Nurlu bir Mayıs sabahında Atatürk bulutların üstünden sesleniyordu:

Kalbinizdeyim sıcak duygularınızla

Elinizdeyim verimli işler içinde

Başınızdayım düşünceler boyunca

Gökleri yırtan kanat gürültüsündeyim

Nerede hamleniz varsa

Bıraktığım yerden ötelere

Nerede üstünse başarınız

Milletimin yüzünü güldüren

Bilinki orada Ben varım

Atatürk; o gün de, çok daha önce de Türk ulusunun yüzünü güldüren bütün başarılarda vardı. O, ulusunun Batılılaşmasına, millî varlığının gelişmesine, ilmî metot ve müsbet düşüncesine set çeken bütün engelleri devrimlerle çiğneyip geçerken millî varlığımızın asıl temellerini atmış ve bu kutsal varlığı da Türk gençliğine emanet etmişti. Türk gençliği, gözünden sakınıyordu bu varlığı; kalbinde yaşatıyordu. Devrimlerin bekçisi ve koruyucusu olarak demokrasi rejiminin ışığı altında ilerliyordu.

Gölgelendi bir gün bu ışık..

Kısa ama çok kısa bir zaman için...

Gençlik, Şanlı Orduyla elele dağıttı bu kara gölgeyi.

Doğdu bir nurlu 27 Mayıs Sabahı..

Gençlik vazifedeydi..

Nöbet bekliyor yıldırım nesli

Dimdik alınlı Atatürk nesli

Savaştan yeni çıkmış bir ruhla

Yarınlarını kolluyor hala

Bir Mayıs günü doğan bu devir

Elbette tarihe hükmedecektir

Çünkü her kalbte yanardağ kadar

Güneşten kopma bir kıvılcım var

Ölmez, sönmez bu millet artık

Geriye dönmez bu millet artık

Atatürk gülümsüyordu bulutların üstünde... 27 Mayıs sabahında kurtulmuştu rejim, gelmişti yeni bir anayasa... Bütün ulus, fikir ve gönül birliği İçinde yine elele idi, yine Ata’ya sesleniyordu:

And içtik Atam gösterdiğin izden

Ruhun tutacaktır bizi her gün elimizden

Binbir saf olup ardına düşmüşse bu ülke

Türk’ün şefi şendin, kalacaksın Ata, Türk’e

Türküm diyen artık bir akstir o güneşten

Bağrındaki iman bir alevdir o ateşten

Atmaz bir adım arkayaTürküm diyecek genç

Yoktur seni inkâr edecek. Varsa ne iğrenç

Kaç paslı beyin bir ucu çıkmaz yola dalsa

Gençlik Ata’nın yolcusudur bir kişi kalsa

And içtik Atam gitmeğe gösterdiğin izden

Ruhun tutacaktır bizi her gün elimizden

Abdullah ÖZER