KULLANILMAYAN KELİMELER
Gaziantep lehçesiyle İstanbul lehçesi arasındaki farkı tespit ederken yalnız Gaziantep lehçesinde "bulunan’’ unsurları kaydetmek kâfi değildir. Bulunmayan unsurları da araştırmak lazımdır.
“Gaziantep dilinin tetkiki’’ adlı kitabımızın “mahallî kelimeler" bahsi bir luğatçedir. Orada Gaziantep lehçesine mahsus olup İstanbul lehçesinde bulunmayan kelimeler gösterilmiş ve manaları izah olunmuştur.
(1) Büyük bir kısmı yalnız İstanbul lehçesinde kullanılır; Gaziantep lehçesinde hiç kullanılmaz: sürçmek, talaş gibi.
(2) Bir kısmı hem İstanbul lehçesinde, hem Gaziantep lehçesinde vardır. Fakat İstanbul lehçesindeki manası ile Gaziantep'te kullanılmaz. Gaziantep'teki manası ile de İstanbul'da kullanılmaz: Çıkışmak, erişmek gibi.
(3) Bir kısmı da İstanbul lehçesinde bir kaç manaya gelir. Kelime bu manalardan bazılarını ifade etmek için Gaziantep'te kullanılmaz. Ancak diğer bazılarını ifade etmek için kullanılır: Çiğnemek, ihtiyarlamak gibi.
Kelimeleri bu karakterlerine göre şema ile temsil edebiliriz. Mustatiller kelimeleri, mustatillere bitişik çizgiler manaları gösterir.
FOTOĞRAF 1: Şema.
Buradaki numaralar, yukarıda izah edilen nevilere tekabül ediyor: Bir numaralı şemaya göre kelimenin İstanbul'da birkaç manası vardır; Gaziantep'te bu kelime yoktur.
İki numaralı şemaya göre kelimenin İstanbul'da ve Gaziantep'te üçer manaları vardır. Fakat bu manalar arasında iştirak yoktur; her iki lehçenin istikametleri ayrıdır.
Üç numaralı şemaya göre kelimenin bir manası İstanbul ve Gaziantep lehçeleri arasında müşterektir. Diğer iki manası yalnız İstanbul lehçesine mahsuptur; yani bu iki mananın Gaziantep lehçesindeki kelime ile münasebeti yoktur.
Alfabe sırası ile aşağıya yazdığımız “Gaziantep'te kullanılmayan kelimeler’’ hep Türkçedir. İçlerinde başka dilden alınmış birkaç kelime varsa da, asıllarını düşündürmeyecek kadar Türkçeleşmiştirler; yerlerine de Türkçe başka kelimeler kullanılmamaktadır. İstanbul lehçesinde Arapçaya, Farsçaya veya gaip dillerine mensup daha birçok kelimeler vardır ki Gaziantep'te kullanılmaz. Fakat biz bu bahse onları karıştırmadık. Burada yalnız Türkçe kelimeleri ele aldık. Bu kelimelerin manaları herkesçe malum olduğundan ayrıca izahat vermeğe lüzum görmedik. Yalnız İstanbul'da kullanılan kelime yerine Gaziantep'te hususi bir kelime kullanılıyorsa ki bu karşılık bazan Türkçedir, bazen değildir onu gösterdik. Karşılığı gösterilmeyen İstanbul kelimesini Gaziantep halkının, aynı manada olan ve herkesçe bilinen başka bir kelime, bir tabir yahut bir izah ile ifade ettiği anlaşılmalıdır:
Abanmak
Abuksabuk: Apırsapır, devedarı
Acımak: Bu kelimenin kullanılmaması yalnız “ağrımak’’ manasına münhasırdır. Müteessir olmak, kıymamak manalarına Gaziantep'te de kullanılır: “yaram acıyor” denmez, "haline acıyorum", "parasına acımıyor" denilir.
Afallamak:
Ağabey: Ağa, ede
Ağda: Hakık
Ağıl:
Ağustos böceği: Sırsır
Alay etmek: Türlü manalarından birisi için "Kerç etmek"
Alık: Türlü manalarından birisi için "dengeser"
Alıkoymak:
Alkış:
Apışmak:
Aptal:
Aşırmak: Bu kelimenin kullanılmasında yalnız "hırsızlamak" manasına münhasırdır. Üstünden geçirmek manasına Gaziantep'te de kullanılır.
Atak:
Atlatmak:
Aylı: hayat
Ayl(nida)
Ayak diremek
Bahçivan
Bardak: Bu kelime "kadeh ve kâse" karşılığı olarak kullanılmaz. Gaziantep'te "kiremit" eve "toprak desti" ye "bardak" denilirdi.
Bayağı:
Bel:
Becermek: Bu kelime İstanbul'daki manasıyla kullanılmaz. O mevkide "beşirlemek’’ kullanılır. Gaziantep'te "becermek" kelimesi varsa da "sıçıp berbat etmek" demektir.
Bedeva: Beleş
Belirmek:
Biteviye:
Bodur:
Bora:
Böğrülce: Loğlaz
Burcak: cılban
Caba:
Cadaloz:
Cavlak:
Cılız: hıra
Cimri: mıkrız
Civciv: gurk
Civcivli: türlü malarından birisi için "tuygunluk"
Çakmak (şimşek): şakımak
Çap:
Çapalamak:
Çapraşık:
Çapul:
Çeşme:"umuma su vermek için yapılmış yer’’ manasına Gaziantep'te "çeşme" kullanılmaz; kastel kullanılır. Gaziantep'te de kullanılır.
Çetrefil:
Çiğnemek: Bu kelimenin kullanılması "tepelemek’’ manasına münhasırdır. "Dişler arasında ezmek’’ manasına Gaziantep'te de kullanılır.
Çiselemek: pisengelmek
Çit: Siyec. Gaziantep'te de bir "çit" vardır ki mensucattan "basma" nın karşılığıdır.
Çakışmak:Bu kelime İstanbulda'ki gibi itap etmek, azarlamak manalarına kullanılmaz. Gaziantep'te “çıkışmak’’ kelimesi vardır. Fakat manası: Birkaç mal üzerinde ortaklıkları bulunan kimselerin anlaşarak her biri bir mal alıp birbirlerine karşı alacaklı, borçlu kalmayacak surette hesaplaşmaları ve şirketi tasfiye etmeleri yani ortaklıktan hep beraber çıkmaları’’ dır. Mesela üç şahsın bir at üzerinde ortaklıkları vardır. At iki yavru doğurur. Ortaklar aralarında anlaşırlar. Fiyat farkı varsa birbirlerine ödemek suretiyle ortaklardan biri atı, diğeri bir yavruyu, üçüncüsü de o bir yavruyu alır ve artık ortaklığa nihayet verirler. Böylece çıkışmış olurlar.
Çırpmak (el): çibik çalmak.
Yazan: Gaziantep Mebusu Ömer Asım AKSOY
(Devam Edecek)