Aptal
Aptal karnını doyurduktan, sonra gözü yolda kalır.
Aptal kızı (aslı: kalburcu kızı) dilenmeyince karnı doymaz.
Abdestsiz dedeye namaz mı dayanır?
Araba
Araba yağlanmayınca yürümez. (Bakım)
Arapça değil mi? Uydur, uydur söyle!
Arasa ([1]) baştan başa dükkan, herkes rızkını yer. (D.M)
Arayan mevlasını da bulur, belasını da! (Neye çalışırsan onu kazanırsın. Herkes ektiğini biçer, gibi.) Os. (D. M.)
Arı
Arı bal alacak çiçeği bilir. (İstifadesini ve işini gücünü bilen ve açıkgöz kimse hakkında.)
Arıdan bal almak her babayiğidin kârı değil! (Usul ve marifetin önemi, her işe erbabı ve ehli gerek!)
Arıyı kızdırırsan sokar! (İyi olan kimseye dokunursan zararını görürsün— çekersin.)
Arıca
Arıca etek, kuruca yatak! D. M. (Donunu kirletmeden, yatağını ıslatmadan ölüm nasip etsin!) gibi kullanılır. Gaziantep.
Arık
Arık etten semiz tirit olmaz. (Her şeyin iyisini bilmeli, seçmeli ve yapmalı).Arık öküze pıçak (bıçak) vurulmaz. (Kötü şey işe yaramaz ve ona kimse gönül indirmez— tenezzül etmez.)
Arif
ArifArife bir gül yeter.
Arife tarif ne hacet!
Arif olan anlasın! (Dikkat hakkında)
Armut
Armudun iyisini ayı yer. T. (D. M). Herkes uğradığı, sevdiği şeyden anlar; iyi bilir.
Armudun sapı var, üzümün çöpü var. (dersen iş göremezsin!) T. (A. S). Bahaneler çıkarıp tembellik edenler hakkında.
Armut ağacından uzak düşmez.
Armut piş (biş), ağzıma düş! (Her şeyi hazır bulup yemek isteyen, tembeller hakkında.)
Arsız
Arsız neden arlanır; çulda giyer sallanır. (Arsıza ne yapılsa sıkılmaz). T.D.M.
Arsıza[2] iş buyur, sana akıl öğretsin.
Asıl
Atatürk:
“Asıl önde tuttuğumuz iş, geniş bir endüstri programını gerçekleştirmeye başlamak olmuştur.”
Asıl azmaz, soy kovar.
“Askerî zaferlerimizle mağrur olmıyalım! Yeni ilim, iktisat zaferlerine hazırlanalım.” Alaşehir—1923
Aslan
Aslan ağzına av atmak! T. (D. M.)
Aslandan doğan Aslandır. (Aslan olur). Herkes soyuna çeker. T. (A. S.)
Aslan kükreyince atın ayağı tutulur. T. (A. S.)
Aslan postunda yakışır. T. (A. S.) Her şeye yaraştığı yakışığı.
Aslan yatağında, yiğit ocağında!
Cemil GÜÇYETMEZ
[1] Arasa: Gaziantep'in büyük çarşısıdır. Bu söz ise, Gaziantep'te bakkallığa çok heves edildiğini de anlatır.
[2] Arsız kelimesi, Antep’te “tembel” karşılığı olarak kullanılır.