İkinci Beş Yıllık Plan içinde Aşağı Fırat Projesi ele alınmış bulunmaktadır. Aşağı Fırat Projesi, Türk devletinin bugüne kadar ele aldığı dev projelerin biri ve birincisidir. 20 milyar liralık dev projenin fizibilite rapor çalışmalarına başlanmış ve 1971 yılında fiilen inşaatına başlanmasına karar verilmiştir. Aşağı Fırat Projesi'nin baraj ve hidroelektrik tesisleri kısmı 1978 yılında inşaatı bitirilecek, sulama kısmına başlanacaktır. 1978 yılından itibaren her sene kısım kısım modern ziraata elverişli Aşağı Fırat havzası toprakları sulama tesislerine kavuşacaktır.

Bilindiği gibi Fırat Nehri, Türkiye’nin en büyük ve dünyanın ilk akla gelen büyük nehirlerindendir. Anadolu’muzun büyük bir kısmının sularını toplayan Fırat ve Murat nehirlerinin, meşhur Nil Nehri'nin Mısır'a getirdiği sulardan daha fazlasını sınırlarımızın dışına aktardığı kayıtlarla sabittir. Fırat Nehri'nin Suriye’ye girdiği Karkamış noktasında Türkiye’den Suriye’ye geçirdiği su miktarının 40 milyar metreküpün üzerinde olduğu ölçülmüştür. Fırat Nehri böyle akıp giderken, Güneydoğu Anadolu’da bilhassa Aşağı Fırat bölgesinde: Harran, Ceylanpınar, Kızıltepe, Viranşehir, Siverek, Barak, Yavuzeli, Araban, Adıyaman gibi genişliği bir milyon hektardan daha fazla olan ovalar susuzdur, insanlarının çoğu perişanlık içindedir. Türkiye’de mevcut ekonomik sulamaya elverişli ziraat arazisinin beşte biri Aşağı Fırat havzasında bulunmaktadır. Bu havza Çukurova'dan da çok geniştir. Yukarı Mezopotamya adı da verilen Aşağı Fırat havzası sulandığı takdirde, bölgedeki pamuk üretiminin 25 misli, çeltik üretiminin 15 misli artacağı hesaplanmıştır. Hülasa Aşağı Fırat ovaları; ekonomik sulamaya elverişli, bir arada bulunan Türkiye’nin en büyük, toprağı kalın ve bol ziraat alanlarıdır. Bu ovaların içinden Türkiye’nin en büyük nehri olan Fırat akmaktadır.

Fırat Nehri üzerinde yapılmakta olan Keban Barajı inşaatının maliyetinin 3 milyar 500 milyon olduğu hesap edilmektedir. Aşağı Fırat Projesi'nin ise en az 20 milyara mal olacağı, Keban Projesi'nden en az 6 misli büyük bir proje olduğu ifade edilmektedir. Fırat Nehri'nden Türkiye’nin istifadesi için Keban’dan güneyde nehrin muhtelif noktalarında ve bilhassa Bilal Uşağı, Samsat, Halfeti çevresinde Türkiye’nin en büyük barajının yapılması düşünülmektedir. Son alınan haberlere göre; Adıyaman, Urfa, Gaziantep illeri ortasında bulunacak, Taşüstü Barajı adıyla anılacak baraj, dünyanın dördüncü büyük barajı olacaktır. 1969 yılı Türkiye’sinde bütün elektrik üreticilerinin istihsal elektrik toplamı 7 milyar kWh olduğu hâlde, sadece Taşüstü Barajı'nın tek başına bir yılda üreteceği elektrik 10 milyar 500 milyon kWh olacaktır. Halfeti’ye doğru Gaziantep’ten direkt gidecek olan 45 kilometrelik yol inşaatı 1969 programına alınmıştır.

Türkiye’nin 1 milyar 700 milyon ton rezervli, en zengin ve büyük Elbistan linyitleri işletme hazırlığı hızla ilerlemektedir. Gaziantep’e Mizmilli kaynağından içme ve sanayi suyu getirme projesi devlet tarafından ele alınmıştır. Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi projesi hazırlanmış, 1969 yılında inşaata başlanması programlanmıştır. İçinde Gaziantep ili de dâhil 22 Doğu ilinde yatırım yapacaklara vergi indirimi nispetleri yüzde seksene çıkarılmıştır.

Kredi kolaylıkları, gümrük muafiyetleri tanınmıştır. Gaziantep Çimento Fabrikası'nın 200.000 tonluk yıllık üretiminin yılda 600.000 tona çıkarılması için ek inşaatlara başlanmıştır. Narlı’da Ersan şirketinin petrol tasfiyehanesi inşaatı başlamak üzeredir. İskenderun’da Türkiye’nin üçüncü demir çelik işletmesi inşaatına geçilmiştir. İskenderun Demir Çelik tesisleri 3 milyar 500 milyon liraya mal olacak ve yılda 1 milyon 200 bin ton demir üretilecektir. Mersin’de 500 milyon liraya mal olacak olan gübre fabrikası inşaatına başlanmıştır. Yine Mersin’de Türkiye’nin en büyük petrol tasfiye işletmeleri hızla genişletilmektedir.

Görülüyor ki: Gaziantep’te gelecek yıllarda sanayinin ve ticaretin hızla gelişmesi için çevresinde çok önemli inşaatlar ve hazırlıklar ilerlemektedir. Türkiye’nin en büyük ekonomik sulamaya elverişli Aşağı Fırat ovaları Gaziantep’in doğu ve kuzeyinde yer almaktadır. Türkiye’nin en büyük ve dünyanın 4’üncü büyük barajı da Gaziantep’e çok yakın faaliyete geçecektir. Türkiye’nin en büyük demir çelik tesislerinden üçüncüsü Gaziantep’in limanı İskenderun’da faaliyete geçecektir. Gaziantep sanayine lüzumlu su, enerji, akaryakıt, kömür gibi ana maddelerin ucuz ve bol olarak hazır bulunacağı yıllar yakındır. Bugün dahi Doğu Türkiye’si ile Batı Türkiye’si arasında en büyük bir ticaret merkezi olan Gaziantep’in, önümüzdeki 20 yıl içinde Türkiye’nin ilk akla gelen İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerinden biri hâline geleceğini tahmin etmek güç değildir. İmkânlar hazırlanıyor; en inanılmaz şartlarda büyük başarılar kazanan Gazianteplilerin yeni doğacak imkânlardan azami istifade ederek Türkiye kalkınmasında büyük rol alacağına inanıyorum.

Gaziantep çevresinde girişilen teşebbüslerin gerçekleşmesi için biz Gazianteplilerin de aynı zamanda Türkiye’de siyasi istikrarın devamı için elimizden geleni yapmamız gerekiyor.