Bıraktığı defterlerle Gaziantep’in bazı meşhurlarına, tarihine ve kendi yaşadığı devre ait bir kısım olaylara ışık tutan Hasırcıoğullarından Mustafa Fehim Efendi'nin [1] "Mecmuatü'l-Letaif" adını taşıyan el yazması defterinin seksen üçüncü sayfasında, Gaziantep-Halep şosasının yapılışına dair bir nizamnamenin sureti kayıtlıdır.


Bölgenin bayındırlık tarihi bakımından önemli bulduğumuz bu belgeyi bugünkü yazı diline çevirerek aşağıya alıyorum:


“Antep’ten Halep’e kadar uzatılması kararlaştırılan şosa yolunun kullanılış suretine dair geçici nizamnamedir:


Birinci madde: Şosa yapımı, Antep Belediye Meclisinin aşağıda elde edilecek gelirleriyle birtakım zengin ve hamiyetli kimselerin yardımıyla olacaktır. 10 senelik araba yapmak ve işletmek imtiyazı sözü geçen belediye meclisine ait bulunacaktır.


İkinci madde: Sözü geçen yolun uzatılmasından sonra hayvanla kimsenin geçmeye yetkisi olmayacağından buradan hayvana binili olarak geçeceklerden koçan ile bir mecidiye çeyreği alınacaktır.


Üçüncü madde: Elân Antep’ten Halep’e, Halep’ten Antep’e 2,5 mecidiye ile mekkâre hayvanıyla gidilip gelindiği soruşturmayla anlaşıldığından bu ücretin üstüne yalnız bir mecidiye daha ilavesiyle, ileride düzeltilmek üzere 3,5 mecidiyeden fazla alınamayacaktır.


Dördüncü madde: Her yolcu katırcıyla gittiği takdirde herhâlde bir heybesi olacağından, bir misafirin yirmi okkaya kadar olan yükü parasız kabul edilecektir.


Beşinci madde: Yapılan soruşturmaya göre Antep’ten Halep’e, Halep’ten Antep’e kadar bir yükün okka başına rayiç yirmi para alındığı cihetle, sürat ve kolaylığından ötürü 10 para daha eklenerek her okkaya sonra düzeltilmesi kabil olmak üzere 30 para alınacaktır.


Altıncı madde: Başlanacak yolun yapılması Kaymakam Bey nezaretiyle idare kurulu üyesinden bir, belediye üyesinden bir ve dışarıdan da yani halkın ileri gelenlerinden bir kişi olmak üzere dört kimsenin oyları ve tutanaklarıyla geçici masraf yapılacak; bunlardan birisinin tek başına hiçbir para harcamaya hak ve yetkisi olmayacaktır.


Yedinci madde: Şimdiki hâlde yapım işi için köylerden istenilmesi gerekecek işçilerle hükûmetin yardımı, zabıta erleri ve belediye çavuşlarının gönderilmesi tabiidir.


Antep’ten Halep’e kadar uzatılması kararlaştırılan şosa yolunun masrafları ve yapımı Antep Belediye Meclisinin ileride vuku bulacak geliriyle zengin ve hamiyetli kimselerin yardımıyla meydana gelecek paralardan sarf edilmek ve ödenmek, bu şosa yolunun tamamlanması hâlinde sair ahali tarafından müdahale olunmayıp bu yolun ileride olacak bütün gelirleri Antep Belediye sandık varidatına eklenmek şartıyla; kaymakam tarafından yapılacak nezaretle birlikte idare meclisi ile meclis-i âcizanemizden (Belediye Meclisinden) ve halkın ileri gelenlerinden ileride nasp ve tayin olunacak memurlarla adı geçen yola hemen başlanarak masraflarının yavaş yavaş sarf ve ödeneceği cihetiyle durumun vilayete bildirilmesi için işbu ilam sunulmuştur. 1 Rebiülevvel 98 - 18 Şubat 96 [2]”


Yukarıya aldığım nizamnameden anladığımıza göre; Gaziantep-Halep şosası bundan 83 yıl önce açılmıştır. Nizamnamenin metninde "temdit" yani "uzatma" sözü geçmektedir. Bununla hangi yolun uzatılarak Antep-Halep arasının yapıldığı açıkça anlaşılamıyor. Eğer temdit sözü Halep’ten itibaren kabul edilmiyorsa, o vakitler Antep’e Araban veya Maraş'tan gelen bir şosanın varlığına hükmetmek gerekiyor.


Yolun yapımı zengin ve hayırsever halkın yardımı ve hükûmetin desteğiyle olmuştur. Yolun çalışması kaymakamın başkanlığında kurulan bir heyet tarafından yürütülecek bir nevi işletme gibidir. Antep-Halep arasında araba çalıştırmak bu işletmenin tekelindedir. Ayrıca araba yapımı da aynı kurulun inhisarına bırakılmıştır. Şu var ki yolun yapımı bittikten sonra buradan geçenlerin kontrolü, nizamname hükümlerinin yürütülme şekli doğrudan mı yoksa sonradan bir iltizam usulüne mi bağlandı, burası belli değildir. Ancak yol yapıldıktan sonra buradan geçecek atlılardan beşer kuruş geçiş hakkı alındığı görülüyor. Bu hâl, vaktiyle Galata Köprüsü'nden geçenlerden belediyece para tahsiline benzer bir usuldür. Yine metinden anladığımıza göre demir yollarında ve otobüslerde olduğu gibi yirmi okkalık bir bagaj hakkı tanınmıştır. [3]

[1] Gaziantep Kültür Dergisi, Cilt 4, sayfa 63'e bakınız.

[2] Burada 98 tarihi Hicri 1298 ve 96 da Rumi 1296'dır.

[3] Bir okka veya kıyye, 1 kilogram 282 gramdır.