Hattat: Güzel el yazıları yazan sanatçı demektir.

Hakkâk: Maden, ağaç ve taş üzerine elle yazı veya şekil oyan kimsedir. Mühür kazıyanlar da hakkâktırlar. Eski dilde "hüsnühat" denen güzel el yazısını büyük Peygamberimiz: «Güzel el yazısı rızık (azık) anahtarlarındandır.» hadis-i şerifleriyle ümmetine tavsiye buyurmaktadırlar. Hakkâklık da güzel el yazıları yazmak sanatı kadar güzel sanatlardandır ve zevkli bir geçim vasıtasıdır.

Ben bu yazımda bu tür Gaziantep sanatçılarından ancak 16 tanesini tanıtabiliyorum. Ne yapalım, «Babamın adı Hıdır, elimden gelen budur.»

Halbuki vaktiyle (Küçük Buhara) diye bilim dünyasında ün alan Gazikent’in kim bilir daha ne kadar böyle sanatçıları vardır?! Benim bu yazım, şimdiye dek Gaziantep folklorcularının dokunmadığı bir konuya dokunmak suretiyle aydınlarımıza yeni bir çığır açmaktadır; beni izlemelerini dilerim.

Sanatçılarımızın, Türkiye çapında birer sanatçı oldukları iddiasında değilim; o işi büyük araştırmacılarımız yapmıştır ve yapmaktadırlar. Benimki, karınca kararınca, Gaziantep kubbesinde hoş seda bırakıp giden mahallî sanatçılarımızı tanıtmaktır. Folklorun bizden istediği zaten bu değil mi?

Şimdi bunların adlarını veriyorum:

1- MÜNİF PAŞA: Osmanlılar devri Maarif Nazırlarından (Milli Eğitim Bakanlarından)dır. Şairdir, eğitimcidir, hattattır. Hal tercümesi birçok kitapta geçer. Osmanlı edebiyatının tanınmış kişilerindendir.

2- AHMET ÇELEBİ: Hal tercümesi, Hikmet Turhan Dağlıoğlu dostumun "Gaziantep Meşahiri" adlı kitabının 34. sayfasındadır.

3- ABDULLAH ŞEYH MEHMET EFENDİ: Kimliği yine aynı kitabın 55. sayfasındadır.

4- YEĞEN MUSTAFA EFENDİ: Bu ismi bana, folklorcu aziz dostum Avukat Cemil Cahit Güzelbey verdi. Halen incelemekte olduğu Antep Şer’iye Mahkemesi Sicillerinin 109 sayılı defterinin 36. sayfasında bu hattatın adına rastlanmıştır.

5- MAZHAR EFENDİ: Hem hattat hem kudretli bir aruz vezni şairidir. Kimliği "Gaziantep Büyükleri" adlı kitabımın 102. sayfasında yazılıdır.

6- HAÇETÇİZADE HÜSEYİN AŞKI EFENDİ: Hattat ve şairdir. El yazması Kur'an-ı Keriminin sülüs yazıları, Hafız Osman basması Kur’an-ı Kerim yazıları kadar güzeldir. Bu zat şair olduğu kadar, hattat olduğu kadar da tezhipçi (nakış sanatçısı)dir. Hal tercümesi yine "Gaziantep Büyükleri" kitabındadır ve bu sanatçı benim babaannemdir.

7- NÂFİ EFENDİ: Münif Paşanın babasıdır. Şair ve hattattır.

8- KEPKEPZADE ŞAKİR EFENDİ: Halen Gaziantep’in tüccarlarından ve tanınmış ailelerinden Asım Kepkep’in babasıdır. Vaktiyle Antep Rüşdiye Mektebinde yıllarca hüsnühat muallimliği yapmıştır. Eski yazı türlerinden halkın "ince yazı" dediği rık’a yazısı çok güzeldi.

9- KASABINOĞLU ÖKKÂŞ EFENDİ: 1910’dan 1913 yılına değin Antep’te hizmet gören, 3 yıl tahsil süreli Dârülmuallimîn (Erkek Öğretmen Okulu) hüsnühat muallimliği yapmıştır. Rık’a yazısı çok güzel olan Ökkâş Efendi bu mektepte benim de hocamdı. Kendisi, şimdi Gaziantep’te "Kasapseçkin" soyadını alan iş adamları ailesindendir.

10- ARZUHALCİ ALİ EFENDİ: Hattat ve şairdir. Onun zamanında kendisi gibi birçok arzuhalci var idi ama bunların hiçbirinin adının başında arzuhalci kelimesi yoktu. Arzuhalci Ali Efendinin rık’a yazısı çok güzel ve ifadeleri çok düzgün olduğundan dolayı bu unvanı hak etmişti.

11- ŞİMŞİRZADE HASAN EFENDİ: Hattat ve hakkâktır. Rık’ası çok güzeldi.

12- HASAN ZÂFİR ÖZHAN BEY: Benim hem medrese hem mektep hem de öğretmenlik arkadaşımdır. Eski harfli sülüs ve rık’a yazıları çok güzeldi. Medresede sülüs yazı ile daima "Mübînli Yasin" adlı bir dua yazar, isteyenlere verirdi. Yeni harfli yazısı da çok güzel idi. Hakkâktı da.

13- DUTKUŞU MUSTAFA EFENDİ: Hattat ve hakkâktır. Gaziantep Erkek Sanat Okulu öğretmenlerinden iken bu vazifeyi bırakıp şimdi yine Antep’te hızarcılık yapan Lütfü Dutkuşu’nun babasıdır. Rık’a ve talik yazıları çok güzeldir. Merhum Bülbülzade Hacı Abdullah Edip Efendi’nin Balıklı’da yaptırdığı evinin üst katı salonunun dört duvarına çepeçevre bir sıra halinde iri harflerle yazılmış talik yazı onundu. Manzume uzun ve altılı bir aruz şiiri idi. Her parçanın tekerrür eden son beyti şu idi:

«Ne kadar olsa da bâlâ mesken: Akıbet zîrizemindir medfen.»

Manzume Hoca Efendi’nin kendi eseriydi. Dutkuşu Mustafa Efendi’nin medreselilerce bir adı da "Keklik Hoca" idi.

14- MUSTAFA FEHİM EFENDİ: Gaziantepçe tanınmış Hasırcıoğlu ailesindendir. Kendi el yazması bir de Antep salnamesi var; şimdi bu aile Tüzün soyadını almıştır. Gaziantep Özel İdare müdür muavinliğinden emekli 90 yaşındaki oğlu şimdi Gaziantep’te oturmaktadır. Hasırcıoğlu Hafız Mehmet Ağa adındaki ünlü ve nükteci Gaziantep şairimiz de bu ailedendir. Bu zatın adı "Kâmûsü'l-A'lâm"a da geçmiştir.

15- AHMET MUHLİS EFENDİ: Bu da Hasırcıoğlu ailesinin yüksek atalarındandır. Antep halkı bu aileye (Muhlis Efendioğlu) ailesi derler.

16- YASİN EFENDİ: Gaziantep’in eski ve köklü ailelerinden (Göğüş) ailesine mensuptur. Rık’a yazısı çok güzeldir. Yıllarca Antep’te "Maarif-i Mahalliye" adlı kültür derneğinde kâtiplik yapmıştır.

Benim bulabildiğim hattat ve hakkâklar burada bitti ama Antep hattat ve hakkâkları bitmedi. Geri kalanlar himmet bekliyorlar. Bu 16 kişinin hepsi de bugün Hakk’ın rahmetine kavuşmuşlardır. Nur içinde yatsınlar.

Ben bu 16 sanatçıdan 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 16 rakamlarında yazılı 8 tanesini sağlıklarında şahsen tanırım ve birkaçı da dostumdur. Hepsinin de güzel yazılarını bizzat gördüm. 6 numaradaki zat da zaten dedemdir ve bugün Gaziantep’te el yazması birkaç nüsha Kur'an-ı Kerimleriyle talik yazılı bir "Mülhime-i Müneccime" kitabı var.

Geriye kalan altı sanatçının da hattat olduklarını; isimleri maddelerinde adlarını verdiğim kitaplarla Şer’iye Mahkemesi Sicillerinden öğrenmiş bulunuyorum. Hattatlıklarına dair elde mevcut birer eserleri yok ama hattat olduklarını yazan eserler mazbuttur.

Zaten benim gibi 80 yaşındaki bir araştırmacıdan da bundan fazlası beklenemez ki. Emaneti genç araştırmacılarımıza devir ve teslim etmek zamanım da gelip çatmak üzeredir. Bu yazımla 16 kişinin daha hayatını yazmak suretiyle onları manen diriltmiş olmanın huzuru içinde huzurunuzdan ayrılıyorum aziz okurlarım. Allah’a ısmarladık!..

Şakir Sabri YENER