Gaziantep folkloru denildi mi ilkin akla haklı olarak pek sayın hocam Şakir Sabri Yener gelir. Yener’e folklorun önem ve gereğini duyuran, ona zevkini aşılayan rahmetli Ali Rıza Yalman’dır. Şakir Sabri Yener, ilk folklor araştırma ve yayınlarına 1929-1930 ders yılında İsmet Paşa İlkokulu müdür yardımcısı bulunduğu zaman Ali Rıza Yalman’ın öncülüğüyle çıkardıkları Bilgi dergisinde başladı. O günden beri durmadan pınar gibi kaynamakta ve araştırmalarını yayımlamaktadır. Bana da folklor zevkini tattırdı; birçok konuyu işlememi sağladı. Bir gün Türk folklor tarihi veya ansiklopedisi çıkarılacak olursa hocamın bu eserde saygı ile yer alacağını sanıyorum. Zira Türkiye'nin Mehmet Halit Bayri, M. Şakir Ülkütaşır gibi dev folklorcuları zaman zaman onu kaynak gösterip adından bahsetmişlerdir. 1966 Temmuz'unda üstat M. Şakir Ülkütaşır’ı ziyaret ederek elini öptüğüm ve Gaziantepli olduğumu söylediğim zaman benden ilk sorduğu Şakir Sabri Yener oldu.
Şakir Sabri Yener'den başka; Ömer Asım Aksoy, Ömer Özbaş, Cemil Güçyetmez, Enver Koçak, Ali Nadi Ünler, Hulusi Yetkin, Mehmet Solmaz, Mustafa Güzelhan, Oğuz Göğüş ve Uğurol Barlas Gaziantep folkloruna emek vermiş kimselerdir.
Bundan birkaç gün önce, tetkik edilerek gerekirse müze veya kütüphaneye satın alınması tavsiyesinde bulunmam için Kemal Yazar adlı, eski kitap ticaretiyle meşgul bir kişi iki defter getirdi. Bunlardan birisi beni eski ve belki ilk Gaziantep folklorcusu ile karşı karşıya getirdi. Bu ilk folklorcu, ilk özel Gaziantep Salnamesi'ni de hazırlamış olan Hasırcıoğlu Mustafa Fehim Efendi'dir. Hasırcızade Şair Hacı Mehmet Ağa'nın kardeşi Hoca Mustafa Ağa'nın oğlu Şair Ahmet Muhlis Efendi'nin oğludur. Geniş ansiklopedik bilgisinden başka şair ve hattattır. Salnamesi ve son elimize geçen, içinde 741 atasözü bulunan defteriyle de bir araştırmacı ve folklorcu olduğunu ortaya koymuştur.
Bundan bir süre önce 500 kadar çoğu el yazması kitabı; oğlu emekli Özel İdare Başkâtibi Ahmet ve torunu Orman Mühendisi Mahmut Tüzün tarafından müzeye bağışlanmıştır. Ancak Mustafa Fehim Efendi'nin kaleminden çıkmış bazı el yazması kitap ve defterler nasılsa başka ellere geçmiştir. Bunlardan iki tanesi müze, bir tanesi belediyece satın alınmıştır.
Son iki defter de yukarıdaki üç defteri satan kimse tarafından getirilmiştir. Bunlardan birincisinde yazarı belli bulunmayan 330 beyit yer almaktadır. Defterin Mustafa Fehim Efendi tarafından tertip edildiğine dair bir kayıt yoksa da yazı ve son sayfadaki imzası ona ait olduğunda şüphe bırakmıyor. Defter 52 sayfadır.
Mustafa Fehim Efendi'ye folklorcu sıfatını verdiren ikinci defterdir. Defter 17,5x26 boyutunda, ciltli ve 28 sayfadır. Boş bulunan birinci sayfada, Hasırcızade ibaresi altında mührü bulunmaktadır. İçinde alfabe harfleri sırasıyla yazılmış 741 atasözü ve meşhur söz kayıtlıdır.
Gaziantep folklorcularından olup yukarıda adı geçen ve birkaç ay önce ölen emekli öğretmen Cemil Güçyetmez, derlediği atasözlerini Başpınar dergisinin 1949 Şubat 11-12 sayısından başlayarak bir süre tefrika suretiyle yayımlamıştı. Değerli dil bilginimiz Ömer Asım Aksoy’un 1946'da Dil Kurumu tarafından yayımlanan Gaziantep Ağzı adlı büyük eserinin 3. cildinde binlerce Gaziantep atasözü ve meşhur söz yer almıştır. Mustafa Fehim Efendi'nin topladığı atasözleri içinde yerlileriyle birlikte genel dildekiler de yer almıştır; önemli olan bunların yöresel veya genel dilde bulunmaları değil, bundan 90 yıl önce bunları toplamak gibi folklorik bir görüşe sahip olmaktır. Bıraktığı defterlerle geçmiş devirlerdeki Gaziantep olaylarına, ünlü kişilerin hâl tercümelerine ışık tutan ve bir de salname bırakan Mustafa Fehim Efendi'yi saygı ve rahmetle anmayı borç bilirim.