Eskiden Gaziantep toplum yaşantısını yazanlar, bu şehir halkının kıyasıya çalışıp doya doya eğlendiğini belirtirler. Eskiden dediysem bununla kastettiğim çağ 25-50 yıl öncesidir. Gaziantep’in Türkiye’nin kalbi atan İstanbul basınında yer alışı, şehrin çeşitli yönlerinden tanıtılışı daha çok bu yıllarda başlar. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde de bu niteliğe işaret edilmiştir. Büyüklerimden işittiğim ve aklımın erdiği günden beri Gaziantep’in bu sosyal durumu, taşralı yazarlarca belirtilene az çok eksik veya mübalağalarla uygundur.
Kış günleri gece toplantıları, yaz ayları sahre denilen yemekli kır gezintileri, bu eğlence yaşantısının ağırlığını biçimler. Ancak bir amatör yazar, bir folklor meraklısı olarak yaptığım gözlemler; eski gece toplantılarının hemen hemen çokluk ve sürekliliğini yitirdiği, şimdi piknik denilen sahrelerin ise yer darlığı, hatta yokluğu nedeniyle halkın içten isteğine rağmen pek azaldığını göstermektedir. 30-50 yıl önceki sahre yerlerinin %80’i ortadan kalkmıştır. Halkın çoğunluğu sinemalara gitmek zorunda bırakılmıştır.
Gaziantep’te her sınıf halk kendi görüş ve isteğine göre eğlence yeri bulamadığından zaman zaman bunalım geçirmektedir. Çalışan her toplumun, her kişinin eğlenmek hakkıdır. Çalışmadan eğlenmek yersiz, çalışıp eğlenmemek sıkıntılıdır. Birincinin sonu yoksulluk, hatta iflas; ikincinin ise yaşantıya küskünlük, çalışma hızının azalmasıdır. Bu nedenle toplulukları yönetenler bu toplumun eğlence olanaklarını hazırlamalı, kolaylaştırmalı, bunu görev bilmelidir. Bir memleketteki halk pazar ve öbür çalışmaya ara verme günlerini hoş geçirmek için yer bulamaz, bulsa bile çeşitli nedenlerle bundan yararlanamazsa o toplum sıkıntılı demektir. Bu gerçeği bir şehri, bir kasabayı yönetenlerin bilmeleri yararlı olur; ne yazık ki Türkiye’de bunu benimseyen makam çok değildir. Hatta tamamen ters yürüyenler bile olmuştur. Çok pahalı yerler hâline gelen barlar, pavyonlar bir yana, eğlence yerine işletme vergisini koyanları bu arada sayabiliriz.
Yukarıdaki düşünceler Ankara Gençlik Parkı’nı gezerken kafamda sıralandı. Şehrin tam göbeğinde her çeşit eğlence yerlerinin toplandığı bu yer, Ankara için büyük bir ergidir. En yaşlısından en küçüğüne, en yoksulundan en zenginine, en cahilinden en aydınına kadar her yaş ve baştaki halkın kendine göre bir eğlence yeri bulabileceği Gençlik Parkı’nı, her sefer olduğu gibi bu kez de imrenerek dolaştım.
Nüfusu 250 bini aşan Gaziantep, halkın eğlencesini sağlayacak kuruluşlardan yoksundur. Kimileri gibi eğlence yeri denildiği zaman yalnız barları, pavyonları, içkili gazinoları düşünmediğim için böyle söylüyorum. Değinmek istediğim eğlence yerleri ucuz, halkın çoluğuyla çocuğuyla gidebileceği nitelikte olanlardır. Bundan başka ailesiyle birlikte gelen bir misafiri götürecek iki otelin restoranı ile bir kulüpten başka bir yerimiz yok.
Gaziantep şehri içinde varımız yoğumuz bir Kavaklığımız var. Buranın her yıl aldığı durumu hep biliriz. Gerçi 3-4 yıldır ailece gelinmek olanağına kavuşturulmak için çalışılıyor. Ama şimdiki durumuyla koca şehrin gereksemesine karşılık verebilir mi? İşletenler kimi yıllar ünlü sanatçıları getirip gazinoya bir ciddilik havası veriyorlar. Bunun dışındaki vakitlerde bir kır meyhanesi olmaktan öte gitmiyor. Hâlbuki Kavaklık, Gençlik Parkı gibi iyi bir eğlence sitesi olmak için birçok koşullara sahipti. Güneyinden Kilis yoluna kadar olan, vaktiyle boş olan yerlere evler yapılmakla bu koşullardan, daha doğrusu olanaklardan bir bölümü artık kalmıştır. Maanoğlu Köprüsü’nden şimdiki gazino yapısına kadar uzayan yolun kuzeyinden ekleme yoluyla kaybolanlar kazanılabilir. Ama buna da milyonlar ister. Bu yeri bir eğlence sitesi hâline getirmek Belediye Reislerimizin kafasından geçmiştir sanırım. Ne yazık ki hiçbirisi düşünce sırasından öte geçmediler.
Bugün Gaziantep, Ankara Gençlik Parkı gibi bir eğlence yerine kavuşmanın özlemi içindedir. Halli vakitli olanlar otolarına atladılar mı soluğu Arsuz’da, Samandağ’da, İskenderun ve Mersin’in veya Akdeniz kıyılarındaki öbür plajlarda alıyorlar. Kimileri Değirmiçem, Çatalkoz ve Kadı Değirmeni’ne kadar uzanan bağ evlerinde tatil geçiriyorlar. Fakat geniş halk yığınları ise deyim caizse nefes darlığı geçiriyorlar.
Gaziantep’e her gelen, şehrin ailece gidilip oturulacak, yenilip içilecek yer yokluğuna işaret etmektedir. Ankara Gençlik Parkı’nın özelliği buradadır. İsteyen yüksek tarifeli gazinolara, lokantalara gider; isteyen de kendi yemeğiyle çay bahçelerine oturur, gününü gün eder.