Zamanımızdan 96 yıl evvel Antep’te kaymakam bulunan Battal Bey hakkında halkımız arasında birçok söylenti vardır. Battal Bey'in ölünceye kadar Ermeni kiliselerinde yedi yıl müddetle çan çaldırmadığı, birçok ihtiyar tarafından söylenmiştir. Battal Bey; ileriyi gören, yaptığı işleri tam hakkıyla başaran ve yerinde çok sert bir idareci imiş. Fakirleri himaye edermiş. Şehrin her türlü meselesiyle yakından ilgilenirmiş. Mesela bir gün, halkın bakkallardan devamlı şikâyeti üzerine çarşıyı gezmiş. Bakkalların birçok sebze ve meyveyi, köylülerden aldıkları fiyattan çok fazlasıyla sattıklarını tespit etmiş. Bu duruma kızan Battal Bey tellal çağırtmış; halktan hiç kimse yaş sebze ve meyve yemesin, diye. Halk verilen emre uymuş. Çarşıdaki yaş sebze ve meyveler bakkalların elinde kalmış, birçoğu çürümüş. Bakkallar on beş gün dayanabilmişler. Battal Bey’e yalvarmışlar ve Battal Bey’in emirlerine uymuşlar.
Günlerden bir gün Battal Bey şehir içinde devriye geziyormuş. Yazıcık semtinde bir dokumacı dükkânından kahkaha sesleri yükseliyormuş. Merak etmiş, maiyetiyle birlikte dükkâna yaklaşmış. Mevsim kışmış, her taraf karanlıkmış. Dükkânda bir yanda dokuma tezgâhları varmış, bir tarafta da birisi künefe (kadayıf) pişiriyormuş. Üç kişiden ikisi omuzlarına o zamanki ağırlık ölçen, bugünkü basküllerin yerine kullanılan kappenin kalın direklerini almış; üçüncü kişi de kalın bir ipe bağladığı ağırca bir taş parçasını kappende tartıyormuş. Tartan şahıs bağırıyormuş: "Filan beyin karısının ağırlığı beş batman, filan beyinki sekiz batman" diye birçok bey ismi söylüyormuş. Etrafındaki şahıslar da kahkahalarla gülüyorlarmış. Battal Bey dükkânın darabasının aralığından olanları seyrediyormuş. Söylenenlere çok yavaş sesle Battal Bey de gülmeye başlamış. Bir aralık, seyircilerden birisi bağırmış: "Çek ulan bir de Battal Bey’in karısını tart!" demiş. Tartıcı ağırlığı çekip birden bağırmış: "Elli batman!" Elli batman gelen başka bir hanım olmadığı için bütün topluluktan birden bire şu sözler yükselmiş: "Çızıyı kappeni kırdı!" "Çızıyı kappeni kırdı" sözüne herkes devamlı kahkahalarla gülmüş. Battal Bey bir şey demeden oradan uzaklaşmış.
Ertesi gün kaymakamlıkta idare meclisi toplantısı varmış. Toplantıda şehrin tanınmış beyleri de hazırmış. Battal Bey maiyetine emretmiş; akşamki tartıcı ve kappen taşıyıcılarını huzura getirtmiş. Aynı işi meclis önünde yapmalarını emretmiş. Battal Bey’in her emrinin yerine getirilmesi gerektiğini iyi bilen kappenciler başlamışlar aynı hareket ve sözleri tekrar etmeye. Birçok bey kendi isimleri geçtikçe utanıyor, kızarıyorlarmış. Sonunda tartıcıya "Çek ulan Battal Beyinkini!" demiş. Tartıcı "Elli batman!" diye bağırmış, diğerleri "Çızıyı kappeni kırdı!" diye cevap vermişler. Bu son durum üzerine kendilerini tutamayan beyler gülmeye başlamışlar. Battal Bey; tartıcı ve kabbencilere künefe parası vermiş, bir daha böyle bir şey yapmamalarını tembih etmiş.
"Çızıyı kappeni kırdı" sözü Gaziantep'te zamanla darbımesel olmuş. Çok taşkınlık yapanlara, ölçüyü kaçırıp aşırı davrananlara "Bu adam artık çızıyı kappeni kırdı" denilmektedir. Ben çocukluğumda bu sözü çok işitmiş ve anlamını öğrenmeye çalışmıştım. Her sorduğum yaşlı kimse bana bu olayı anlatmıştı.
Mustafa GÜZELHAN