Büyük hemşehrimiz Kadı Bedreddin Mahmud Aynî, İkdü’l-Cümân fî Târîhi Ehli’z-Zamân adlı 24 ciltlik tarihinde Ayıntap’ta doğduğunu, ailesinin menşeinin Ankara olduğunu belirtmiş; biz de onun hayatını Ayıntap Tarihinden Notlar kitabımızda anlatmıştık.

Mahmud Aynî; Hicri 784 - Miladi 1382 yılı vefiyatı vukuatında, Sacur Suyu’nun Haleb’e götürülmesinde babası Kadı Şerafeddin Ebû’l-Abbas Ahmed ve büyük dedesi merhum Kadı Şerafeddin Musa’dan haber verir. Dedemsinin Haleb’te yerleştiğini ve ailenin bir ulema ailesi olduğunu anlattıktan sonra; babasının Haleb’ten vazife ile Ayıntap’a gönderildiğini, Sacur Suyu’nun Haleb’e götürülmesine memur olarak su yolunun yapılmasında çalışan amelelere nezaret ettiğini, amele yevmiyelerinin verilmesinde ve sair hesap defterlerini onun tuttuğunu söyler. Kendi babası Ebû’l-Fazl Abbas Şerafeddin Ahmed’in Haleb’te kadılık yaptıktan sonra Ayıntap’ın havasını ve suyunun güzelliğini beğendiği için vazifesini Ayıntap’a naklettirdiğini, ailesinin Ayıntap’ta yerleştiğini belirtir. Nice yıllar Ayıntap’ta kadılara niyabet ettikten sonra otuz yıl bizzat kadılık yaptığını ve çok bilgili bir ilim adamı olduğunu ekler. "Babam Kadı Şerafeddin Ahmed vefat ettiği zaman Ayıntap’ta cenazesi büyük merasimle kaldırıldı ve Halep yolunda 'Mukre' denilen yere defnedildi. Ben Ayıntap’ta Yazıcık semtinde, 'Keykin' mahallesinde 762 Hicri Ramazanının onuncu gününde dünyaya geldim ve tahsilime önce Ayıntap’ta yapmaya başladım," diyerek sözlerini sürdürür.

AÇIKLAMA

Aynî’nin bu anlatımlarında iki büyük hakikat mevcuttur. Bu hakikatler hâlâ birer canlı abide olarak yaşamakta ve bize anlaşılmayan iki karanlığı aydınlatmaktadır:

  1. Babası Kadı Şerafeddin Ahmed, Ayıntap’ta "Mukre" denilen Halep yolunda bir yere defnolunmuş olduğuna göre; "Mukre" kelimesi okuyanlar tarafından yanlış okunmuştur. Kelimenin aslı "Mukre" olmayıp "Mağra"dır; yani "Mağara"dır. Halep yolunda defnolunduğuna göre şimdiki Mağarabaşı civarındaki bir mezarlığa defnedilmiştir.

  2. Bedreddin Aynî’nin Ayıntap’ta "Keykin" mahallesinde doğduğu bilgisine gelince; Yazıcık semtindeki o zamanki bir mahalle adını yaşatan bugün gene canlı bir abide, Yazıcık semtindeki "Teftiğin" değirmenidir ki buna eskiden "Keykin" değirmeni denirdi. Kelimenin aslı: Keykin-Teykin-Tefkin-Teftiğin şekline dönüşmüştür. Birçok istihaleler geçirerek zamanımıza kadar yaşamış olduğu anlaşılmaktadır. Biz şimdi "Teftiğin" değirmeni diyoruz.

Not: 1. Ayıntap’ta Tabakhanede Kepkep mahallesi vardır. Bunun aslı "Kepkep Yıldız Oğlu" mahallesi demektir. Bu mahalle ile "Keykin" mahallesinin hiçbir alakası yoktur.

  1. Bugün Antep’te Yazıcık semti deyince; Bekir Camii, Mağarabaşı ve Kürkçüler mahallesi denilen kısımlar anlaşılır ki bu semtlerin hepsi Yazıcık semti dâhilindedir. Öteden beri bu semtlerin halkı, un değirmeni olarak su ile işleyen "Teftiğin" değirmeninden faydalanmışlardır. Hatta daha ilerilerde, bostanların ötesindeki su değirmenleri varsa da bunlar sonradan yapılmışlardır.

  2. Yukarıda söylediğim mahallelerin ve semtin halkı, henüz motorlu un fabrikaları olmadığı zamanlarda, tercihen en yakınlarında olan "Teftiğin" değirmenine un öğütmeye giderlerdi.

  3. Muhakkak olarak bileceğimiz nokta, Aynî’nin bu civar mahallelerden birinde doğup büyümüş olmasıdır.