Didarî sabahlayın dağ yoluna revan olmak istiyor. Yol beş kısma ayrılıyor. Hangi yola gideceğini şaşırıp yollara da bir şiirle derdini yanıyor. Sonra birkaç kıza oğlana rastlayıp yolunu doğrultuyor, kuş deresine varıyor. Oradaki asker arkadaşını bulamıyor. Gözü yine güzel bir kıza dokunuyor. Birkaç gün orada kalıp geri dönerken Gökdere dağlarına bakarak cuşa geliyor, şunu söylüyor:

Bir ah ettim gönlüm oldu simsiyah

Yeni baştan düştüm ateşe eyvah

Sen derman iriştir Hazreti Allah

Derdimiz gittikçe artar mı ola

Durmayıp artıyor dert ile melal

Her derdin dermanı şol Celle Celâl

Gözleri Ahudur kaşları hilal

Kirpikleri cana batar mı ola.

Yarım deyu söyler mi ola sözleri

Ciğer deler cilveleri, nazları

Acep alkan döker mi ola gözleri

Yoksa güler oynar yatar mı ola

Binde bir bulunmaz böylesi bir can

Al yanaklar değer Varşova Tercan

Durdukları kiraz dişleri mercan

Gerdanda benleri katar mı ola

Didari Bey derki arttı gamimiz

Yalan oldu zevki safa demimiz

Bahri ummanlara düştü gemimiz

Felek bir tarafa atar mı ola.

Kozan'dan geçip İmamoğlu Köprüsü'ne varıyor. Burası gayet acayip bir mahaldir. Ulu ulu ağaçlar var. Bu köprünün ayağında, Çipilce Çayı kenarında suyu soğuk bir de pınar var. Didarî burada meraklanıp şunu söylüyor:

İmamoğlu köprüsünden indim yoluma

Bir ah çektim kelâm geldi dilime

Yâd eller değmesin gonca gülüme

Ben burada sen orada kal Nazlı

Seyran ettim Çipilcenin suyuna

Doya doya bakamadım boyuna

Güzel amma nalet olsun huyuna

Genç yaşında inkisarı al Nazlı


Nerde kaldı yârim deyu ararsın.

Göz yaşile zülüfleri dararsın

Gül yerine karaçalı sararsın

Demedim mi sözlerime gel Nazlı.

Yar bakmaya kıymaz idim yüzüne

Can dayanmaz cilve ile nazına

Ağlamadan kanlar insin gözüne

Sen de benden daha beter ol Nazlı

Böyle yazarken elinden kâğıdı rüzgar alıp götürüyor, ulaşıp tutuyor. Bakıyor ki büsbütün beddua yazılmış. Kendine geliyor: “Öfkene uydun, bu işi tuttun, lüzumsuz beddua sahibine döner, derler." deyip son hanesini şöyle bitiriyor:

-5-

Didarı der hata çıktı dilimden

Darılsam da vaz gelemem gülümden

Takdir böyle imiş gitti elimden

Şeker Nazlı şerbet Nazlı bal Nazlı.

Yazan: Şakir Sabrı̇ YENER

-Arkası var-