Gaziantep Müftülüğünde Gaziantep’teki camiler, mescitler ve medreseler hakkında bir röportaj yaparken müftülük kâtibinin odasında birçok kitap arasında Arapça yazılı, ciltsiz bir kitap dikkatimi çekti. Kitabın adı el-Fevâidü’l-Behiyye fî Terâcimi’l-Hanefiyye (Hanefîlerin hâl tercümelerine dair güzel ve seçkin yazılar) şeklindedir. Kitap kapağında müellifin Hintli Leknevî Muhammed Abdülhay olduğu ve daha altında Ebu’l-Hasenât Muhammed’in bu kitapta bazı tashihler, düzeltmeler ve ilaveler yaptığı zikredilmektedir.
Kitabın basılış tarihi Hicrî 1324 yazılı olduğuna göre, kırk beş senelik bir kitaptır. Kitabın Mısır’da Saadet Matbaası’nda Muhammed İsmail tarafından bastırıldığı yazılıdır. Ayrıca bu kitapta birçok âlimin biyografileri (kısa hâl tercümeleri) yazılı olduğu da işaret edilmektedir. 13’üncü sayfasında Antepli bir bilgin olduğu yazılıdır: Antepli Eyyûb b. Ahmed b. İbrâhim b. Şihâbeddin el-Abbâs. Bu zatın Şam’da (Dımaşk) askerî kadılık ettiği ve müftülük yaptığı (fetva verdiği), fıkıhta Mecmaü’l-Bahreyn şerhinde ders verdiği (müderrislik yaptığı) ve Muhibbî adlı musiki şerhi olduğu kaydedilmektedir. Merhum âlimin ölüm tarihi 767 olarak işaret edilmiştir ki bu tarih Arabî olduğuna göre 611-612 yıl önce yaşadığını ifade ediyorsa da nerede öldüğüne dair bilgi verilmemiştir.
Kitapta Antep kelimesi şöyle tahlil ediliyor ve Arapça (Ayntâb) olarak hecelerin ve harflerin telaffuzunu uzun uzadıya kaydediyor. Antep’in Halep ile Antakya arasında olduğu kaydını da ilâve ediyor ve bunun Tarâiku’l-Envâr alâ’d-Dürri’l-Muhtâr adlı kitapta yazılı olduğunu not ediyor. Antepli bilgine göre doğduğu yer mürekkep bir isimdir. "Ayıntap" olarak ayrı ayrı kelimelerdir. "Ayın" kelimesinin Türkçesi "Göz-Pınar"dır. "Tap" (Tâbe) kelimesi Arapçada "tövbe etti" anlamındadır. Şu hâlde Ayıntap kelimesi "Tövbe Eden Pınar" anlamına gelmektedir.
Cemil GÜÇYETMEZ