Eski Postane hakkındaki bu yazıyı hazırlarken Merhum Rüştü Atalar’ın not defterinden, Pişirici başındaki berber Hacı’dan ve şehirde bugün eski günleri yaşamış yaşlı şahsiyetlerden istifade edilmiştir.

Cumhuriyet'ten 45 yıl evvel posta iki katlı bir binada faaliyette bulunurken Rumi 1324’te halen yerinde Şehit Şahin İlkokulu bulunan binaya taşınmıştır. O zaman posta idaresinin başında Arap idareciler bulunurdu. Posta memurlarından birçoğu Türkçe bilmezlerdi; buna sebep de Antep, Halep’e bağlı olduğundan burayı da Arap olarak bilmeleri ve Arap memur yollamaları idi. İki telgraf çavuşu, iki muhabere memuru, bir posta telgraf müvezzii bulunan posta idaresi gelen mektupları hiçbir zaman elle dağıtmazdı.

Haftada birkaç kere gelen posta, hayvanların sırtında kayış çantalar içerisinde getirilir ve postadaki malların önemine göre de en az iki tane olmak üzere muhafız bulunurdu. Şehrin içine geldiği zaman bütün kuvveti ile hayvanları kamçılayan posta tatarının sesi ile herkes posta binasının önüne toplanırdı. Gelen mektupların üzeri bir müvezzi tarafından bağırılarak okunur ve mektup sahibi orada ise verilirdi. Eğer mektup sahibi ertesi günkü okumada da bulunmazsa çuvallar içerisinde şimdiki müze olan Nur Mehmet Paşa Camii'ne getirilir, bir müddet de burada bekletilirdi. Bu zaman içerisinde de mektuplardan sahibi çıkmayan kalmışsa imha edilirdi.

Sonraları Arap memurlar değiştirilerek yerine Gaziantepli memur ve idareciler getirilmiştir. Bunlardan Eczacı Bekir Aksoy’un amcası ve kayınbabası olan Ahmet Aksoy PTT’de ıslahat yaparak mektupların sahiplerine dağıtılmasını temin etmiştir.

Şehirlerarası münasebetlerin artması, nüfusun çoğalması ve gazete okuyanların büyük bir yekûn meydana getirmesi üzerine eskiden olduğu gibi altı memur ile idare edilemeyen Gaziantep posta idaresinde bugün 10 posta dağıtıcısı, 5 köy posta dağıtıcısı, 6 telgraf dağıtıcısı, 5 telefon hat bakıcısı ile beraber 83 memur bulunmaktadır.

H. Uğurol BARLAS