Çömçe gelin, çocukların rahmet melâikesidir. İlkbaharda yağmurlar gecikti mi, Antep'te hemen mahalle çocukları, iki tahta çubuğu tesalüp ettirmek ve baş kısmı için on santim kadar bir yer bırakmak şeklinde bir kukla yaparlar; başını çiçeklerle, yapraklarla süslerler. İki küçük, iki kolundan tutarlar. Arkada önde bir sürü mahalle çocukları ev ev dolaştırırlar ve hep bir ağızdan avazlarının çıktığı kadar bağırırlar:
Çömçeli gelin ne ister? Bir kaşıcık su ister, Göğden (gökten) irahmet ister, Yerden bereket ister, Ver Allah'ım ver!.. Yağmurınan (yağmur ile) sel! Kırk koyun kurban! Göbekli harman! Dertlere derman! Ver Allah'ım ver!...
Bu güftenin, kendine mahsus çok tatlı bir de çocukça yapılmış bestesi vardır. Her evden bu gelinin başına bir tas su dökerler. Böyle bütün mahalle dolaşılır biter. Kurnazlar, çok vakıt bu iş için hemen yağmurun yağmak üzere olduğu bir zamanı seçerler ve işleri bitince tesadüf yağmur da harlar iner.
Bir hafta evvel, Kültür Bakanlığı Müzeler Fotoğrafçısı Bay Beha ile Antep'teki eski eserlerin fotoğraflarını almak için dolaşırken bir de Çömçe Gelin'e rast gelmeyelim mi? Böyle orijinal olguları gözünden kaçırmayan Bay Beha, hemen "şip" diye bunun da bir fotoğrafını aldı ve bizim Çömçe Gelin'in gölgesi bu suretle müzeyi boylamış oldu.
(1937) Ş. S. YENER