(GEÇEN SAYIDAN DEVAM)
Hakkında vuku bulan davet üzerine, Yona Nahiyesi'ne bağlı Haral köyüne gittim. Filhakika, köyün civarında ve Sacur Deresi garbindeki Haral Höyüğü'nden bölünmüş, siyah taştan bir öküz heykeli müze için hediye edildi. Kezalik, bu ırmak kenarında müteaddit höyükler tesbit ettim. Tılbaşar Kalesi, burada en mühim tarih mevkilerdendir Buranın eski adı Kale-i Seraser'dir. Yani başlı başına bir kale demektir. Bu dere boyundaki büyükler Haral Höyüğü-Ağca Höyük, Yenice Höyük vasılıdır.
Haral Höyüğü'nün tepelerinden Suriye'ye doğru uzanan uçsuz bucaksız bir çöl manzarası içinde Akcakoyunlu Ovası, eski Türkmen atlarının aeklevilerle yarış ettiğini gösteren izlerle doludur.
Bu ovada Telhalit Höyüğü, merhum Ali Cenani'nin köyünün yanındadır. Hatta ötesine İlbeyli Diyarı ve berisine de Dere Köyü Ovası derler. Haral köyü içinde, eski yunanca yazılı bir meyar taşı da bulunmuş ve köy mektebinde muhafaza altına alınmıştır. Haral köyü benim için bir folklor tetkik kaynağı olmuştur. Köyün ileri gelenlerinden Ali Koç ve Haydar Dedelerle tanıştım. Haydar Dede altmışlık bir ihtiyardır. Güzel saz çalıyor ve kendi şiirlerinden okuyor. Bu şiiri benim için çaldı.
Hak nasip eder de gitmek dilersen
Selam söyle bizden soran canlara
Şarden meta abp satmak istersen
Selam söyle bizden soran canlara
Gittiğin yer engin olsnn, düz olsun
Vardığın yer sazlı, kutlu yaz olsun
Yürü canım gelişlerin tiz olsun
Selam söyle bizden soran canlara
Erler pirler işin aşan eylesin
Hıdır seni menziline yetirsin
Hak selâmet versin asan getirsin
Selam eyle bizden soran canlara
Seni ısmarladım gani süphane
Hayır himmet sevdiğine yarana
Galiba ayrılık duştu bu ane
Selam söyle bizden soran canlara
Haydarım söylerki doğrudur sözüm
Firkat ateşi ile dağlıdır özüm
Hasretle bekliyor bölüğü gözüm
Selam söyle bizden soran canlara
Haral muallimi Mahmut Nedim Hircani'yi de burada tanıdım. Antep'in değerli evlatlarından ve kalender tabiatlı şair bir maarifçidir. Bu zâtın kendi söylediği şiirlerden bir kaçını aşağıya arz ediyorum.
Mert olanlar atar kalpten sıvayı
Bu dünya cifedir, talibi kelptir.
Kenz Kenzullah'tan nur-ü Hüdâ-yı
Ahz-u feyz edenler kâmili merttir.
Nice canlar geldi, geçti bu kevn den
Ne bulduysa buldu kendi özünden
Arif anlar arifanın özünden
"Men arefe " sırrı bahri hikmettir.
Hakikat bahrine dalayım dersen
Bu ummandan gevher alayım dersen
Bubahçeden güller dereyim dersen
Ehl-i dile güller, bu muhabbettir.
Cemale âşık ol didara kavuş
"Semme vechullah" de Hak ile buluş
Ehl-i hakikatle her yönde buluş
Kemter kullarına lutf u rahmettir.
Üçlerin, beşlerin, kırkların cemi
Yedilere yeten bilir bu demi.
Dört kapı kırk makamdan içeri
Engür içip içenlere devlettir.
“Skahüm rabbühüm şeraben tahur "
Üç harf beş nokta çün ede zuhur
İydi edha, İydi ekber yar budur
Hazreti İsmail'e inen “kebeş"tir
-Arkası Var-