Gazi M. Kemal İlkokulu’nun tarihçesini iki bakımdan ele almak gerek.

1— Okulun geçirdiği safhalar bakımından
2— Binanın geçirdiği safhalar bakımından

1— OKULUN GEÇİRDİĞİ SAFHALAR

Bu okul, Gazi M. Kemal adını almadan evvel şu isimleri taşımıştır:

1— Yenituran
2— Birinci İlk Erkek Mektebi
3— Akyol Mektebi

Şimdi bu namlarla hangi binalarda bulunduğunu gözden geçirelim:

Yenituran Mektebi, Gaziantep’in Fransız işgalinden kurtuluşundan az sonra, 1 Aralık 1921’de açılmıştır. Her ne kadar Antep’in kurtuluşu her senenin Aralık ayının 25’inde kutlanmakta ise de asıl Türk Hükûmeti Antep’e 12 Kasım 1921’de girmiş ve Fransızlardan teslim almıştır. Bu kurtuluşun bu tarihe alınması için Gaziantep Belediye Şehir Meclisi’nde bir takrir verilmiştir. Yakında bir karara bağlanacaktır. Onun için Yenituran Mektebi’nin 1 Aralık 1921’de açılmasıyla Antep’in kurtuluş tarihi olan 25 Aralık 1921 arasında bir mübayenet yoktur. Şimdiki Emniyet Dairesinin karşısında, Muhittin Büdeyri’nin oturduğu 28 numaralı evde açılmıştır. Bu okulun zamanki tabiri ile başmuallimi Kilisli Vakıf Bey idi. Bu tarihlerde bu bina Millî Emlâk’ındı. O zaman, yine aslen Ermeni Mektebi olarak yapılıp kurtuluştan sonra Millî Emlâk’a mal olan şimdiki Sakarya Mektebi, Türk askerlerinin işgali altında idi. 1924 yılında bu mektep askerler tarafından tahliye edilince, Yenituran Mektebi bu binaya taşındı ve adı “Birinci İlk Erkek Mektebi” oldu. O zaman, şimdiki Gazi Okulu binasında bir “Köy Yatı Mektebi” açılarak Yenituran başmuallimi Vakıf Bey buraya müdür oldu ve Birinci Erkek Mektebi’ne de şimdiki İsmet Paşa Okulu öğretmenlerinden Sait Doğrul başmuallim oldu. Sonra bu da oradan başka bir okula geçti. Birinci İlk Erkek Mektebi’ne sıra ile şu zatlar başmuallim oldular: Kadıoğlu Ahmet Bey, Kilisli Hafız Ahmet, Kilisli Abdülkadir Bey, Sadullah Bey. Sadullah Bey zamanında, yani 1928—1929 ders yılında, Birinci İlk Erkek Mektebi şimdi boş duran ve evvelce askerî mahfel olan binaya (Akyol’da Kırkayak Bahçesi karşısına) taşındı. Burada da “Akyol Mektebi” adını aldı. Ve çıktığı binada, yani şimdiki Sakarya Okulu binasında da evvela bir “Ana Mektebi” açıldı ve Kilisli Şaziye Hanım bu mektebin müdiresi oldu. Sonra bu Ana Mektebi de lağvedilerek yerinde “Kuzanlı Mektebi” adı ile bir ilk mektep açıldı ve Vahi Bey de bu mektebe başmuallim oldu. Sonradan bu isim de kaldırılarak adı “Sakarya Mektebi” oldu ve Orhan Zeki de başmuallim oldu.

Akyol Mahallesi’ndeki sözü geçen binada olan Akyol Mektebi, bir müddet bu binada kaldıktan sonra 1929’da şimdiki Halkevi ve Parti binası olan yere taşındı. O zaman Gaziantep Maarif Müdürü Salih Zeki Bey idi. Fransız kilisesi olan bu binanın üstündeki haçlar söktürüldü ve yerine Türk Bayrağı çekildi. Ben o zaman bu hareketten çok mütehassis olarak şu tarihi yazdım. Tarih Arap harfleriyle ve ebced hesabıyla 1929 rakamını göstermektedir:

Misyonerlik namına bina değil rol idi bu;
İsa’nın ümmetine bir bükülmez kol idi bu.

Türk’ün öz diyarında haçı yaşatmak için,
Papalık makamınca çok iyi bir yol idi bu.

Şu Salih Zeki Bey’in himmetleri var olsun,
Haç söküldü, hilâlin nuru ile doldu bu.

Çıktı bir üftadesi söyledi tarih-i tam:
Gazi Mustafa Kemal İlk Mektebi oldu bu!

1929

Sadullah Bey’in baş muallimliğinin devamı müddetince Gazi M. Kemal Okulu’nda şu muallimlerin çalıştığını görürüz: Münire, Şemseddin, Suphi, Fehmi, Hayriye, İbrahim, Salahattin, Şöhret, Dıldar, Ahmet Cevdet, Emine, Saadet, Mustafa Asım.

Sadullah Bey, Çumra’ya Maarif Memuru tayin edilerek bu okuldan ayrılıyor. Yerine Şehit Şahin Bey Mektebi’nden naklen Kilisli Mustafa Korkmaz baş muallim oluyor (1931). Bunun baş muallimliği süresince şu muallimlerin adlarını görürüz: Mansur, Ali Şefik, Faik, Melahat, Aliye.

Korkmaz Bey’den sonra Nihat Bey baş muallim oluyor (1.10.1932). Bu başöğretmenin zamanında da yine bazı evvelki öğretmenlerle beraber şu yeni muallimlerin isimleri vardır: Türkan, Hasan Tecer, Mahmut Dinçer. Nihat Bey ayrıldıktan sonra İhsan Ertan baş muallim oluyor (25.10.1936). Bunun baş muallimliği süresince şu muallimler bu mektepte çalışmışlardır: Hüsnü Erim, Raife Özen, Mehmet Tahtacı, Sabiha Ceyhun, Mehmet Özmen, Halil Erkan (halen bu okulda öğretmen), Adalet Günel, Münire Erman (halen bu okulda öğretmen). İhsan Ertan Diyarbakır’a ikinci defa yedek subay olarak silah altına çağrıldığı zaman yerine bir müddet karısı Emine Ertan vekâlet etmiştir. İhsan Ertan da İsmet Paşa Okulu’na başöğretmen olarak naklen tayin edilmek suretiyle bu okuldan ayrılıyor.

Yerine Dayı Ahmet Ağa Okulu başöğretmenliğinden naklen Şakir Sabri Yener geliyor (24.9.1942). Bunun da şimdiye kadar beraber çalıştığı öğretmenlerin adları şunlardır: Turgut Ergio, Suat Berksoy, Saide Tepe, Münire Erman (halen bu okuldadır), Şükriye Argun, Güzin Tolon (halen bu okul öğretmenidir), Emine Ertan, Safiye Akpınar, Nurettin Altuğ (halen bu okulda öğretmen), Müzeyyen Akyüz (halen bu okulda öğretmen).

Demek ki Gazi M. Kemal Okulu’nun bugünkü öğretmen kadrosu şudur:
Şakir Sabri Yener (Başöğretmen), Münire Erman, Güzin Tolon, Müzeyyen Akyüz, Halil Erkan, Nurettin Altuğ.

Gazi Mektebi olan kilise binasını 1932’de C.H.P. aldı. Kendi bulunduğu binayı (ki şimdi Dayı Ahmet Ağa İlkokulu’dur) Gazi Okulu’na verdi. Parti bu binaya geçti. Orada kısa bir müddet kaldıktan sonra 1932 yılında şimdiki bulunduğu binaya nakletti ve 1932—1933 ders yılında burada tedrisata başladı. (Bu bina o zaman Maarif Müdürlüğü idi. Bu müdürlük, okulun şimdi bitişiğinde ve güneyinde bulunan binaya nakledilmişti.)

2— BİNANIN TARİHÇESİ

Bina esasen Millî Emlâk’tan olup 1886 yapımı olduğu duvarında yazılıdır. Bina iki kısımdan ibarettir; fakat her iki kısım aradaki duvar kaldırılarak birleştirilmiştir. Doğu kısmı zaten Ermeniler tarafından mektep olarak yapılmıştır. Burası iki katlıdır. Üst katta bir geniş oda (ki şimdi 5. sınıf dershanesidir) ve bir de şimdi müze olan geniş salon vardır. Alt katta da geniş birinci sınıf dershanesi ile geniş bir kışlık teneffüshane vardır. Bu kısım Ermeniler zamanında “Şeker Mektebi” adıyla bir ana mektebi imiş. Küçüklere şeker dağıttıkları için buraya Şeker Mektebi demişler. Bu ve bundan yüksek birkaç mektep, Ermenilerin “Metelik Şirketi” denilen bir şirket tarafından idare edilen cemaat mektepleri imiş. Her Ermeni haftada bir metelik kilisedeki yardım sandığına atmak suretiyle bu mektepleri yaşatırlarmış. Bu şirketin berberleri, bakkalları, atları, her şeyleri varmış. Şirkete dahil her Ermeni hep bu şirket müesseselerinden alışveriş ederlermiş.

Antep’in kurtuluşunu müteakip bina Millî Emlâk’a intikal edince bu kısım kısa bir zaman için “Şehit Yavuz Mektebi” olmuştur. Şehit Yavuz, Gaziantep Harbi’nin genç yedek subaylarından bir kahraman şehittir. Şehit Yavuz Mektebi oluşu 1921—1922 yılına rastlar.Kapısı doğu taraftadır.

Kapısı batı tarafta olan batı kısmına gelince; burası da iki katlıdır. Altı bodrum kattır. Birinci katta başöğretmen ve öğretmenler odası ile hademe odası ve yemek odası vardır. İkinci katta ise 2., 3. ve 4. sınıflar vardır. Bu kısma da “Keşişin evi” derlermiş. Bu kısımda iki katlı küçük bir bina daha vardır. Burası şimdilik mesken olarak kullanılmaktadır.

Binanın tamamı şimdiye kadar muhtelif şekillerde kullanılmıştır:

1922—1923 ve 1923—1924 yıllarında Köy Yatı Mektebi idi. Müdürü Kilisli Vakıf Bey idi. İki sene devam ettikten sonra bu mektep lağvedilerek talebesi, o zaman şimdiki Memleket Hastanesinde bulunan Darül Eytam’a devredildi. Müdürü Vakıf Bey de bu mektebe müdür muavini oldu (1924—1925). Ben de o zaman bu mektepte öğretmen idim. Bu Köy Yatı Mektebi’nin Eytam Mektebi’ne devrinden sonra orası çok kalabalıklaştı ve bu bina da boşaldı. Darül Eytam Müdürü Nazım Bey bu binayı alarak Darül Eytam’ın ikinci kısmı yaptı. 1., 2. ve 3. sınıfları, yani birinci devreyi buraya nakletti ve beni de buranın idaresine memur etti.Bu devre talebesi gündüzleri yine orada ders görürler, geceleri ben alır getirir, burada yatırırdım. Kışlık salon yemekhane idi. Diğer odaların hepsi yatakhane idi. Talebe sabah kahvaltısına yukarıdaki binaya gider, orada derslerini de okur, öğle yemeğini de orada yer, ikindi vakti buraya dönerdi. Hademeler büyük kazanlarla akşam yemeğini buraya getirirler, burada yedirirlerdi. Pazar günü her öğün burada yenirdi. Gece mütalâası yoktu; çünkü mütalâa yapacak oda yoktu. Bu hâl bir sene böyle devam etti.1925—1926 yılında binanın kifayetsizliği yüzünden Darül Eytam, şimdiki Lise binasına taşındı ve Dayı Ahmet Ağa Şehir Yatı Mektebi adını taşıyan levha kapıya asıldı. Dayı Ahmet Ağa, iki çiftliğini maarife bağışlamış hamiyetli bir Antep zenginiydi. Sonra bu çiftlikler Muhasebe-i Hususiye tarafından satılarak şimdiki Lise binasına pavyonlar ilâve edildi ve etrafına şimdiki duvarlar çekildi. Bu münasebetle “Dayı”nın adı buraya verildi. Sonra şehir yatı mekteplerinin Kayseri’de Zincidere’ye nakli üzerine Dayı’nın adı buradan kaldırıldı. Bir zaman sonra adı şimdi Su Burcu’ndaki ilkokula verildi. Lisemize Dayı Ahmet Ağa Lisesi denmesi için o zaman Maarif Vekâletine yazıldıysa da zannıma göre muvafakat cevabı alınamadı.

Darül Eytam’ın ikinci kısmı Dayı Ahmet Ağa Şehir Yatı Mektebi’ne nakledilince boşalan bu binaya Maarif Eminliği taşındı. Maarif Emini Besim Bey idi. Bina bir müddet de bu şekilde kullanıldıktan sonra buradaki Maarif Eminliği lağvedildi ve burası Adana Mıntıka Maarif Eminliğine bağlandı. Maarif Emini İsmail Habib Bey idi. Bina bir kere daha bu şekilde boşalınca Maarif Müdürlüğü yerleşti. Maarif Müdürü Münip Bey idi. 1932 senesine kadar da böyle devam etti. Bu sene içinde Maarif Müdürlüğü, şimdi bu okulun bitişiğinde ve güney yönünde bulunan binaya taşındı. Maarif Müdürü Cemil Gökdeniz idi. Şimdiki Dayı Ahmet Ağa Okulu binasında muvakkat bir şekilde oturan Gazi M. Kemal Okulu buraya nakledildi. Şimdi on yedi seneden beri buradadır.

Demek ki 1886’da yapılan 63 senelik bu bina şimdiye kadar:Ev, Şeker Mektebi adıyla Ana Mektebi, Şehit Yavuz Mektebi, Köy Yatı Mektebi, Darül Eytam (2. Kısım), Maarif Eminliği, Maarif Müdürlüğü olarak kullanılmış ve şimdi de tarihin en büyük bir adamının adını taşıyan bir okul olmuştur. Bu kadar büyük bir mazhariyete ermek her binaya nasip olur şey değil.

VERDİĞİ MEZUN SAYISI

Gazi M. Kemal Okulu, 1929—1930 yılında bu adı aldığına göre 19 senelik bir okuldur. Bu müddet zarfında 950 mezun vermiştir ki her seneye isabet eden mezun sayısı 50’dir. Bu randıman çok iyidir.

Bu okul, Yeni Turan iken de 1341’te (1925’te) 19 mezun vermiştir.

DERS MÜFREDATLARI

Okul 1921’de Yeni Turan Okulu iken ders müfredat programı şudur:

Kur’an-ı Kerim
Ulûm-ı Diniyye
Türkçe (Elifba, Kıraat, İmlâ, Sarf ve Nahiv, Tahrir, Manzume ezberi, Yazı)
Musahabat-ı Ahlâkiye
Hesap
Hendese
Tarih
Coğrafya
Eşya
Ziraat
Elişleri
Resim
İdare-i Beytiye ve İktisat
Terbiye-i Bedeniye
Musikî

Bu son iki dersin tabii sınıf geçmede tesiri yoktu.

Not karnelerinin aşağısındaki sütunlarda da şunlar vardı:

Hâl ve hareket
Sa’y ve gayret
Dikkat
İntizamperverlik
Devam ettiği günler
Devam etmediği günler
Geç kaldığı günler

1926 YILINDAKİ MÜFREDAT PROGRAMI

Kur’an-ı Kerim ve Din dersleri
Kıraat, İnşad, Tenmil, İmlâ, Tahrir, Sarf, Yazı
Hesap
Hendese
Tarih
Coğrafya
Tabiat Bilgisi
Ziraat
Hıfzıssıhha
Muaakabat-ı Ahlâkiye
Malûmat-ı Medeniye
Resim
Elişleri
Musikî
Terbiye-i Bedeniye

BUGÜNKÜ ŞEHİR İLKOKULLARININ HAFTALIK DERS DAĞITIM CETVELİ

Hayat Bilgisi
Türkçe
Tarih
Coğrafya
Yurttaşlık Bilgisi
Tabiat Bilgisi
Matematik
Aile Bilgisi
Resim–İş Yazı
Müzik
Beden Eğitimi

Tabii dersler 1. ve 2. devreler için başka başkadır.

MEHAZLAR

1— Okulun resmî kayıtları
2— Bu okullarda çalışmış olan meslektaşlar
3— Benim bizzat yaşadığım meslek hayatım
4— Gazi M. Kemal Okulu’nun bulunduğu Eyüpoğlu Mahallesi’nin yaşlı adamları

Aşağıdaki fotoğrafta bugünkü Gazi M. Kemal İlkokulu binası görülmektedir.

Gaziantep – Gazi M. Kemal İlkokulu
Başöğretmeni
Şakir Sabri Yener