Kahraman ve şirin şehrimizde ne yazık ki bazı köylerin isimleri ve yer adları yabancı kelimelerle söylenmekte ve yeni yetişen nesiller için iyi bir örnek olmamaktadır. Bunun acı misalleri cemiyet hayatında kendini sık sık göstermektedir. Millî Birlik Komitesi bu çok mühim meseleyi ele alarak gerekenlere ve ilgili dairelere emirler vermiş bulunmaktadır. Bilhassa Suriye, Irak, Yunan, İran hudutlarına yakın köylerde; Arap ve Acem tesiri, eski idarelerin gevşekliği ve tedbirsizliği yüzünden bazı yerlerin isimleri Türkçe değildir. Mesela; Gaziantep’in hududa yakın bazı köylerinin isimleri şöyledir: Telhalit, Şıhbilcen, Hüseymin, Telhabeş, İzzetiye, Beşiriye, Kefercebel gibi... Ova olarak Telbaşar Ovası.

Dilimize öyle kelimeler yerleşmiştir ki bir türlü atamıyoruz. Hoş, atacak olsak da bir türlü karşılığı olabilecek kelimeler bulamıyoruz. Gerçi TDK denen bir teşkilat var ama o da bu işin içinden çıkamıyor. Yabancı kelimelere neredeyse hemen kucak açmış bulunuyoruz. Mesela; "Beraber mektebe devam." cümlesindeki üç kelime Arapça ve Farsçadır. Teknik tabirler ise hemen kabul edilmekte ve karşılığı dahi aranmamaktadır. Hâlbuki bu işte, yani dil meselesinde en muvaffak olan milletlerin başında Almanlar gelmektedir. Gerçi duvarlara bazen şöyle veciz cümleler yapıştırılmaktadır: "Vatandaş Öztürkçe konuş! Öztürkçe yaz!"