50-60 yıl yetecek kadar çok geniş tutulduğu hâlde, halkın konut ve iş yeri ihtiyacı için lazım olan alanlar ise 1-2 yıllık ihtiyacı karşılayacak derecede çok dar tutulmuştur. Çok adaletsiz ve nisbetsiz oranda sahalar ayırt edilmiştir.

Birinci gelen nazım planı hazırlayan uzmanların şahsına karşı kötüleyici bir iddiamız yoktur. Müsabakaya katılan 18 planı da hazırlayan uzmanların değerli kişiler olduklarını ve mesleklerini iyi bildiklerini planlardan anlıyoruz. Fakat planları hazırlayan kişiler, 1973 yılı Gaziantep şehrini, halkın gelecek hakkındaki düşüncelerini ve ihtiyacını tam öğrenemeden bir plan hazırlamış bulunuyorlar. Müsabaka ile hazırlanmış bir planın, baş döndürücü şekilde gelişen Gaziantep’in nazım planı olamayacağı gerçeğini kabul etmemiz gerekiyor. Bu plana Gaziantep halkını itaat ettirmemiz mümkün değildir.

Derhal nazım plânı yapacak ve devamlılığı sağlıyacak bir imar örgütünün kurulması gerekiyor.

Gaziantep Kent Bütünü kitabı önsözü ve son bahsinde yer alan görüşe biz de katılıyoruz. Derhal Gaziantep’te devamlı bir imar örgütünün kurulması gereklidir. Bu örgüt; her sınıf halkın şikayetlerini dinlemeli, derlemeli ve değerlendirmelidir. Hızla değişen şartları gösteren dokümanları toplamalı, gelişme seyirlerini tespit etmelidir. Bir arşiv deposu kurulmalıdır. Belediyenin imar elemanlarının görüşleri kadar halkın şikayetlerine de değer verilerek nazım plan yeni baştan düzenlenmelidir. Halkın çoğunun desteği sağlanmadan bir nazım planın tatbik edilmeyeceği gerçeğini her an unutmamak gerekiyor.

İşlerin çabuk yürümesini sağlamak için yarışmada birinci seçilen ekibin derhal iş başı yapmasından başka bir çare görmüyoruz. Birinci seçilen ekip; bir yandan yeni dokümanlar toplayarak nazım planı yeni baştan düzenlerken diğer yandan da halkın yüzlerce konut ve iş yeri yaptığı alanları geciktirmeden imara açmalı, şehrin gelişigüzel ve çirkin şekilde değil; güzel görünümlü ve trafiğe elverişli şekilde gelişmesine yardımcı olmalıdır. İş başına gelecek ekip; mülkiyet ve tapudaki gerçekleri her an birinci planda göz önüne alırsa, halkla temasını kesmezse halkın çoğunluğunun desteğini ve saygısını her zaman sağlayacak ve planın tatbiki mümkün olacaktır.

Halkın milyarlar bağladığı alanlar imara kapatılır veya daha değersiz hâle getirilecek şekilde imar planları yapılırsa halkın desteğini beklemek bir hayal olacak; plan tatbik edilmeyecek ve halk bildiğini yapacaktır. Gaziantep yine plansız kalacaktır. İlk nazım plan gibi yeni nazım planın da rafa kaldırılmaması ve halka yol gösterici olması için iş başı yapacak ekibin halkla iş birliği yapması gerekiyor. En büyük arzumuz; Gaziantep şehrinin bundan sonra halkın arzusuna da uygun şekilde, planlı ve güzel şekilde geliştiğini görmektir.