Sayın Şevket Raşit Hatipoğlu,

Millî Eğitim Bakanımız,


Gaziantepliler bundan 15 yıl evvel Halkevleri'nin bıraktığı boşluğu doldurmak için Gaziantep Kültür Derneği'ni kurmuşlardı. Gaziantep Kültür Derneği, Gaziantep hakkında her türlü bilgiyi araştırmak ve derlemek işine de büyük önem vermektedir. Derlenen bilgiler, beş yıldan beri yayımladığı aylık Gaziantep Kültür Dergisi’nde veya kitap ve broşürler hâlinde yayımlanmaktadır. Dernek yayınları, Millî Eğitim Bakanlığı Yayımlar Müdürlüğünce de satın alınarak kütüphanelere dağıtılmaktadır. Derneğin Gaziantep bölgesinde giriştiği bilgi araştırma ve derleme çalışmalarından, millî eğitimle ilgili elde ettiği görüşleri sayın bakanımıza sunmayı millî bir ödev bildik:


Gaziantep, Güneydoğu Anadolu’muzun ayrılmaz bir parçasıdır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’muzun en büyük şehri olan Gaziantep, aynı zamanda iktisadi yönden de Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun en gelişmiş bölgesidir. Gaziantep bir ticaret ve sanayi merkezidir. Her gün Doğu ve Güneydoğulu yüzlerce tüccar ve esnaf Gaziantep’e gelir ve gider. Bütün Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu’nun Gaziantep şehri ile sosyal ve iktisadi münasebetleri çok geniştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’muzun en büyük davası, millî eğitimdir. Çünkü Doğu ve Güneydoğu’da milyonlarca vatandaşımız ev ve sokaklarında Türkçe konuşmazlar. Kürtçe ve güneyde Arapça yaygın hâldedir. Türkçe konuşan vatandaşlar daha ziyade Erzurum, Diyarbakır, Urfa, Bitlis gibi merkezlerde toplanmıştır. Her bölgede karışık harslar birbirine girmiş olup sık sık Kürtçe, Arapça ve Türkçe konuşanlara rastlanmaktadır. Bu durum, aynı bölgede yaşayan vatandaşlarımızı birbirine ısındırmadığından birçok memleket davası halledilmeden yüzüstü kalmaktadır. Sadece Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Gaziantep yöresinde Türkçe konuşan ve harsları bir olan vatandaşlar toplu hâlde bulunmaktadırlar. Gaziantep bölgesi sadece il sınırları ile mahdut değildir. Doğuda Birecik ve Halfeti’ye, kuzeyde Maraş ve Besni’ye, güneyde Kilis’in 15-20 kilometre güneyine kadar uzanan toprakların Gaziantep bölgesi sayılması gerekir. Bu bölgede yaşayan vatandaşlarımızın ezici çoğunluğu Türkçe konuşur, birbirine benzer örf ve adetleri vardır. Türkiyemizin millî davalarında çok hassastırlar; bu birlik sayesinde devletin geniş yardımı olmadan da Gaziantep, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en gelişmiş bölgesi olmaya muvaffak olmuştur.


Türkiyemizin en büyük davalarından biri; yurdumuzun çok büyük bir kısmını kaplayan, tabii imkânlara sahip Doğu ve Güneydoğu Anadolu’muzun millî eğitim yolu ile lisan ve kültür birliğini temin etmektir. Şimdiye kadar bu yolda devletimizin ciddi bir adım atmadığı kanaatindeyiz. Erzurum’da kurulan üniversitenin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun eğitim davasına, aradan yıllar geçmesine rağmen fazla bir faydası olmadığı müşahede edilmektedir. Erzurum, Diyarbakır, Elazığ veya Malatya’da kurulacak orta ve yükseköğretim müesseselerinin büyük randımanlı olamayacağı kanaatindeyiz. Çünkü bu yörelerde yaşayan vatandaşlar çok karışık, birbirine zıt lisan kullanmakta; örf ve adetleri birbirine benzemediğinden birlik olamamaktadırlar. Böyle bir hava içinde bulunan orta ve yükseköğrenim müesseselerinin Güneydoğu ve Doğu Anadolu’muzun dil ve hars birliğini temin etmesine imkân yoktur. Eğer Doğu ve Güneydoğu Anadolu’muzun millî eğitim davasını kısa bir zamanda halletmek istiyorsak Türkçe konuşan, harsları bir olan ve toplu hâlde bulunan vatandaşlarımızın yaşadığı Gaziantep bölgesinde belli başlı orta ve yükseköğretim müesseselerinin derhâl kurulması gerekir. Millî duyguları çok hassas olan bu bölgede kurulacak eğitim ve öğretim müesseselerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’muzun dil ve hars birliğini sağlayacağına inanıyoruz. Küçük yaştan beri kulağı Türkçe ile dolmamış gençlerimizin yetiştirilseler dahi dil ve hars birliğini sağlayacaklarına imkân görmüyoruz.


Doğu ve Güneydoğu Anadolu’muzda Türkçenin genel dil olması, Türk harsının büyük çoğunluk tarafından benimsenmesi için Gaziantep, Kilis gibi şehirlerin merkez yapılarak büyük millî eğitim müesseselerinin tercihen buralarda kurulmasına zaruret vardır. İlk iş olarak 1963 programına alınması gereken hususları şöylece sıralayabiliriz:


Gaziantep’te bir araştırma merkezi kurulması: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Enstitüsü, Gaziantep’te bir araştırma merkezi açmak istemektedir. Araştırma merkezi, Gaziantep bölgesinin sosyal bünyesini ilmi metotlarla tespit edecektir. Gaziantep bölgesinin nasıl dil bütünlüğünü, hars bütünlüğünü sağladığı ve muhafaza ettiği; yabancı lisanlar ve harslara karşı nasıl bir usul takip ettiği; millî davalarda Gaziantep bölgesinde yaşayan insanların Türkiye’de ilk defa, ilk tepkiyi göstermesinin sebeplerini bu kurulacak araştırma enstitüsü tespit edecektir. Araştırma enstitüsünün ilmi metotlarla tespit edeceği prensipler, bu bölgede kurulacak orta ve yükseköğretim müesseselerinde çalışacak öğretim üyelerinin öğrenmesi ve bu prensiplere göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun eğitim davasının ele alınması gerekmektedir. Bu sebeplerden Gaziantep’te bir araştırma enstitüsünün kurulması için Millî Eğitim Bakanlığımızın acele davranmasını, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Enstitüsüne gerekli tahsisatı cömertçe koydurmasını dileriz.


Ortaöğretim müesseselerine öğretmen yetiştirecek olan eğitim enstitülerinden üçünün 1963 yılında Gaziantep, Kilis ve mümkünse Nizip’te derhâl açılmasını da dileriz.


İlkokula öğretmen yetiştiren Gaziantep İlköğretmen Okulunun 1963 yılında yeni bir binaya kavuşturulmasını, öğretim kadrosunun çok genişletilmesini, öğrencilerin tercihan Gaziantep bölgesinden alınmasını; Gaziantep Öğretmen Okulunun bir bölge okulu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya ışık tutacak genişlikte olmasını da dileriz.


Gaziantep bir sanayi merkezidir. En büyük davası, enerji azlığı ve enerjinin çok pahalı olmasıdır. Enerjinin pahalı ve az olması sebebiyle sanayi süratli gelişemiyor. Keban Barajı’nın yapılması gerçekleşirse Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun iktisaden kalkınması için en zaruri vasat hazırlanmış olacaktır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da sanayi alanında en gelişmiş bir durumda bulunan Gaziantep bölgesinde teknik okulların tercihan kurulması gerekmektedir. Bu bölgede kurulacak teknik okullardan yetişecek elemanların kısa zamanda çok randıman vereceği, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun iktisadi yönden de süratle kalkınmasının mümkün olacağı kanaatindeyiz. Gaziantep bölgesinde Türkiye’nin en faal hususi teşebbüs elemanları bir arada bulunmaktadırlar. Devletimizden enerji gibi en zaruri ihtiyaçlarını temin etmesini beklemektedirler. Bu elemanların çocukları ilmi ve teknik bilgilerle de yetiştirilirse devlete yük olmadan büyük başarılar sağlayacaklardır.


Sözün kısası; Doğu ve Güneydoğu Anadolu’muzun lisan ve hars birliğini sağlamak için devletimizin millî eğitim politikasının yeni baştan düzenlenmesini sayın bakanımızdan önemle dileriz. 05.12.1962


Gaziantep Kültür Derneği

Merkez Yönetim Kurulu Adına

Başkan Yardımcısı Avukat

Hulusi Yetkin