KUL ÂŞIK
AKBEZ TÜRKÜSÜ
Sabahınan güzel gördün;
Kırdı belimi belimi;
Biraz yanında olsam;
Tanrı zalimi zalimi:
Her bahçede bitmez söğüt;
Dertliye kâr etmez öğüt;
Sözünde durmayan yiğit;
Çeker ölümü ölümü.
Hey ağalar bir yar sevdim;
Dünya kadını kadını:
Desem dile düşürürler;
Demem adını adını.
Merak etme bahtı karam;
Kara günler geçer bir gün;
Tanrı örttü kapımızı;
Vakti gelir açar bir gün.
Has bahçenin gülü gonca;
Güzeller gelir derince;
Yaz gelip bahar erince
El yaylaya göçer bir gün.
Ana kardeş yolum gözler;
Ah.. çekince, yaram sızlar;
Yaz gelince kuşlar kuzlar;
Kanatları açar bir gün.
Gene beni aldı merak;
Ne çare yollarım ırak
Kaba kulak yapar orak
Eller ekin biçer bir gün
Dinlen kuşlar avazını;
Onlar getirir yazını;
Ayşem gezini gezini;
Soğuk sular içer bir gün.
Âşık der başım kalaba;
Gadah düzerler dolaba;
Ayşem gelince Halep'e;
Yaralarım azar bir gün.
İstemezi tutsun ağrı;
Ezilsin düşmanın bağrı;
Tuttuğumuz yollar doğru;
Suçsuzları seçer bir gün.
Akbez'in içine atlılar doldu;
Kara fakılı Göl dağını sardı;
Kalede ise çok harpler oldu;
Kurşunun sesinden durulmaz oldu.
Katran kilisesine kanlan akar;
Kaldırın üleşi kuzgunlar çöker;
Türkleri dersen düşmanı yakar;
Önünden düşmanlar geçemez oldu
Kimi kellik atmış kimi yemeni;
Türkler hiç bilmez amanı;
Vurun kardaşlarım bugün zamanı
Düşmanın ölüsü bilinmez oldu.
Türkleri dersen vatan elinde;
Dört tarafa bakar düldür elinde;
Böyle yiğit vardır Akbez elinde;
Bu millet ölecek vatan yolunda.
Kul Aşığım böyle düzerim;
Cem eder de bir deftere yazarım.
Göçüp Türk ilinde serbest gezerim;
Yaba net içinde durulmaz oldu.
Not eden: Şakir Sabri YENER
Toplayan: İslahiye Akbez Köyü Öğretmeni Hasan Hüseyin
Toplandığı tarih: 02.02.1935