Deniz üstünü, denizlerin iç kısmını ve deniz diplerini keşfetmek gayesi ile geliştirilmiş olan en modern bilimsel cihazlar, 1967 Aralık ayında nihayete ermesi plânlanan ve dünya etrafında 8 aylık bir seyahate çıkmış olan 10.000.000 dolarlık okyanus araştırma gemisinde kullanılmaktadır.

Mesela gemideki muhtelif sonar cihazları bilginlerin, deniz diplerinde, dalgıçların ulaşamayacağı mesafeleri görebilmelerini mümkün kılmaktadır. Dalgıçlar bu derinliklere inmiş olsalar dahi bu cihazların verdiği miktarda teferruatlı bilgi vermeleri imkansızdır.

Bu cihaz deniz diplerinden akseden ses dalgalarını tahlil etmektedir. Aksisedanın seyahat etmesi için aldığı zamanı hesaplamak suretiyle bu hassas cihazlar derinliği hesaplayabilmektedirler.

Fakat bu aksisedalar aynı zamanda bilginlerin okyanus diplerinin topoğrafyasını tespit etmelerini de mümkün kılmaktadır. Sonar cihazları geminin takip ettiği yol boyunca bu hususta bilgi vermektedirler.

Gemideki diğer cihazların müdahalesine mani olmak üzere geminin arkasında, uzak bir mesafeden çekilen, diğer bir sonar cihazı da düşük frekanslı ses sinyalleri göndermektedir. Bunlar okyanus diplerindeki birikintilere nüfuz etmekte ve kaya tabakalarına kadar ulaşarak bilginlerin deniz altındaki şartları anlamalarına yardım etmektedir.

Yine geminin arkasından çekilen bir magnetometre cihazı dünyanın mıknatıs sahasının kesafeti hakkında bilgi vermektedir.

Bathythermograph ismini taşıyan diğer bir cihaz indirildiği herhangi bir derinlikte suyun hararetini ölçmektedir. Okyanus araştırma gemisinin arkasından çekilen ağlar biyolojik organizmalara ait numuneler toplamaktadır.

Diğer bir kısım cihazlar ise su yüzünde ve su altındaki cereyanların sürat ve istikametini incelemekte ve kaydetmektedir. Diğer bir cihaz muhtelif derinliklerden su numuneleri almakta ve suyun tuzluluk derecesi ile maden muhtevasını tespit etmektedir. Diğer bazı teçhizat deniz diplerinde 30 metre derinliğe kadar dalmakta ve buralardan numuneler almaktadır.

Geminin orta kısmına yakın bir mahalde 1.8x2.4 metrelik bir kuyu otomatik bir asansör ile dalgıçları denize indirip çıkartabilmektedir.

Denizden elde edilen biyolojik numuneler 381 metrekarelik sahaya sahip gemi laboratuvarında incelenebilmektedir. Veya bazı numuneler geminin soğuk hava depolarında muhafaza edilmekte ve seyahat dönüşü incelenmeyi beklemektedir.

Bu gemide kullanılan teçhizat ve tekniklerin muhakkak ki hiçbiri esas itibarıyla yeni değildir. Fakat hepsinin en ileri şekilleri ile bir arada bulunması ve kullanılması bir avantaj sağlamaktadır.

Bütün bu yeni cihazlar ve aletlerin topladıkları bilgiler otomatik olarak geminin elektronik beyninde toplanmaktadır. Bu elektronik beyin saniyede 100.000 hesap yapabilmektedir.

Çoğu otomatik olarak yerine getirilen gemi faaliyetlerini kontrol için elektronik beynin kapasitesinin ancak dörtte birine ihtiyaç vardır. Netice itibarıyla bu bilgiler derhal tahlil edilip kıymetlendirilebilmektedir ve seyahatin sonunda bilginlere hazır vaziyette arz edilecektir. Geçmişte bu gibi malumatın kullanılır hale gelmesi için aylara hatta yıllara ihtiyaç duyulmaktaydı.

Yapılacak denemelerin en önemlilerinden biri de su üstünde olacaktır. Bu araştırmalar atmosferin daha iyi anlaşılmasını sağlayacağı gibi okyanusların kıtaların hava şartları üzerindeki etkisinin de anlaşılmasına yardım edecektir.

Okyanus araştırma gemisi aynı zamanda araştırma roketleri ve radyo ile mücehhez balonlarla teçhiz edilmiştir. Bunlar atmosferde rutubet, basınç, ısı ve rüzgârı incelemektedir.

Okyanusların keşfi insanoğlunun en eski emellerinden birini teşkil etmekteydi. Fakat teçhizat ve tekniğin mevcut olmaması bu rüyanın daha önce hakikat olmasına mani olmuştur. Ancak bugün bu gaye için lüzumlu teknoloji geliştirilmiş bulunmaktadır.

Bu gibi araştırmaların muazzam sonuçları olacaktır. Yeni gıda maddeleri ve maden kaynaklarının keşfedilmesine yol açabileceği gibi daha güvenilir meteoroloji tahminlerini de mümkün kılacak ve dolayısıyla hayat ve malın kaybını önleyecek seyahat, nakliyat ve ticaretin geliştirilmesine yol açacaktır.

Okyanus Araştırma Gemisinin araştırmalarından elde edilecek bilgiler insanoğlunun bu az tanınan ve huzursuz dünyadaki geleceğinin geliştirilmesini mümkün kılacaktır.