(Aziz dostum Dr. Nizamettin Özgül’e)

Gaziantep’te ayrı ayrı mürşitlerden inabeli birkaç Nakşibendi Şeyhi ve Nakşibendi Tekkesi vardı. Bunlardan Şer’iye Mahkemesi ve Evkaf sicil kayıtlarına geçen asıl Nakşibendi Tekkesi, şimdiki Ticaret Sarayı’nın yerinde idi. Asıl tekke binası ve hücrelerinden başka yanı başında bir de haziresi (mezarlık) vardı. Bu tekke, Dergâh-ı Âli Kapıcıbaşılarından Uşaklı Osman Ağa oğlu Antep Mütesellimi Mehmet Ağa tarafından yaptırılmıştır.

Aslı Dr. Nizamettin Özgül’de saklı bulunan 12 Ramazan 1235 (23 Haziran 1819) tarihli vakfiyeye göre Mehmet Ağa, tekke için büyük bir oda ile 5 hücre yaptırır. Hacı Göğüş Değirmeni yakınında 150 maşaralık [1] iki bostan, sulu tarla [2] ile Cağdın köyünde Halep Arkı [3] altındaki değirmenin 1/3 hissesini bu tekkeye vakıf ve tahsis eylemişti. Bostanlarla değirmenin gelirinden, tekke ve müştemilatının onarımı yapıldıktan, değirmenin masrafları çıktıktan sonra; posttaki şeyhe ve tekkedeki Özbekler tercih edilmek şartı ile fakirlerin doyurulması için ödenekler ayırır. Ayrıca babası Osman Ağa ile Akyol Camii (eski adı Ferhadiye Camii’dir; şimdi yıkılmış olup yerinden Atatürk Bulvarı geçmektedir) avlusunda gömülü bulunan annesine bu camide hatim okunmasını şart koşar.

Ayrıca; evlattan evlada geçmek şartı ile Mehmet Tahir oğlu ulemadan Hafız Abdülnafi Efendi’yi mütevelli; ulemadan Kethüdazade Hacı Yasin Efendi’yi [4] nazır tayin eder. Meşihata da aynı şartlarla Buharalı Şeyh Hüseyin’i oturtur.

Vakfiyenin düzenlenmesinde zamanın ünlü kişileri tanık olarak hazır bulunurlar. Vakfiyenin altında şu adları okumaktayız: Müftü Hacı Arif Efendi, Müderrislerden Selim Efendi, Hacı Hafız Mustafa Efendi, Battalbeyzade Mehmet Sadık Bey, Güzeloğulları’ndan Miralay Mehmet Bey, Kale Dizdarı Emin Ağa, Bostancızade Mustafa Ağa [5].

Köse Kethüda adıyla da anılan Vakıf Mehmet Ağa, sonradan Mirimiran rütbesi ve Paşa unvanıyla Maraş Eyaleti Mutasarrıfı, daha sonra Vezirlik ve Müşirlikle Sivas Valisi olmuştur [6].

Şeyh Hüseyin’in ölümü üzerine 2 Cemaziyelevvel 1243 tarihli beratla oğlu Bahaeddin Efendi posta oturmuştur [7].

Bu tarihten 19 sene sonra Vakıf Mehmet Paşa’nın Şer’i Mahkeme’ye müracaatı üzerine, 11 Sefer 1262 (8 Şubat 1845) tarihli bir kararla Hacı Yasin Efendi azledilerek; Nazırlık [8] ve Maraş Naibi Sadık Efendi tarafından tanzim edilen bir tevliyetname ile Abdülnafi Efendi yerine mütevellilik görevi Bahaeddin Efendi’de toplanır. Bundan biraz müddet sonra Abdülnafi Efendi’nin Antep’i terk ettiği ve öldüğü mucip sebebine dayanan 25 Sefer 1262 tarihli kararla Maraş Mahkemesi'nin verdiği tebligat kararı teyit ediliyor. Böylece Bahaeddin Efendi her üç sıfatı da üzerinde topluyor, tekkenin mutlak hâkimi oluyor. Vakfiyeden anladığımıza göre Şeyh Hüseyin aslen Buharalıdır. Tekkeye gelen Özbek dervişlerine misafirlikteki tercih hakkının tanınmasının nedeni bu olsa gerektir.

Şeyh Hüseyin Efendi’nin doğum tarihini bilmiyoruz. 1243 tarihinde öldüğü anlaşılıyor. Bahaeddin Efendi’nin de doğum tarihi belli değildir. Âlim, "Hayret" mahlası ile şiirler yazan merhum uzun müddet posta oturmuş; ayrıca Müderrislik, Evkaf Müdürlüğü, Müftülük gibi vazifelerde bulunmuştur [9].

27 Şevval 1304 tarihinde öldüğü vakit yerine oğlu Nizamettin Efendi geçmiştir. Mehmet Bahaeddin Efendi de babası gibi tekkenin haziresine gömülmüştür. Bugün Senatör olarak ilimizi temsil eden Dr. Nizamettin Özgül, Nizamettin Efendi’nin oğlu Hikmet Efendi’nin oğludur.

Yazan: Cemil Cahit GÜZELBEY


Dipnotlar:

[1] Bir maşara, 25 metrekarelik yer kaplayan eski bir yüzölçümüdür. [2] Siciller cilt 141, sahife 58’de 12 Cemaziyelevvel 1235 tarihli karara göre Mehmet Ağa bu tarlayı, vakfiyede şahit olan Hacı Sadık Bey’den bir müddet önce satın almıştı. [3] Halep Arkı; Cağdın köyü kuzeyindeki Paşa Pınarı’nın suyu ile yolda Sazgın ve Elmalı sularını da aldıktan sonra Halep’e akan su mecrasıdır. Diğer adı Kuik’tir. [4] Abdülnafi Efendi Münif Paşa’nın babası olup, Mısırlı İbrahim Paşa tarafından Mısır’a götürülmüştür. Hacı Yasin Efendi de Göğüşler'den Hacı Taha ve Mustafa Ağa kollarının atasıdır. [5] Müftü Hacı Arif Efendi, Ali Efendi oğlu (Kozanlı) ailesindendir. Selim Efendi’nin Akpolatoğlu, diğer adıyla Basmacılar'dan olduğunu sanıyorum. Hacı Hafız Mustafa Ünlü, Küçük Hafız’dır. Hacı Sadık Bey meşhur Battal Bey’in, dolayısıyla Belediye Reis Muavini Ali Budak ve Dr. Ahmet Hurşit Battal’ın; Miralay Mehmet Bey, Güzel ve Güzelce soyadını taşıyan ve Güzelbeyler'le amca çocukları olan ailenin; Emin Ağa ise Kaleağasıoğulları'nın atalarıdır. [6] Şer’i Mahkeme Sicilleri, Cilt 144, Sahife 302. [7] Şer’i Mahkeme Sicilleri, Cilt 144, Sahife 302. [8] Şer’i Mahkeme Sicilleri, Sahife 276. [9] Gaziantep Büyükleri, Sahife 115.