Ilık yağmurlar serpiyordu Yağmur beni ıslatıyordu, duvarları ıslanıyordu evinizin Sen uyuyor olmalıydın Ve uyanacaktın düşlerinden ateşli bir öpüşle Bu sokak dört numaradan başlar Yeşil apartman, sabahçı kahvesi, sizin ev İnsanları var iyi kötü düşünen Ilık sonbahar yağmurlarında Gecenin karanlığınca büyüyen, Tren sesi – kayan yıldız Çınar ağacına yazılmış adın Sen hiç yalnız kaldın mı geceleri Bu kaçıncı ölümdür benim için
Bir milletin ahlâkı sükût ederse çöker.