Gaziantep’in tipik ve nüktedan adamlarından rahmetli kebapçı Hacı Yusuf’u bir gün, dükkânında ziyaret edeyim diye gittim; baktım dükkânda genç torunları ve orta yaşlı çocukları çalışıyorlar.
“Hacı Emmi nerede?” diye sordum. Şu cevabı verdiler: “Üç günden beri Güllü Said ve öbür arkadaşlarıyla Bebirge köyünde sahra (piknik) yapıyorlar.”
Ben çok hayret ettim; yetmiş yaşındaki ihtiyar, köyde keyfediyor; genç genç evlatlar, torunlar Arasa’daki dükkânda, yazın sıcak günlerinde terleye terleye çalışıyorlar. O zaman ben bu şiiri yazdım, Hacı Amca’ya yolladım.
HACI YUSUF AMCA'YA
Küçük bey, dün araştırdım meğer sahraya gitmişsin, Bebirge karyesinde Cennetülmeva’ya gitmişsin.
Bekârsın, tazesin, turfandasın; yetmiş henüz sinnin, Bahar-ı ömrünün ezvakını ihyaya gitmişsin.
Tenezzüh istemez evlat ve ahfadın, müsindirler; Sen onlar namına bir ravza-i hadraya gitmişsin.
Şükür gittiklerin hep dost imişler, yoksa ben derdim: “Düşün, bu taze yaşta şüpheli bir caya gitmişsin.”
Tamam bir âlem olmuş yaptığın hep güllü bülbüllü, Unutma Şakir’in, aklın fakat yağmaya gitmişsin.