Eskiden yıllığa, takvim anlamına da gelen "salnâme" denilirdi. Mehmet Zeki Pakalın, "Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri" adlı büyük eserinde (Cilt: 3, Sayfa: 105) salnâme ve aynı nitelikteki eserler hakkında geniş bilgi vermektedir. Buna göre salnâme; esasında bir yıllık olayları göstermek için tertip olunmuş eserlere denir. Salnâmeyi ilk defa 1793’te "Annuaire" (Annuvar okunur) adıyla Fransızlar çıkarmışlardır. Ancak annuaire daha ziyade belli bir konuyu kapsamına alır. Bundan sonra çeşitli konuları içine alan eserler yayınlanarak buna da "Almanach" (Almanak) demişlerdir. Daha sonra öbür devletlerde de aynı yola gidilmiştir. Gerek annuvar gerekse almanak tipi eserler resmî olduğu gibi özel örgütler tarafından da çıkarılmıştır.
Osmanlılarda ilk resmî yıllık 1263 (1847) yılında Koca Reşit Paşa’nın isteğiyle çıkarılmıştır. Bu resmî Osmanlı salnâmeleri 1922 yılına kadar sürmüştür. Devletin çıkardığı bu salnâmelerden başka vilâyetler, resmî ve özel müesseseler de yıllık salnâmeler yayınlamışlardır.
Gaziantep, devlet salnâmelerinde yer aldığı gibi daha geniş olmak üzere bağlı bulunduğu Halep’in vilâyet salnâmelerinde de yer almıştır. Denebilir ki Gaziantep’in geçmişinden bahseden ilk resmî belge Halep Vilâyeti Salnâmeleridir. Cumhuriyet devrinde bir yıllık niteliğini taşıyan ilk eser, Gaziantep Halkevi tarafından çıkartılan "Gaziantep Halkevi Broşürü"dür.
Gaziantep’te ilk özel salnâmeyi ise Hasırcıoğullarından Tüzün-Mustafa Fehim Efendi hazırlamıştır. (Hasırcıoğulları ve Mustafa Fehim Efendi hakkında bilgi almak için Bkz. Kültür Dergisi, Cilt: 4, Sayı: 39, Sayfa: 63). Bir almanak niteliğinde bulunan bu salnâme el yazısıyladır, basılmamıştır. Hâlen Gaziantep Müzesi'nde 3972 envanter numarasıyla kayıtlıdır. Adı "Risâle-i fî Kazâ-i Ayıntab"dır. Defterin baş tarafında yazılı bulunan bu adın altında "1 Recep 1298 Hasırcızâde Mustafa Fehim, 16 Mayıs 1297" kaydı vardır. 20x26 boyutunda ve 79 sayfadır.
Eserde şu bahisler vardır: Der-beyân-ı Târif-i Ahvâl-i Kazâ-i Ayıntab, Der-beyân-ı Âsâr-ı Atîka, Der-beyân-ı Sanâyi-i Ayıntab, Der-beyân-ı Ahvâl-i Ticâret, Der-beyân-ı Makâmât-ı Âliye, Der-beyân-ı Maâdin (kaplıca, orman, balık, sülük gölleri), Der-beyân-ı Enhâr ve Cüsûr, Der-beyân-ı Hayvânat ve Hububat. Mahalle taksimatı ve daireler, köy ve nahiye taksimatı, belediye, bidayet mahkemesi...
Mustafa Fehim Efendi'nin devlet ve vilâyet salnâmelerinden ilham alarak bu eseri hazırladığını sanıyorum.