BÖLÜM 1: NİHAİ METİN

(Sayfa 261’den devam)

HALLAÇYAN KİMDİR?

Antep’teki Ermeni mekteplerinin en büyük müessis ve hâdimi Hallaçyan, "adı bilinememiştir" isminde bir Ermenidir. Şimdi memleket hastanesi derununda odun ambarı olan bir mağara vardır. Bunun içine girdiğinizde taştan masa ve rahle ile karşılaşırsınız. Bunlar külünkle hususî surette işlenerek kayadan yapılmıştır. Sabit ve zemine merbuttur.

Hallaçyan, Antep’te hiç Ermeni mektebi olmadığı bir zamanda ilk önce 40 Ermeni öksüz çocuk toplamış, bu mağaraya doldurmuş. Burada okutmaya, yedirmeye ve yatırmaya başlamış. Bunların hayatlarını temin için Ermeni milletine keşkül açmış: "Verin millet verin! Kırk öksüzle bir mağarada kaldım" demiş. Şimdi bu söz Antep’te darbımeseldir. Evecen tabiatlı alacaklılara borçlular: "Ne var, kırk öksüzle bir mağarada mı kaldın?" derler.

Hallaçyan, iane derci için ta Avrupa’ya, Amerika’ya kadar gidermiş. Bir gün Amerika’da bir milyonere uzun bir mektup yazıp içeri yollamış. Kendisi de kapıda beklemiş. Milyoner kapıya çıkmış, bu uzun mektubu okumaya vakti müsait olmadığını, ne istediğini sormuş; bu da kısaca meramını anlatınca hemen çıkarıp 2000 dolar vermiş.

Gene bir gün Amerika’da bir milyonere iane istemeğe gitmiş. Kapıdan girmek istediği bir sırada içeriden bir gürültü işitmiş. Lort, acı acı birini tekdir ediyor: "Niçin fazla bir kibrit sarf ettin!" diye. Bu vaziyet karşısında Hallaçyan hayli tereddüt ediyor fakat ne olursa olsun içeri giriyor ve derdini anlatıyor. Lort çıkarıp bilmem kaç bin dolar veriyor. Hallaçyan hayret ediyor. Lort bunun hayretini görünce konuşmaya başlıyor:

— Belki diyor, benim bir tek kibrit için oğlumu payladığıma ve bir de sana bu kadar iane verdiğime hayret ettin değil mi? Fakat o başka mesele, bu başka mesele. Orada heder olan bir tek kibrit israf edilmişti, yerinde sarf edilmemişti. Fakat bu para tamamen yerine sarf edilen bir paradır; buna acınmaz, sevinilir.

Hallaçyan, Antep’in Kastelbaşı mahallesinde oturmuş. Sanatı kunduracı imiş. Yukarıda tesis ettiğini arz ettiğimiz ilk mağara mektebin çevresinde bilahare çok muhteşem binalar kurdurmuş ve 400 mevcutlu geniş bir eytamhane açtırmıştır. Halen bu binalar memleket hastanesidir. Antep’teki Ermeni mekteplerinin üçte ikisini Hallaçyan tesis etmiştir.

No. 22 Metelik Mektebi

Gaziantep’te ecnebi ve akalliyet mektepleri hakkındaki cetvelin 25 numarasında yazılı Kilikya Ermeni Darülmualliminin bir adı da Antep’te "Metelik Mektebi"dir. O zaman, kazanan her Ermeni haftada bir metelik vermek suretiyle bu mektebi tesis ettikleri söylenir.

Gene Ermeni mekteplerinden birinin adı da "Mangır Mektebi" imiş. Bu da Ermeniler tarafından haftada birer mangır vermek suretiyle yaşatılırmış. 1933’te parti ve halkevi olan bu mektebin bitişiğinde halen öğretmen okulu salonu ve sahnesi olan bir de Fransız kilisesi vardı. Gerek kilise ve gerek mektep kısmı Gaziantep-Fransız Harbi zamanında Fransızlar tarafından işgal edilmiş ve askerleri oturtulmuştur. Bunun tam karşısında ve şark tarafında takriben 20 metre mesafede (Gaziantep’in Çanakkale Boğazı denmekle maruf) Çınarlı Camii ile yakınındaki mektebe bir kere Fransızlar 400 adet 15,5’luk ağır obüs mermisi attılar. Her iki binayı da yer ile bir ettiler. Müteakiben askerlerine hücum emri verdiler. Senegalli, Fransız ve Ermeni askerler duvardan evvelce açtıkları rahneden hücum ettiler. Çınarlı cephesinde yıkıklar arasında siperlerde saklanan dört babayiğit çete bu hücum akınını durdurdular. Vurdukları Fransız askerlerinin silah ve elbiselerini de alıp Heyeti Merkeziyeye teslim ettiler.

Senjozef Mektebi

Ermeni kız mektebi olan bu mektebin halk dilinde adı "Varcabit Mektebi" yahut "Maryabit Mektebi" yahut "Vartabit Mektebi"dir. Halk, Frerler ve Senjozef mekteplerinin her ikisine de "Kendirli Mektebi" ve Fransız kilisesine de "Kendirli Kilisesi" derlerdi.

SON

Derleyen: Uğurol BARLAS