Gaziantep şalilerinden "Halil Menşurî"nin, (Karataş) mevkiindeki yetmiş tiyek (kök)ten ibaret kendi bağı hakkında söylediği bir manzumesi: Manzume, hâlen Maraş Asliye Ceza Hâkimi Antepli kardeşim Mahmut Necip Soylu’dan dinlenmiştir.
Hamdülillah bir bağ ihsan eylemiş Halik bana
Dinler isen vasfını tarif edem birbir sana
Sahni kevninden çıkar abı hayat abı zülal [1]
Kırk senelik hastaya içirseler bulur şifa
İsfahan dağları mağrur olmasın şimden gerü
Onda ger sürme çıkarsa bunda çıkar tutiya
Kolları halay [2]seker parmakları çirtik çalar
Hoş makamat ile anda esicek bâdi saba
Bîr yeşil çadır kurulmuştur sanarsm her tiyek
Şol gümüş kandil gibi salkımları verir ziya
Bir açılmış sofradır Menşurî gönlünden geçen
Eş ve dost ahbaplarım sahreye gelsün esselâ
Müstensihi Şakir Sabri YENER
Fotoğraf 1: Bağlarımızda mücadeleden bir sahne
[1] Bu mısranın başından ikinci kelimenin Farsça (kıç) manasına olan (kön) olması ihtimali da vardır. Çünkü bu su, Menşurî'nin bağının alt tarafından akar gidermiş ve bağa hiçbir faydası dokunmazmış. O hâlde bu kelime, bu suyun bağın alt tarafından aktığını gösterir ki Halil Baba'nın şiirlerinde böyle tuhaflıklara rastlanır.
[2] Yerli oyununda sekme.