Hangi sanatın röportajını yapmaya gitsem bu sanatın Ermeniler zamanından acı hakikatiyle karşılaşıyorum. Yurdumuzda Ermeniler var iken kıymetli ve çok kazanç getiren sanatları hep Ermeniler almış; Türklere çıraklığını bile vermemişlerdir. Bu ne acı şey…
Çok şükür hâlen her türlü sanat Türklerin elinde ve o ellerle inkişaf etmektedir. İşte bu röportajımı yapmak için de Arasa’da iyi şöhret kazanmış ve iyi bir sanatkâr olan saatçi Kanbur İmam usta ve kardeşinin dükkânına gidiyorum. Bana kendilerinden daha eski ve daha sanatkâr olan Mahmut Boğazıdelik’in yanına gitmemi söylemeleri üzerine oraya gidiyorum. Memleketimizde sanatların röportajını yaparak saatçilik hakkında bilgi edinmek faydalı olacaktır. Sayın Mahmut Boğazıdelik sanatların böyle araştırılmasının, sanatın inkişaf ve ilerlemesine müessir olacağı kanaatindedir; soruyorum:
— Gaziantep’te saatçilik hangi tarihlerde başlamıştır? — Bu sanatın, Fransızların Antep’ten çekilmesinden sonraları İmamhocazade Ahmet Efendi tarafından başladığını ve şu hâlde benim bildiğim; benim zamanımda kırk yıl, kırk yıl da daha önceleri olduğuna göre seksen yıllık bir tarihçesi vardır. Sanatın inkişafı işte bu Ahmet Efendi’den başlamıştır.
— Daha hangi isimleri hatırlıyorsunuz? — Altmış yaşlarında olan bu zat, "Bu sanatta bizden eski yoktur." diyor ve ilave ediyor: "Ancak merhum Rüştü Hoca bizden eski sayılır."
— Siz tamircilik yapıyorsunuz fakat saat satışları hakkında bilginiz vardır; satılmakta olan en son marka saatler hangileridir? — Sırasıyla Zenith, Longines, Omega, Nacar, Hislon, Meteor, Cortebert vesaire en meşhur ve muteber olanlardır.
Röportajı Yapan: Cemil GÜÇYETMEZ