Dürri’nin: “Mektep ki nerdivânıdır eyvân-ı rif’atin” veya: “Mektep ki ibtidâ yoludur kûy-i rif’atin” mısralarıyla başlayan terkib-i bendi, Münif Paşa’nınkine naziredir. Paşa’nın bu terkib-i bendini de sunuyorum:
Mektep ki feyz-bahşıdır ebnâ-yı ümmetin Mektep ki haclegâhıdır ebkâr-ı fikretin Mektep ki mehd-i rif’atidir her cemaatin Mektep ki kasr-ı şevketidir mülk ü milletin Mektep ki rahlegâhıdır âyât-ı nusretin Mektep ki en mühimmidir esbâb-ı servetin Mektep ki sâye saldığı yerdir hakikatin Mektep ki cilvegâhıdır esrâr-ı hilkatin
Sermâye-i saâdetidir din ü devletin Bu müddeâ müsellemidir şer’ ü hikmetin
Mektep deyip de geçme ki kudsîdir ol makam Sükkânına, müessisine eyle ihtiram “Beytü’ş-şeref” sezâdır ana olsa idi nam Nâkıs gelenler anda olur lâcerem tamam Lâyık değil mi dense ana Kıble-i enâm Maksud ise eğer sana bir Kâbe-i merâm Ol cânib-i mübareke vaktiyle et hıram Kesb-i kemâle subh u mesâ eyle ihtimam
Amma mizâc-ı asra muvafık da olmalı Hem ihtiyâc-ı halka mutabık da olmalı
Ma’murelerde bir nice âlî binâ olur Dâhilleri müzeyyen olur, dilküşâ olur Sükkânı ilm ü mârifete âşinâ olur Hem sa’y ü istikamet ile agniyâ olur Emn ü refah şâmil ü bây ü gedâ olur Her şeyde intizam eseri rûnumâ olur Gözler ziyâ-yı hikmet ile rûşenâ olur Diller hemîşe masdar-ı şükr ü senâ olur.
Mektep değil de ya nedir esbâbı bunların Kabil mi ehl-i cehl ola erbâbı bunların
Aç dîde-i basîreti âfâka kıl nazar Pürdür zamanımızda acâyiple serbeser Hem nev’imiz bu nüsha-i kübrâ olan beşer Şimşek gibi bir âfeti emrine râm eder
Seyr-i serî’ ile cevelângâhı bahr ü ber Cevv-i hevâya çıkmada şâhin-i tîr-per Bahr-i Muhît ka’rine de korkusuz iner Yâ Rab daha neler yapacaktır daha neler
Mektep değil mi menşei hep bu bedâyiin Ehl-i kemâle işte mükâfatı Sâniin
İster misin ki eylesin borcunu edâ Borcun nedir senin anı gel öğren ibtidâ Evvel Cenâb-ı Hakka, ulü’l-emre sâniyâ Et sıdk ile itaat u ihlâs ile dua Bir de çalış ki sende olan muhtelif kuvâ Daim ede merâtib-i âlâya irtikâ Etmez isen buna gereği gibi itina Sıdk u hulûs u sa’yin olur cümleten hebâ
Birçok daha vezâifi var nev’-i âdemin Mektepte öğretir sana üstâd-ı ekremin
Sen sanma kim bu sözleri hâşâ fesânedir Ya muktezâ-yı dâire-i şâirânedir Yahut ki cerr-i menfaate bir bahânedir Yok der isen ki böyle değildir de ya nedir İhlâs u sıdk u hubb-ı vatandan nişânedir Teslim-kerde-i ukalâ-yı zamânedir Halkın yazık ki rağbeti nâm ü nişânedir Bilmez cihanda mâye-i izz ü alâ nedir
Mektep büyük hazinesidir cümle nimetin Miftâh-ı sa’y ü dikkati ehl-i zekâvetin
Lâyık değil mi Rûhu’l-Emîn olsa kâtibi Kerrûbiyân-ı arş-ı berîn olsa hâcibi Şâhinşehân-ı rûy-ı zemîn de murâkıbi Ömrü füzun ola ki bu milkin de sahibi Takdir eder ulüvv-i makâm-ı mekâtibi Masruftur hemîşe buna fikr-i sâkıbı Meşhur u hem müsellem anın re’y-i sâibi Memduhtur sıfâtı, güzîde menâkıbı
Yâ Rabbi haşredek ola tahtında berkarar Var ise düşmanı ola makhur u târümâr
Ömer Asım AKSOY